İstanbul'un Fethi İçin Yapılan Hazırlıklar Nelerdir?

İstanbul’un Fethi İçin Yapılan Hazırlıklar Nelerdir?

Fetih İçin II. Mehmet'in Yaptığı Hazırlıklar

Bu yazımızda İstanbul’un fethi için yapılan hazırlıklar nelerdir? İstanbul’un fethi için II. Mehmet’in yaptığı hazırlıklar nelerdir sorularını yanıtladık.

İstanbul’un Fethi İçin Yapılan Hazırlıklar Nelerdir?

İstanbul, coğrafi ve stratejik konumlarından ötürü tarih boyunca birçok devlet tarafından ilgi duyulan bir bölge olmuştur. Bunun sebebi, İstanbul’un jeopolitik konumu itibarı ile önem arz eden kara ve deniz yolları üzerinde konumlanmış olmasıdır. Zaman geçtikçe İstanbul, önemli ticaret yollarının kesiştiği bir merkez haline gelmeye başlamıştır. Ayrıca İstanbul, Akdeniz ve Karadeniz kültürlerinin birleştiği bir boğaza sahiptir ve şehrin bu özelliği, önemini artırmıştır.

İstanbul’un sahip olduğu bu özelliklerden kaynaklı olan şehrin taşıdığı önem, dönemin padişahı olan Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almak için çaba sarf etmesine yol açmıştır. İstanbul’a sahip olmanın en büyük avantajı ise hali hazırda Anadolu coğrafyasında hüküm sürmekte olan Osmanlı İmparatorluğu’nun dünya siyasetinde ve ekonomisinde kayda değer bir önem kazanması için şart olmasıdır. Fatih Sultan Mehmet yani 2.Mehmet’in bakış açısı da bu yönlüydü ve İstanbul’u fethetmek onun için kendi iktidarının kaçınılmaz bir gereklilikti.

Fatih Sultan Mehmet’in padişahlığında Osmanlı Devleti tarafından İstanbul’un fethi için yapılan hazırlıklar;

Avrupalı Devletlerle Antlaşmaların İmzalanması

İstanbul kuşatmasından sonra Osmanlı Devleti’ne karşı olan devletlerin Bizans’a verecekleri desteği engellemek adına birtakım önlemler aldı. Fatih Sultan Mehmet bunun için yabancı devletlerin elçilerine nazik bir şekilde davrandı ve Bizans ve Sırpların genç bir padişahın tahtta olmasından faydalanmak istemelerine tavizler verdi. Venedik ile yapılmış olan antlaşma yenilendi ve Macarlar ile üç yıl geçerliliği olan bir ateşkes antlaşması yapıldı. Bosna kralı ve Sırp despotunun ve Bosna kralının Osmanlı’nın tarafında olması sağlandı. Bunların yanında Mora ve Arnavutluk’un da Bizans’a yardım etme potansiyelleri vardı ve Fatih Sultan Mehmet, bu devletlerin üzerine kuvvetler göndererek bu devletlerden gelme ihtimali yüksek olan yardımların gerçekleşmesini engelledi. Genç padişah Fatih Sultan Mehmet’in siyasi yeteneğiyle birlikte aldığı bu önlemler, İstanbul’u fethetme sürecinde yapılacak hazırlıklar için zaman kazandırdı.

Rumeli Hisarı’nın Yaptırılması

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethi ile ilgili hazırlıklarından biri de deniz yoluyla Bizans’a gelme potansiyeli olan her türlü yardımı engellemek amacıyla deniz yolunun güvenliğini en iyi şekilde sağlamak da vardı. Bu amaç doğrultusunda Fatih Sultan Mehmet, Karadeniz’e geçişi denetim altına almak için hasar görmüş durumda olan Anadolu Hisarı’nın tamir edilmesini emretti ve denetimi sıkılaştırmak adına Anadolu Hisarı’nın tam karşısına Rumeli Hisarı’nı inşa ettirdi. Rumeli Hisarı’nın inşasında 300 adet usta, 700 ila 800 arasında işçi ve 200 adet arabacı, nakliyeci, kayıkçı ve diğer görevleri üstlenen işçi çalışmıştır.

Rumeli Hisarı, 60000 metrekare alanı kaplamaktadır ve 57700 metreküptür. Hisar’da kuleleri birleştiren duvarlar vardır ve Hisar’ın birçok farklı yerinde kapısı vardır. Hisar’ın bu özellikleri, dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı Hisarı korumaktadır. Bu hazırlıkların yanında Fatih Sultan Mehmet, Gelibolu’da bulunan eski ve hasarlı gemileri tamir ettirdi ve yeni gemilerin yapılmasını sağlayarak 350-400 civarında gemiden oluşan bir donanma elde etmiş oldu. Hazırlanan donanma, İstanbul’un fethi sürecinde oldukça etkili olacaktı.

Okuma Önerisi: Rumeli Hisarı ile ilgili olarak Rumeli Hisarı Tarihi, Özellikleri ve Hikayesi başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Şahi Toplarının Döktürülmesi

Fatih Sultan Mehmet, Edirne’deki devlet adamlarına danışmayı ve onların görüşlerini göz önünde bulundurmayı ihmal etmiyordu. Devlet adamlarına danışması sonucu düşüncelerinden biri de Bizans’ın Osmanlı Devleti’nin güvenliği için bir sorun teşkil ettiği ve İstanbul’u da bir an önce alarak bu tehditten kurtulması gerektiğiydi. Fakat İstanbul’u çevreleyen surlar oldukça yüksek, kalın ve sağlamdı. Bu durumda Bizans karşısında gerçekleştirilecek bir savaş Osmanlı Devleti açısından oldukça tehlikeli olacaktı. Devlet adamlarına göre saldırı oldukça tehlikeli bulunsa da padişahın ve halkın baskısı ağır bastı ve İstanbul’u ele geçirme planı geçerli oldu. İstanbul’a saldırma kararının netleşmesi sonucu Fatih Sultan Mehmet tasarım ve çizimlerini kendisinin yaptığı toplar döktürdü. Topun dökülmesi, daha öncesinde Bizans’ın da hizmetinde bulunmuş Urbain adında Macar mühendis tarafından gerçekleştirildi. Top Edirne’de döküldü ve topun dökülmesinde Mimar Muslihiddin Ağa ve Saruca Paşa da Urbain’e yardım ettiler. Topun dökümünün yaklaşık 3 ay sürdüğü tahmin edilmektedir ve topun ölçüleri hakkında tarihçiler tarafından verilen bilgiler farklılık göstermektedir.

Ancak en güvenilir kaynak olarak Françes gösterilmektedir. Françes’in söylemlerine göre top, 5,5 metre uzunluğa sahiptir. Dış çevresi ise 2 metre 74 santimdir ve 92 cm bir yarı çap ölçüsüne sahiptir. Ağırlıkları 18 ton olan bu topların 680 kg’a kadar kütleye sahip gülleler atabildiği söylenmektedir. Gülleler 1,883 km mesafeye gidebilmektedir ve düştüklerinde toprağa gömüldükleri mesafe 1 metre 83 cm’dir. Topun sesi 24 km mesafeden duyulmaktadır. Fatih Sultan Mehmet, yaptırdığı bu toplara Şahî ismini vermiştir. Edirne’de Şahîlerin atış denemeleri atış denemeleri yapılmadan önce bölgedeki halk, gönderilen birtakım tellal aracılığıyla halkı uyarmış, gelebilecek gürültülerden ötürü telaşlanmamalarını söylemiştir.

Çıkacak gürültünün çok yüksek miktarda olması ve topların 24 km öteden duyulabilmesi bu uyarının gerekliliğini sağlayan önemli faktörlerdi. Urbain önderliğinde dökülen toplar o kadar ağırdır ki topların Edirne’den İstanbul önlerine getirilmesi yaklaşık iki ay sürmüştür. Toplar 1452 yılının ocak ayında Edirne’den çıkarılmıştır ve mart ayında İstanbul önlerine getirilmiştir. Topların sürülmesi Kıraç Bey önderliğinde gerçekleştirilmiştir ve Kıraç Bey’in liderliği altında on bin akıncı süvarisinden oluşan bir grup gitmiştir ve elli ila altmış arası öküz, topları çekmiştir.

Haliç’e Köprü Yaptırılması

Fatih Sultan Mehmet, havan toplarının atası olarak kabul edilen aşırtmalı toplar olan Şahî toplarını yaptırmıştır. Aynı zamanda Haliç üzerine bir köprü kurularak askerlerin geçişi sağlanmıştır. Bu köprü Kumbarahane ve Defterdar arasında bağlantı sağlamaktadır. Aynı zamanda Osmanlı askerinin köprü üzerinde gidiş gelişi ve topların taşınması bu köprü aracılığıyla olmuştur. Bizanslı bir tarihçi olan Kritobulos, binin üstünde fıçının, sandalın ve dubanın birbirlerine demir çengeller ve kalaslar aracılığıyla bağlanmış olduğunu belirtmiştir. En üst kısım ise döşeme tahtaları kullanılarak kaplanmıştır. Köprü 700 metre uzunluğundadır ve 5 askerin yan yana rahatlıkla yürüyebileceği kadar geniştir.

Fatih Sultan Mehmet, Haliç üzerine kurduğu bu köprünün yanında ok ve mermilerin delici özelliklerine karşı bir önlem olarak, bunlara karşı dayanıklı olan tekerlekli kuşatma kuleleri inşa edilmiştir. Bunu yanında düşman saldırısına karşı korunma amacı güdülerek surları yıkmak için lağımlar açılmıştır ve bunun yanında birçok stratejik tedbir alınmıştır. Kuşatmadan hemen önce, şehrin çevresinde Bizans’a ait olan kaleler ve kasabalar Karaca Paşa’nın komuta ettiği 10000 askerden oluşan bir ordu tarafından yıkılıp ele geçirilmiştir. Dönemin Bizans imparatoru olan Konstantin, şehrinin geleceğini göz önünde bulundurarak son bir siyasi gelişim olarak Fatih Sultan Mehmet’ten Rum köylerinin ve köylerde yaşayan sivillerin zarar görmemesini talep etmiştir. Ancak Fatih Sultan Mehmet, müthiş bir kararlılıkla, tam zıddını gerçekleştirerek hayvanların otlanmasını ve fark etmeksizin her bir köylünün katledilmesini emretmiştir.

Galatalılarla Antlaşma Yapılması

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethetmeden önce Galatalılarla anlaşma yapmıştır. Galatalılara bir ahitname göndermiştir ve bu ahitnamede Galata halkının özgür bırakılacağını bir nevi teyit etmiştir. Surları yıkılsa bile halkın malları, evleri, değirmenleri, bağları gibi önceden sahip oldukları şeyler onlara geri iade edilecekti. Ki Fatih, İstanbul’u fethettikten sonra sözünü tutacaktı. Fatih Sultan Mehmet’in stratejik olarak büyük bir öneme sahip olan İstanbul’u ele geçirme planı, Fatih Sultan Mehmet’ten önce Osmanlı Devleti’nin de yaptığı bazı hazırlıkların katkılarıyla, 5 Nisan 1453 tarihinde uygulamaya konulmuş ve İstanbul bu şekilde ele geçirilmiştir.

Not: Bu konuyla ilgili olarak İstanbul Neden Fethedildi? İstanbul’un Tarihi Önemi başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

1 Yorum Yapıldı
  1. Ahu Erol Diyor ki:

    İşime yarayan bir site oldu

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi