Barbarossa Harekatı Nedir?

Barbarossa Harekatı Nedir? Nedenleri ve Sonuçları

Barbarossa Harekatı Önemi ve Özellikleri

Bu yazımızda Barbarossa Harekatı’nın başlama nedenlerini, bu nedenlerin iki taraf üzerindeki etkisini, Barbarossa Harekatı sırasında olan olayları ve Barbarossa harekatının sonuçlarını ele aldık. Barbarossa Harekatı, 22 Haziran-5 Aralık 1941 tarihleri arasında gerçekleşen Almanya’nın Sovyetler Birliği’ni işgal harekatının adıdır.

Barbarossa Harekatı Nedir?

Barbarossa Harekatı 2. Dünya savaşı sırasında savaşın Doğu cephesinde gerçekleşmiş olan bir harekâttır. 22 Haziran 1941’de başlayan ve 5 Aralık 1941‘e kadar süren Barbarossa Harekatı’nın 2. Dünya Savaşı’nın en önemli dönüm noktalarından biri olduğu reddedilemez bir gerçek haline gelmiştir. Harekat Avrupa’nın ve 2. Dünya Savaşı’nın kaderini değiştirmiştir. Harekatta saldırdıkları halde başarılı olmayan Nazi hükümeti tarafından yani yüz yılın en faşist yöneticilerinden biri olan Adolf Hitler tarafından yönetilen Almanya ve aynı Hitler gibi çok kan dökecek kana susamış acımasız bir lider olan Josef Stalin tarafından yönetilen Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin arasında geçmektedir. Harekat Avrupa’da sürekli sınırlarını genişletmekte olan Nazi yönetimdeki Almaya ve yine sınırları durmadan genişleyen Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği arasında gerçekleşmişti. Harekât Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğine saldıran Nazi Almanya’sının ordularının Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin ordusu olan Kızıl Ordu birlikleri tarafından yenilgiye uğratılmasıyla sonuçlanmıştır.

Barbarossa Harekatı Nedenleri

Yüzyılın en iyi ordularından birine sahip olan Almanya’nın Doğu Avrupa’da yer alan Sovyetler Birliği‘ne Moskova, Leningrad ve Kiev’i ele geçirmek ve Kafkasya petrol rezervlerine sahip olmak amacıyla saldırdığı ancak Sovyetler Birliği’nin büyük, yılmaz bir direnişiyle karşılaştığı bir harekâttır. Alman Ordusu iki cephede savaş vermek zorunda kaldığı için mağlup duruma düşmüştür. Hitler Sovyetler Birliği’ni doğudaki büyük bir tehdit olarak görüyordu. Almanya harekât sırasında 1. Dünya Savaşı’nda yapıldığı gibi iki cepheli savaşa girmek istemiyordu. Alman kuvvetleri harekata başlamadan önce İngiltere’yi saf dışı bıraktıklarını ve İngiltere’nin savaşacak gücünün kalmadığını düşünüyorlardı.

Harekât başlamadan önce Sovyetler Birliği ve Almanya arasında bir toprak hakimiyeti yarışı vardı iki ülkede sınırlarını genişletmek ve Avrupa’da hakimiyet kurmak istiyordu. Almanlar Sovyetler Birliği’nin batısında bulunan Kızıl Ordu birliklerinin yok edilmesi halinde Sovyet Rusya’nın savunmasının çökeceğini ve işgale hazır bir hale geleceğini düşünüyorlardı. Sovyet Rusya’yı işgal edip topraklarını genişletmek ve Avrupa’nın hâkimiyetini almak isteyen Nazi Almanya’sı harekata başlamıştır. Başlarda çok hızlı saldıran ve iyi sonuçlar elde eden Almanya soğuk kış şartlarının gelmesi ve Sovyet ordusunun askerlerinin dayanıklı çıkmasından dolayı harekatı giderek yavaşlatmıştır.

En sonunda ise Sovyetler Birliği birlikleri tarafından yenilgiye uğrayan Almanya Sovyetler Birliği’nin topraklarından geri çekilmeye başlamıştır. Sonunda yenilgiye uğramıştır. Almanya harekâtta başarılı olamamalarına ve harekatın sonucunda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin orduları tarafından yenilgiye uğratılmalarına rağmen Sovyetler Birliği Almanya’dan daha fazla askerini kaybetmiştir. Yine de Almanya bu yenilgi karşısında büyük ve etkisi uzun süre devam edecek bir darbe almıştır. Bu yenilginin etkileri İkinci Dünya Savaşının geri kalan kısımlarında görülecektir ve Almanya’ya çok büyük zarar verecektir.

Barbarossa Harekatı Öncesinde Nazi Almanya’sının ve Sovyet Rusya’nın Durumu

Harekattan önceki yıl Almanya-Sovyet Rusya arasında saldırmazlık paktı imzalanmıştı. İmzalanan bu pakt özellikle Avrupa’daki birçok ülke tarafından şaşkınlıkla karşılanmıştı çünkü Avrupa’ya hâkim olmak isten bu iki devlet arasında sadece savaş olabileceğini, iki ülke arasında bu tür bir şey olamayacağını düşünüyorlardı. Ancak saldırmazlık pakı iki ülke arasında imzalandı ve geçerli oldu. Ancak saldırmazlık paktı 1940 yılına kadar geçerli oldu çünkü 1940 yılından itibaren Nazi Almanya’sı ve Sovyet Rusya arasındaki sürtüşmeler başlamak üzereydi.

Saldırmazlık paktına göre Almanya’ ya ya da Sovyetlere yapılan herhangi bir saldırıda Almanya ve Sovyetler birliği birbirlerinin yanında yer alacaklardı. Olası bir saldırı durumunda Almanya Polonya’yı bölebilecek, sınırları içine girebilecekti ve Sovyetler tehlike gördükleri zaman Finlandiya’yı işgal edebilecekti. Saldırmazlık paktının imzalandığı zamandan bir buçuk yıl kadarlık bir sürede Almanya ve Sovyet Rusya arasında ekonomik açıdan da bir dostluk başlamıştı bu dostluk iki ülkenin de çok fazla işine yarıyordu. Almanya’nın ekonomisi Sovyetler Birliği sayesinde kalkınmaya geçmişti. Sovyet Rusya da Almanya’ya imal edilmiş mallar karşılığında tahıl ve petrol ihraç ediyordu.

İki ülke arasındaki bu dostluk çok uzun sürmedi. Sovyet Rusya 1940’ta Bukovina‘yı işgal etti ve pakta kararlaştırılan ve Sovyet Rusya için belirlenen etki alanlarının dışına çıktı. Ayrıca Bukovina‘yı işgal eden Sovyetler bu işgalle birlikte Almanların Romen petrol rezervlerine yaklaşmışlardı. Sovyetlerin petrol rezervlerine yakın olmaları ve İngilizlerin denizden gelen petrolleri engelledikleri için ellerinde kalan petrol rezervlerinin de savunmasız konumda olması Nazi Almanya’sının yöneticilerini korkutmuştu. Ayrıca Hitler her zaman Rusların sosyalist rejimini yok etmek konusunda özel bir ilgi duyuyordu. Sosyalist rejimin üzerine kurulu olan Sovyetleri yok etmek, Sovyetler Birliği’nin topraklarını sömürge toprakları olarak kullanmak istemişti. Zaten birbirine o kadar çok güvenmeyen ve kâğıt üstünde dost olduğu bilinen iki devlet arasında düşmanlığa gidecek olan bir sürtüşme başladı ve bu sürtüşme savaşa kadar ulaştı. Romanya’yı Bulgaristan ve Macaristan’a paylaştırarak Sovyetlerden tepki toplayan Almanya’yla Sovyetler arasında gerilim olmuştu.

Barbarossa Harekatı Planı

Nazi Almanya’sının ordularının Paris’e girdikleri birkaç gün içerisinde Litvanya, Estonya ve Letonya’yı alan Sovyetler Birliği bu sayede Polonya topraklarının yanı sıra kuzeyde de Almanya’yla sınır komşusu haline gelmişti. Ayrıca İngilizlerle gizli görüşmeler yapan ve Polonya sınırına kadar gelen Sovyetler Birliği Almanya’ ya korku salmaya başlamıştı. İngiltere Almanların petrol rezervlerine giden deniz yollarını kapatmıştı yüzden deniz yoluyla petrol getirmeyen Nazi Almanya’sı en önemli petrol kaynakları olan Polonya’nın topraklarını Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin işgal etmesiyle kaybetmek istemiyordu. Hitler, Stalin ve Churchill’ in Almanya’yı işgal etme ve Alman topraklarına el koyma gibi planları olduğunu düşünüyordu bu yüzden Barbarrossa harekâtını Almanya’nın Sovyetlerden önce harekete geçtiği önleyici bir harekat gibi görüyordu ve Stalin Kızıl Ordusuyla birlikte Almanya’ya saldırmadan önce Hitler ona saldırmak istiyordu.

Sovyetlerin 1939 yılında başlattığı Kızıl Ordu silahlanması harekatın başlamasına kadar devam etti. Kızıl Ordu durmadan silahlanıyordu. Son teknoloji tanklar, uçaklar Kızıl Ordu‘nun emrine giriyordu. Stalin’in planı 1942-1945 yılları arasında İngiltere’yle savaşmaktan güçsüzleşmiş savaşacak gücü kalmayacak Almanya’ya savaş açmaktı bu sayede Sovyetler Birliği Almanya’yı yok edebilir ve Avrupa’ da egemenlik sahalarını genişletebilirlerdi. Hitlerin kurmaylarının birçoğu Hitleri harekattan vazgeçirmeye çalışıyordu. İki cephede savaşmak zorunda kalınacağından ve tahmin edildiği gibi sonuç anlamamasından korkuyorlardı ama Hitler Sovyetlere çoktan düşman damgasını yapıştırmıştı ve Sovyet karşıtı söylemlere başlamıştı. Hitlerin Sovyet Rusya’ ya karşı savaş açmasında istihbarat yetersizliği ve yanlışlığı büyük bir rol oynamıştır. Sovyetlerin ekonomisi, askeri durumu gibi bir çok konuda alınan ve iletilen yanlış istihbaratlar da Hitlerin Sovyetlere karşı harekat başlatmasında yanlış kararlar almasına yol açmıştı.

Hitler’in olayları yanlış görmesinde Alman istihbarat servisinin, Stalin’in Sovyetler Birliği’nden getirebileceği ve yeniden kurabileceği askeri gücü, birlikleri hafife almasının da payı vardır. Alman silahlı kuvvetlerinin teçhizat bakımında ciddi eksiklikleri vardı ve bunlara rağmen Sovyetlerin ordularını ciddi bir şekilde küçümsediler. Almanlar uzun süreli bir savaş için yeterli endüstriyel hazırlığa sahip değildi. Hitler, Sovyetleri işgal ederek alman halkına yaşam alanı oluşturacağını ileri sürüyordu. Hitler harekatın başlama emrini 18 Aralık 1940’da ordularıyla paylaştı. Stalin Almanya’yla girilecek bir savaşı ertelemek istiyordu ve Almanya’nın iki cepheli savaşa girmek istemeyeceğini düşünüyordu. Ayrıca Stalin, İngiliz ve Rus istihbaratlarından gelen Almanya’nın savaş hazırlığında olduğu ve Sovyetlere saldıracağı söylemlerine inanmayı reddediyordu. Almanların Sovyetlerin Batı sınırında silahlandıkları ve askeri hazırlıklar yaptıklarına dair gelen istihbaratlara inanmıyordu. Hitlerin Sovyetler karşı savaşı göze alabileceğini düşünmüyordu. Yine de Sovyetler Birliği’nin ordusu olan Kızıl Ordu olası bir savaş için hazırlıklarına başlamışlardı.

Molotov Hattı İnşaası

Sovyet Cumhuriyetler Birliği’nin gerek halkı gerekse yöneticileri paktın imzalanmasından sonra olan ekonomik ve siyasi iş birliğinden bağımsız olarak Nazi Almanya’sını doğal bir düşman, önemli bir hedef ve yok edilmesi gereken bir ideoloji olduğunu düşünüyorlardı. Çünkü Naziler Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin gerek Avrupa’daki idealleri gerekse yönetiliş biçimi bakımından çok zıt düşüncelere sahiptiler. Stalin eğer Almanya bir harekât başlatırsa Almanya’yı yenmenin en iyi yolunun Almanya’nın batısında Amerika tarafından cephe açılmasının olduğunu biliyordu. Stalin her ne kadar Almanların savaş açabileceğini düşünmese de hazırlıksız yakalanmak istemiyordu. Bu yüzden Sovyet Rusya’nın batı sınırı boyunca uzanan Molotov Hattı’nın inşasını başlattı. Ancak hattın yapımı oldukça uzun sürdü öyle ki Almanlar harekâtı başlattığında hala hat tamamlanamamıştı.

Tüm bunlara rağmen Sovyetler hızlı bir şekilde silahlanıyorlardı. Ordulara sürekli mühimmat sağlanıyordu. Bu sayede de Sovyetler harekat sırasında Almanların karşılarına çıkarttıkları kaliteli ve çok sayıdaki tanklarıyla, silahlarıyla Almanları şaşırtmışlardı. Stalin ve Churchill, Alman ordularını daha önce yenildiği iki cepheli savaşlarda hep Rusya’nın rol oynadığını biliyordu. Bu yüzden olası bir Alman saldırısı karşısında iki cepheli savunma yapılabileceğini biliyorlardı. Ayrıca Stalin halkı ve askerleri Rusların bir bütün olduğuna vatanları için ölmeleri gerekse bile Almanlara karşı savaşmaları gerektiği konusunda örgütlüyordu. Bu sayede hem halkın desteğini arkasına alıyor hem de askerlere motivasyon kaynağı sağlıyordu.

Barbarrossa Harekâtı Nasıl Gerçekleşti?

Harekatın ilk günlerinde Almanlar çok başarılı işlere imza atıyorlardı ve durmadan ilerliyorlardı . Almanlar bugüne kadar ki en büyük işgal gücüne sahipti. Kiev Cephesinde ve Moskova harekâtı sırasında toplam 1.328.00 Rus askeri Alman kuvvetleri tarafından esir olarak alınmıştı . Bu yüzden Stalin Churchill’e batıda 30-40 Alman kuvvetini kapsayacak şekilde batıdan bir taarruz başlatmasını istemiştir. Ancak bu isteği geri çevrilmiştir. Almanların tek cepheli savaşta ne kadar iyi olduğunu tüm bunlar gösteriyordu. Alman ordular Moskova ya 8 mil kala 5 Aralık’ta Kızıl Ordu birlikleri Alman birliklerine karşı saldırı başlattı. Hitlerin sert bir şekilde yaptığı savunma çağrısına rağmen Alman Ordusu’nun deneyimli generallerin emirleri üzerine Alman birlikleri geri çekildi. Bu olayın üzerine geri çekilme emrini veren kıdemli generaller görevden alındı.

Hedefleri Sovyetler Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin başkenti olan Moskova‘ya kadar ilerlemek olan Almanlar için Moskova yolu oldukça açıktı. Ancak burada Sovyetler Birliği’nin hava koşulları Alman Ordusu’nu altüst etti. Yaklaşmakta olan kış mevsimi ve Kasım ayında başlayan şiddetli yağmur askerleri oldukça zorluyordu. Ancak Alman generalleri askerlerinin kışlık donanıma sahip olmaması ve yeterli erzaka sahip olamamalarına rağmen harekata devam etme kararı aldılar. Alman orduları Aralık ayının başına kadar yani Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin orduları Almanların ordularını Moskova civarlarına gelmeden durduruncaya kadar savaştılar.

Almanya’nın Geri Çekilmesi

Daha sonra ise Nazi Almanlarının birlikleri yavaş süren bir geri çekilme dönemine girdiler. Hitler’in yönettiği Nazi Almanya’sının orduları Barbarossa harekatı başarısızlığa uğradı. Ayrıca harekatın sonlarına doğru çok fazla kayıp vermelerine rağmen Kızıl ordu birliklerinin direnişi gittikçe sertleşiyordu ve geçilmesi zor hale geliyordu. Giderek güçlenen Sovyetler Birliği’nin Kızıl Ordusu’nun savunmasına karşı Alman Ordusu’nun askerleri giderek yıpranıyorlar ve güçsüzleşiyorlardı. Alman orduları bir süre sonra Kızıl Ordu’nun artan baskısıyla birlikte harekattan geri çekilmek ve sonunda harekatı bitirmek zorunda kaldılar.

Alman ordusu harekâttan geri çekilip pes edince başta Hitler olmak üzere bir çok Nazi komutanı tepki topladı. Almanların harekatta başarısız olmalarının bir çok nedeni vardır. Ancak savaşı kaybetmelerinin en büyük nedeni çok geniş bir alanda savaşmak zorunda olmaları ve Alman Odaları’nın geniş alanda savaşacak askeri güce sahip olmaması, Sovyetler Birliğine göre az sayıda askere sahip olmalarıdır. Ayrıca Hitler Sovyetler Birliğinin gücünü küçümsemiş ve Sovyetlerin ilk saldırıdan sonra neye uğradıklarını şaşıracakları, savunma yapacak gücü bulamayacaklarını ve hemen geri çekileceklerini bu sayede çok kısa zamanda ve çok az kayıpla Sovyetler Birliğini işgal edebileceklerini düşünüyordu. Ancak Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin askeri güçleri oldukça dayanıklı çıktı. Yapılan saldırıları geri püskürtmeyi başardı.

Barbarossa Harekatı Sonuçları

Barbarossa Harekatı’nda Nazi Almanya’sı başarısız olmuştur. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin daha fazla kayıp vermesine ve ilk başlarda çok fazla toprak kaybetmelerine rağmen Nazi Almanya’sının orduları Sovyet Birliği’nin ordularını tamamen yok etmeyi ve pes ettirmeyi başaramadı. Barbarossa Harekatı Almanları iki cepheli savaşa sürüklemiştir. Alman ordularının başarısız olmalarının en önemli nedenlerinden biri uzun vadeli stratejilerinin olmamasıydı. Sovyetler Birliği’nin aldıkları ilk yenilgilerden sonra teslim olacaklarını ya da savaşacak güçlerinin kalmayacağını düşünüyorlardı. Ancak Sovyetler hem çok fazla askere sahiptiler hem de tüm bu koşullar önünde yenilmediler. Alman birliklerinde düzeltilemeyecek büyük kayıplara neden oldurmuşlardır. Sovyetler harekat sırasında oldukça dirençliydiler. Almanlar Sovyetlerin savaş direncini tamamen küçümsemişlerdir. Ayrıca Hitlerin savaşın bir imha savaşı olduğuna dair söylemleri ve Joseph Stalin’in askerleri aktif bir şekilde motive etmesi de harekatın başarısız olma nedenlerinden biridir.

Barbarossa Harekatından sonra 1942 Haziranında Nazi Almanya’sı bu seferde Kafkaslar ve Bakü’deki petrol rezervlerine saldırdılar ancak başarısız oldular. Başta Adolf Hitler olmak üzere Nazi Almanya’sının generallerinin ve halkın Nazi kesiminin kesin gözüyle baktıkları doğu zaferi tamamen unutuldu. Almanya iki cepheli savaşa girmek zorunda kaldı. 2. Dünya Savaşı’nın devamında Amerika’nın savaşa girmesi ve aktif hale gelmesiyle iki cepheli savaşa girmişlerdir ve iki cepheli savaşları da kaybetmişlerdir. Barbarossa Harekatı o zamanlar Avrupa’nın bilinen iki süper gücü olan yani ordu bakımından oldukça donanımlı ve güçlü iki devlet arasında geçtiği ve harekatın sonucunda başarılı olan ülkeye göre dünya tarihi değişecek olduğu için bu kadar önemlidir. 2. Dünya Savaşı’nın sonucuna bakıldığında da bu çok net bir şekilde görülebilir.

Barbarossa Harekatı Önemi ve Özellikleri

Sonuç olarak Avrupa’nın iki büyük devleti arasında geçen bu savaş dünya tarihi üzerinde çok büyük, Dünya, Avrupa, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri ve Almanya’nın tarihini, geleceğini değiştirebilecek bir etkiye sahipti. Barbarossa Harekatı sonrasında Almanya iki cepheli savaşa itilecek Amerika’nın katılmasıyla güçlenen Müttefik Devletler Mihver Devletleri büyük bir yenilgiye uğratacaktır. Almanya’nın Sovyet Rusya’ya saldırmasına çok büyük istihbarat hataları neden olmuştur.

Alman ordularını kısa vadeli düşünmesi uzun vadede plan yapmamaları ve Sovyetler Birliği’nin orduları olan Kızıl Orduyu küçük görmeleri nedeniyle harekatta başarılı olamamışlardır. Sovyetler Birliği orduları büyük bir direnişte bulunmuşlardır. Sovyetler Birliği Almanları geri püskürtmüş olsalar dahi Almanlardan daha fazla askerlerini kaybetmişlerdir. Yine de Almanlar için Barbarossa Harekatı büyük bir darbe olmuştur. Nazi Almanya’sının Doğu Avrupa planlarının bitmesine neden olmuştur. Ayrıca harekatın kaybedilmesiyle beraber Amerika savaşa girmiştir ve Almanya iki cepheli bir savaşta kalmıştır. İngiltere, Amerika ve Sovyetler Birliği gibi çok büyük ülkelerle karşı karşıya kalan Almanya bu çok cepheli savaşta yenilmiştir. Ayrıca Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğini ele geçirme planlarının işlememesiyle birlikte Nazi hükümetinin yönetimindeki Almanya’nın Doğu Avrupa’daki Avrupa’yı ele geçirmek ve doğuya açılmaya yönelik kurdukları hayaller yok olacaktı.

Not: Bu konuyla ilgili olarak İkinci Dünya Savaşı Ne Zaman Başladı? Nedenleri ve Sonuçları başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi