İstanbul’un Fethi Sırasında Gemiler Karadan Yürütüldü Mü?

İstanbul’un Fethi'nde Gemilerin Karadan Yürütüldüğü Güzergah

Gemilerin Karadan Yürütüldüğü Hakkında Tablo
0

Bu yazımızda “İstanbul’un Fethi sırasında gemiler karadan yürütülmemiştir.” iddiasını inceledik. İddiada bulunan kişiler ve topluluklar, gemilerin karadan yürütüldüğü güzergahın çok engebeli ve dağlık olduğunu söylemektedir. Erdoğan Aydın ile Vatan Gazetesi için yapılan röportajda kendisi “Burada ise iki geceden bahsediliyor. Üstelik alan düz değil, yokuş. Tümsekler ve çukurlarla dolu.” diye anlatmıştır. Gemilerin, 21 ve 22 Nisan 1453 tarihlerinde o yolu geçmiş olma imkanı yoktur. Ayrıca gemilerin bu iş için çok ağır olacağı üzerine savunmalar bulunmaktadır. Kaynaklarda İstanbul Fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğüne dair her hangi bir bilgi yazmamaktadır ve güzergaha dair hiç bir haritaya arşivlerde erişilememiştir. Tarihçilerin bu olay hakkında yazmadıklarını çünkü böyle bir olay yaşanmadığı için bu olaya tanık olmadıklarına dair argümanlar sunulmaktadır. Şimdi tüm bu iddiaları inceleyelim.

İstanbul’un Fethi ve Gemiler

İstanbul ya da fethedilmeden önceki adıyla Constantinople, Osmanlı Devleti’nin Sultan II. Mehmet ile altın devirlerini yaşadığı sırada kültürel, askeri ve ekonomik anlamda geride kalmış olan Doğu Roma’nın sınırları içerisinde bulunmaktaydı. Tarih boyunca çok sayıda kuşatma ve istilâ yaşamış olan Konstantinopolis şehri, 1453 yılında Osmanlı Devleti’nin 29 Mayıs günü gerçekleştirdiği son taarruzu ile ele geçirilmiş ve bu tarihten itibaren Türk hâkimiyeti altına girmiştir. Ahmet Gündüz bu şehrin fethinin Osmanlı Devleti için önemini: “İstanbul’un alınması, iki kıta üzerinde yayılmakta olan Osmanlı Devleti’nin güçlenmesi için hayatî bir önem taşımaktadır. Çünkü Osmanlı Devleti’nin Avrupa ve Asya’daki toprakları ancak bu suretle biri birine bağlanır, Balkanlarda ancak böyle bir egemenlik kurulabilirdi. Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul olmalıydı.” sözleriyle vurgulamıştır.

Sultan II. Mehmet yetiştiği dönemlerde aldığı eğitimler sayesinde askeri zekası yüksek bir padişah olarak karşımıza çıkar ki, İstanbul seferi için büyük hazırlıklar yaptırmıştır. Tersaneler de yapılan donanma parçaları, dökümhanelerde Sultan Mehmet tarafından tasarlanmış olan topların dökümü, marangozhanelerde üretilen yüksek surların üzerine geçebilmek için hazırlanan kuleler bu hazırlıkların bir parçasıdır. Tıpkı hazırlık periyodu gibi 29 Mayıs 1453 tarihinde başlayan kuşatma da oldukça uzun sürmüştür. İki ay süren kuşatma süresince fethi geciktiren en önemli iki unsurdan ilki yaklaşık 6 km boyunca karadan uzanan büyük kara surları ikincisi ise Sarayburnu ile Galata bölgesi arasına çekilen Haliç Zinciri olmuştur.

Bu noktada tarihçilerin ve bu gerekçeyle toplumun ikiliğe düştüğü bir olay karşımıza çıkmaktadır. İstanbul’un Fethi’nin deniz desteğinin sağlanması birçok kaynakta gemilerin karadan yürütüldüğüne dair iddialarla ifade edilmiştir. Peki, acaba Sultan II. Mehmet İstanbul seferi sırasında gemileri karadan yürütmüş müdür, yoksa bu bir efsane midir?

İstanbul’un Fethi Sırasında Gemiler Karadan Yürütüldü Mü?

Gemilerin karadan yürütüldüğü hakkındaki bulguları gözden geçirecek ve analiz edecek olursak, bu noktada Osmanlı tarihçisi Tursun Bey’in ve İstanbul fethine tanık olan Bizans tarihçisi Kritovulos’un kaynaklarında Osmanlı donanmasının Dolmabahçe’den Harbiye ve Kasımpaşa güzergahından Haliç’e indirildiği yazmaktadır. Tursun Bey, Tarih-i Ebul Feth’de: “İslam gemileri bayraklarla bezenip yelkenleri açtılar. Galata kalesi ensesinden havada yürüttüler. Belki uçurdular.” satırlarına yer vererek bir mucize olarak anlatılabilecek bu olayı yazılı kaynaklara kaydetmiştir.

Harita mühendisi emekli Tümgeneral Cevat Ülkekul, Topkapı Sarayı‘nda arşivlerde haritalara dair araştırmalar yapmıştır. Bu araştırmalar sonucunda gemilerin karadan yürütülürken kullanılan güzergahlardan biri olarak da kabul edilen Dolmabahçe – Kağıthane bölgesine ilişkin belgeler ve haritalar da ortaya çıkarılmış ve daha çok kanıt elde edilmiştir.

Aslında, konuda belirsizlik yaşanan nokta gemilerin karadan yürütülüp yürütülmediği değildir. İnsanlar, yetersiz bilgi kitine sahip oldukları için bazı söylemlere ve spekülasyonlara yol açmıştır. Konu hakkında belirsiz olan kısım, İstanbul’un Fethi sırasında toplam kaç geminin karadan yürütüldüğü yani donanmanın büyüklüğü ve hangi güzergah izlenerek gemilerin Haliç’e indirildiğidir. Gemilerin yürütüldüğü güzergah hakkında iki görüş vardır. Birinci görüş; gemilerin İstanbul Boğazı’nın Avrupa yakası kıyılarından hareketle Kasımpaşa üzerinden ilerletilip Haliç’e indirilmiş olduğunu ileri sürer. İkinci görüş ise gemilerin Okmeydanı veya civarında tamamlanarak Kasımpaşa üzerinden denize indirildiği üzerinedir.

Gemilerin Karadan Yürütülmediği İddiası

Gemilerin karadan yürütülmediğine dair ilk iddia gemilerin yürütüldüğü güzergahın yer şeklinin dağıldığı, tümseklerle dolu olduğu bu nedenle gemilerin yürütülmediğidir. Fakat Fatih Sultan Mehmet, güzergah boyunca ray şekilinde kızaklar döşettirmiştir. Ardından bu ray şeklindeki kızakların içi hayvanların iç yağı ve zeytin yağı ile yağlanmıştır. Bu işlem, gemilerin kolayca kızakların üstünden kolay hareket edebilmesi ve böyle kaydırılabilmesi için yapılmıştır. Dolmabahçe yokuşundan aşağı doğru yönde ilerlemek daha da kolaylık sağlamıştır.

Diğer iddialardan biri ise bu gemilerin yürütülemeyecek kadar büyük, ağır olduğu yönünde olup kazıklar üstünde ilerletilmesinin çok güç gerektireceği ve bu operasyonun sadece iki gün içinde tamamlanamayacağı üstünedir. Ama yürütülen gemiler, yaklaşık kırk metre boyunda en fazla sekiz metre genişliğe varabilen tahtadan yapılmış Osmanlı kadırgalarıdır. Kadırgalar genelde direksiz tahtadan yapılma gemilerdir. İçindeki mürettebatı karaya indirdiğimiz zaman gemi taşınabilir ve rahatça ilerletilebilir ağırlığa geliyor. Hatta her geminin kendi mürettebatı, gemiyi kendileri yağlı kızaklar üzerinden rahatlıkla iki gece içerisinde gemiyi ilerletebilir ve operasyonu tamamlayabilir. Aksine olay için gerekli olduğu zannedilen çok büyük insan gücüne bile gerek duyulmamıştır. Çünkü yağlı ray üzerinde ilerleyen gemiler bir birine kalın halatla bağlıdır ve sadece ilk geminin tepeyi aşması için efor sarf edilmiştir. Çünkü ilk gemi Haliç’e salındığında, halatlar sayesinde arkadaki gemi otomatik olarak aşağıdan yukarı çekilmiş ve tepeyi aşmıştır.

Gemilerin Karadan Yürütüldüğü Güzergah

Gemilerin yürütüldüğü güzergah dağ taş bir yol değildir. Hafif tepelikler, gemilerin hareket ettirilebilmesi için avantaj olarak bile kullanılmıştır. Gemiler yerinden oynamayacak kadar ağır değildir. Gayet normal ağırlıkta tahta kadırgalardır ve yağlanmış ray biçiminde kızaklarda kolayca altmış ile yetmiş iki arasında gemiler Haliç’e taşınmıştır. Durum bu şartlar altında tekrar değerlendirildiğinde, fetih sırasında gemilerin yürütülememiş veya başarısız olmuş olma olasılığı söz konusu bile değildir.

Sonuç olarak gemilerin karadan yürütülmediğine dair argüman ve iddialar bulunmasına karşın gemilerin fetih sırasında raylar üzerinden kaydırılarak karadan Haliç’e indirildiğine dair fazlaca kanıt, harita ve güzergah bilgilendirmesi bulunmakta, arşivlerde yer almaktadır. Karşı tarafın iddiaları ve kanıtları her ne kadar güçlü olursa olsun. Pek çok tarihçinin yazdığı, kaynaklarda yer aldığı ve pek çok haritaya ulaştığımız, aynı zamanda Osmanlı kadırgalarının bu operasyon için yeterince uygun olduğu bir durumda aksini söylemek uygun değildir. Kanıtlar, kaynaklar, haritalar ve gemilerin değerlendirmesi göz önüne alınca İstanbul Fethi sırasında 21 – 22 Nisan 1453 tarihlerinde Osmanlı donanmasından altmış ila yetmiş arasında gemi yağlanmış ray sistemi olan kızaklar üstünden Dolmabahçe yokuşundan Kağıthane’yi izleyerek denize indirilmiştir. Kısaca gemiler İstanbul Fethi sırasında karadan yürütülmüştür.

Not: Bu konuyla ilgili olarak İstanbul’un Tarihi Semti Samatya Hakkında Bilgi başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi