Hitit Kanunları Nedir? Maddeleri, Önemi ve Özellikleri

Hitit Kanunları Maddeleri, Önemi ve Özellikleri

Hitit Kanunları nedir? Hitit Kanunları, I. Hattuşili döneminde M.Ö. 1650lerde oluşturulmuştur. Yaklaşık 500 yıl yürürlükte kalmıştır.

Bu yazımızda Hitit Kanunları ne zaman, nerede, nasıl, niçin ve kim tarafından hazırlanmıştır? Hitit Kanunları önemi ve özellikleri nelerdir? Hitit Kanunları insancıl mıdır? Hitit Kanunları günümüz kanunlarını nasıl etkilemiştir? sorularını yanıtladık. Ayrıca Hitit Kanunları maddelerinden önemli olanları yorumladık.

Hitit Kanunları Hakkında Bilgi

Öncelikle Hitit Kanunları ne zaman, nerede, nasıl, niçin ve kim tarafından hazırlanmıştır? sorusunu yanıtlayalım. Hitit Kanunları Hattuşa da bulunmuştur. Çivi yazısı tabletlerin içinde iki yüz doksan bir – iki yüz doksan iki yasa maddesi bulunmaktadır. Bu tabletler Hitit dilinde yazılmıştır. İlk yapıldığı tarihin MÖ. 1650 civarları olduğu düşünülmektedir. Hitit Kanunları çıkarıldıktan sonra Hititlerde bu kanun 500 yıla yakın bir süre kullanılmıştır. Tahmini olarak MÖ. 1100 tarihlerinde Hitit Kanunları yürürlükten kaldırılmıştır. Bu kanunların çıkarılmasının sebebi ülke içinde barışın sağlanması, düzenli bir şekilde vergilerin alınması, sınıf ve cinsiyet ayrımcılığının önünen bir nebze olsa da geçilmeye çalışılmasıdır. Herhangi bir cezayı ölümle değil, daha insancıl bir yöntem ile cezalandırılmak istenmesidir. Hitit Kanunları hazırlayan kişi ise dönemin kralı olan I. Hattuşili (ya da II. Labarna) tarafından oluşturulmuştur.

Hitit Kanunları Önemi

Hititler Anadolunun ilk kanunlarını yapmış bir uygarlıktır. Hititler kanun konusunda Mezopotamya uygarlıklarından etkilenmişlerdir. Kendi kanunlarının maddelerini Mezopotamya uygarlıklarında kullanılan kanunların maddelerine benzetmişlerdir. Fakat bu maddeleri tamı tamına kopyalamamışlardır. Mezopotamya kanunlarını kendilerince yorumlayarak ve düzenleyerek kendi kanunlarını oluşturmuşlardır. Ayrıca günün ihtiyaçlarını da göz önüne alarak kanunlarını oluşturmuşlardır. Bu maddeler aile kurumunu ve özellikle kadın haklarını güvenceye alan maddeler içerir. Bu yüzden insancıl bir kanundur. Bunun yanında insanlarda hukuk bilincinin gelişmesini sağlamıştır. Hitit kanunlarının maddeleri ceza hukuku ve medeni hukuka sahip maddeler oluşturmayı başarmışlardır. Hammurabi ve Asur kanunları ile karşılaştırıldığında daha yumuşak bir ceza hukukuna sahiptir. Çünkü kısasa kısas yerine zararın tazmin edilmesi için fidye cezasını uyguladılar. Asur ve Hammurabi kanunlarına benzer yönleri ise cinsel suçlara, tanrılara ve devlete hakaret durumunda ölün cezası vermesiydi.

Hitit kanunlarını diğer kanunlardan ayıran bir diğer özellik ise kölelere çok geniş haklar tanımışlardır. Kölelerin haklarının içinde mülk edinebilecekti. Bedelini ödemek şartı ile hürler sınıfına geçebilecekti. Başlık parasını vermek şartı ile özgür bir kadın ile evlenebilecekti. Bunun yanında sadece insanlara değil; hayvan ve bitkilere de bir sürü hak tanımışlardır. Kanunlarında onlarla ilgili maddeler yazmışlardır. Bu maddelere bakıldığında ve kanunların oluşturulduğu zamandaki toplum yapısına bakıldığında çok gelişmiş bir kanuna sahip oldukları anlaşılabiliyordu. Bunun yanında bir adamın başka biri tarafından öldürülmesi sonucunda öldüren kişiye ölüm cezası verilmektedir. Anlaşıldığı üzere erkeklerin kadınlardan daha üstün olduğu görülmektedir. Yani Hitit kanunlarının önemi kısa olarak; Anadolu’nun ilk kanunu olması, kadın haklarına önem vermesi, kölelere geniş haklar tanıması, kısasa kısas yöntemi yerine fidye yöntemini kullanması, gelişmiş bir yargı ve ceza sisteminin olması, döneminin ilerisinde bir medeni kanuna sahip olması ve kanunların yapıldığı döneme göre gelişmiş olmasıdır.

Hitit Kanunları Maddeleri

Hitit Kanunları 300’e yakın maddeden oluşmaktadır. Önemli Hitit Kanunları madde madde aşağıda yer almaktadır;

  • Eğer bir adam ve bir kadın evlenir ve kendileri için bir çocuk yaparlarsa ve sonra onlar ayrılırlarsa adam ve kadın evi eşit olarak böler. Adam çocuklardan bir kısmını alır, kadın kendisi için bir çocuk alır.
  • Her kim ki bir adamı öldürür ise mutlaka öldürülecektir.
  • Eğer bir adamı veya kadını bir kimse kavgada öldürürse dört baş insan verir.
  • Eğer bir esiri veya esireyi bir kimse öldürürse iki baş insan verir.
  • Bir kimse bir öküz veya bir keçi veya bir kuzu çalıp onu keser veya satarsa öküze bedel beş öküz, kuzu ve keçiye bedel dört kuzu veya dört keçi verecektir.
  • Meyve bahçelerinde yangın çıkaran meyve ağaçlarını yeniden dikmekle ve köle olup olmadığına göre de ağaç başına altı veya üç gümüş verir.
  • Hitit kanunlarında hırsızlığa ölüm cezası verilmez. Çalınan malın üç katı gümüş ödeme cezası verilir. Ayrıca hırsızlık yapana dayak atılırdı.
  • Başkasının tarlasını yakan bir kimse yakalanırsa tarlası yanan kişiye köle olarak verilir.
  • Büyücülük yapan sosyal konumuna göre ölümle cezalandırılır ya da sürgün edilir.
  • Bir kişi kralın hükmüne karşı gelirse onun evi harap edilir.
  • Eğer Hititli bir tüccarı herhangi bir kimse öldürürse 100 mine gümüş verir.

Hitit Kanunları Özellikleri

Hitit kanunlarında hırsızlığa ölüm cezası verilmez, çalınan malın üç katı gümüş ödeme cezası verilirdi. Ayrıca hırsızlık yapana dayak atılırdı. Bu madde ve bunun gibi maddeler verilen zararın ölüm ile değil para veya diğer yöntemlerle ödetilmesini sağlamıştır. Bunun sonucunda hem devlet hem de halk kazanmıştır. İnsancıl maddeleri olan Hitit Kanunları fidye yöntemi ile cezalarını belirlemektedir. Bu fidye yöntemin de ise kısasa kısas gibi insanların yaptığı hatayı canlarıyla değil, mallarıyla ödemelerini sağlanmaktadır. Bu da Hititlerin insan hayatına önem verdiğini gösterir. Ayrıca bir çıkar da gözetmektedirler. Eğer bir insan ölürse artık çalışan, mal üretip satan, vergi veren bir canlı olmayacaktı. Zaten her geçen gün insanlar güçten düşüyordu ve yaşlanıyordu. Bu ölen insanların yerine ne kadar yetişkinlik çağına girmiş ya da yaklaşmış gençler geldiyse bile ne kadar çok kişi iş yapabilirse o kadar devlet kazanç sağlardı. Bu yüzden kısasa kısas yerine fidye yani para veya ölüm dışındaki daha farklı suçlarla cezalandırılırdılar.

Hitit Kanunları İnsancıl Mıdır?

Başkasının tarlasını yakan bir kimse yakalanırsa tarlası yanan kişiye köle olarak verilir. Bu madde de ise diğer tarlayı ateşe vermek yerine (kısasa kısas uygulamak yerine) köle olması uygun görülmüş. Çünkü yakılan bir tarla demek ürünlerin ve toprağın boşa gitmesi anlamına geliyordu. Bu da devleti zora sokardı. Çünkü ekinler uzun uğraşlar sonucu ortaya çıkıyordu. Kaliteli toprak bulmak çok zordu. Bu yüzden ekinleri ve toprağı yanan kişiyi bu mağdur durumundan kurtarmak istemişlerdir.

Yanına bir yardımcı ya da o zamanın adı ile “köle” vermişlerdir. Bu “köle” verilen kişi zararını karşıladıktan sonra özgür mü kalıyor yoksa sonsuza kadar “köle” olarak mı yaşıyor gibi bir bilgiyi ne yazık ki herhangi bir kaynakta göremedik. Ama sonsuza kadar verilen kişinin “kölesi” olarak kalsa bile yeterli miktarda parayı bulduktan sonra kendi değerini “kölelik” yaptığı kişiye “kendi değerini” maddi bir şekilde ödeyerek serbest kalabiliyordu. Yani bu maddeden de anlaşılacağı üzere Hitit Kanunları insancıldır. Medeni bir yaklaşım ile insanlara yaklaşmaktadır.

Büyücülük yapan sosyal konumuna göre ölümle cezalandırılır ya da sürgün edilir. Büyü ve cadılardan MÖ’de MS’da korkulurdu. Yani büyücülere ve cadılara ölüm cezası verilmesi normaldir. Fakat sosyal konumuna göre cezası belirlenmesi toplum içinde sınıf ayrımları olduğunu gösteriyor. Bu sınıf ayrımları o kadar ciddi ki insanın hayatına mal olabiliyor. Bu sosyal ayrımcılığı kaldırmak için herhangi bir madde Hitit Kanunlarında göze çarpmamaktadır. Bu sebep ile bazı konularda ilkel bir kanun olduğu anlaşılıyor. Ne kadar kadınlara ve “kölelere” geniş haklar verilse de bir tüccarın bir çiftçiden çok daha üstün olduğu görülüyor. Ayrıca cadılık veya büyücülük yapan kişinin saraydan biri çıkma olasılığını da göz önüne almışlardır. Bu sebeple sosyal sınıfların üstünde duran bu maddeyi yapmışlardır.

Bir kişi kralın hükmüne karşı gelirse onun evi harap edilir. Hammurabi ve Asur Kanunlarında kralın hükmüne karşı gelmenin cezası ölüm olduğu halde Hitit Kanunlarında sadece yaşadığı yerin harap edilmesi doğru bulunmuştur. Bunun sebebinin “Bu evi, bu yaşadığın yeri sana verenin kim olduğunu unutma” düşüncesi olabilir. Yaşanılan yerin harap edilmesi sonucunda karşı taraf olan halkın akıllarında kalması gereken otoriter düşünce “Kral bu yeri bize verdi, istediği zaman bizden alabilir” olması oldukça muhtemeldir. Bu hareket ile kral kendine ve hükümlerine karşı gelenleri bir nebzede olsa engellemiştir. Ayrıca bu davranışta gördüğümüz bir başka detay ise o zamanın büyük suçlarından sayılabilecek kralın hükmüne karşı çıkma suçunun sonucunda ölüm değildir. Sadece yaşadığı yerin harap edilmesi cezası uygun görülmüştür. Bu maddeden Hitit Kanunlarının döneminin en insancıl ve medeni kanunlarından biri olduğu çok rahat bir şekilde anlaşılıyor.

Hitit Kanunları Günümüz Kanunlarını Nasıl Etkilemiştir?

Aile yapısı konusunda ki maddeler günümüzde de devam etmektedir. Günümüz kanunlarına bakılırsa günümüz kanunları ile Hitit kanunlarında geçen aile yapısına ait maddelerin bir birine çok benzediğini görebiliriz. Bunun yanında insancıl bir kanun olması günümüzde ki kanunların da insancıl olmasını sağlamıştır. Hammurabi ve Asur kanunlarına benzememesi ve kanunların yeniden yorumlanarak oluşturulması kanunların tek kalıp olmadığını göstermiştir. Kanunda ölüm suçlarının verilme sebep olan olayların diğer kanunlarda ki olaylara göre daha az olması bugünkü kanunların da Hitit Kanunları gibi medeni ve insancıl olmasını sağlamıştır.

Bununla birlikte ne kadar erkeklerin hakları kadınlardan çok daha fazla olsa da kadınlara da geniş haklar tanınmıştır. Hitit kanunlarının örnek aldığı kanunlardan olan Hammurabi ve Asur kanunları kadınlara bu denli geniş haklar tanımamış olması da Hititlerin bu kanunları sadece yorumlamakla kalmadığını gösteriyor. Kadınlara döneminin çok önünde haklar tanıması kadınlara kendi haklarına daha kısa sürede ulaşacağını gösteriyordu ve öyle de oldu. Günümüzde ki kanunlar da kadın hakları eskiye göre çok daha fazla ve çok daha kapsamlıdır. Yine de günümüzdeki kanunlara bakıldığında erkeklerin kadınlara göre çok daha fazla hakka sahip olduğunu görüyoruz. Bu haklar bazen kanun gibi yazılı bir yerde olmasa bile yazısız olan kültür kadın ve erkek arasınada ki farkı her gün insan gözü önüne seriyor. Fakat yazılı bir kaynak olan kanunlara bakıldığında Hititler zamanında kadınlara verilen hakların bugünün kadın haklarında önemli bir rol oynadığını görebiliriz.

Köle haklarına bakıldığında ise bugünkü gelişmişlik düzeyimizin bu kanunlarda yattığını anlayabiliyoruz. Çünkü o zamanlarda kölelere haklar verilmezdi. Sadece efendisine hizmet etmesi gereken bir varlık olarak görülüyordu. Bu da o dönemin çok ilkel olduğunu bize gösteriyor. Fakat Hitit Kanunları bu düşünceleri yıkarak kölelere kendilerini para karşılığında bile olsa serbest bırakma, özgür bir kadınla evlenebilme gibi haklar getirmiştir. Bu da aslında şu anda yaşadığımız dünyada artık kölelik ifadesinin kalmamasını sağlamıştır. Günümüz kanunlarında “köle” kelimesi bulunmamaktadır. Toplum içinde köle kelimesi saçma ve kaba bulunmaktadır.

Son olarak ise dönemin en ağır suçlarından biri olan krala ve kralın hükümlerine karşı gelmek suçuna sadece yaşadığı yerin harap edilmesi bugün ülkeleri yöneten kişilerin görüşlerine rahatlıkla katılmamamızı sağlıyor. Eğer Hitit Kanunlarında da Hammurabi ve Asur Kanunlarında olduğu gibi krala ve kralın hükümlerine karşı çıkmanın sonucunda ölüm cezası verilseydi içinde yaşadığımız toplumlar şu andaki halinden çok daha geri olurlardı. Hitit Kanunları bize bir nevi düşünce özgürlüğünü getirmiştir. Yani Hitit Kanunları günümüze hem yazılı hem de yazısız kaynakların değişmesini ve daha medeni bir hale gelmesini sağlamıştır.

Not: Bu konuyla ilgili olarak aşağıdaki yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.

Hammurabi Kanunları Nedir? Maddeleri, Özellikleri ve Önemi

12 Levha Kanunları Nedir? Özellikleri ve Önemi

Justinianus Kanunları Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Hitit Kanunları Nedir? Maddeleri, Önemi ve Özellikleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön