9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları (Tuna Yayınları) – 3. Ünite

9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları (Tuna Yayınları)

9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları (Tuna Yayınları) – 3. Ünite başlıklı bu yazımızda tarih ders kitabı içindeki soruların cevaplarını hazırladık.

9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları (Tuna Yayınları) – 3. Ünite başlıklı bu yazımızda 9. sınıf tarih ders kitabı (Tuna Yayınları) içinde yer alan 3. ünite sorularının cevaplarını hazırladık. 9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları (Tuna Yayınları) – 3. Ünite yazımızda aşağıdaki bölümlerde yer alan soruların cevaplarını hazırladık;

  • 3. ÜNİTE BAŞINDA: “Hazırlanalım” bölümünde yer alan soruları yanıtladık ve “Kavramları Öğrenelim” bölümündeki kavramları açıkladık.
  • 3. ÜNİTE İÇİNDE: “Düşünelim-Söyleyelim”, “Okuyalım”, “Etkinlik”, “Düşünme-Çıkarımda Bulunma” bölümlerindeki soruları yanıtladık.
  • 3. ÜNİTE SONUNDA: “Ünite Değerlendirme” bölümündeki tüm soruları yanıtladık.

Ders: Tarih Ekibi tarafından hazırlanan 9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları (Tuna Yayınları) – 3. Ünite hakkında eklemek istediklerinizi yorum bölümünü kullanarak bize iletebilirsiz.

Bu Yazının İçindeki Başlıklar:

9. Sınıf Tarih Ders Kitabı (Tuna Yayınları) 3. Ünite Cevapları

9. sınıf tarih ders kitabı (Tuna Yayınları) üçüncü ünitesi olan Orta Çağ’da Dünya, dört kazanımdan oluşmaktadır. Aşağıda bu üç kazanıma yönelik soruların cevapları bulunmaktadır.

Kavramları Öğrenelim Bölümü Soruları

9. sınıf tarih ders kitabı (Tuna Yayınları) üçüncü ünitesi olan Orta Çağ’da Dünya ünitesinin Kavramları Öğrenelim bölümünde yer alan 7 kavramı yanıtladık.

Artı Ürün Nedir?

Üreticilerin isteğini aşan ve artık istekten fazla olduğu için pek bir işe yaramayacak eşya, ürüne denir. Aynı zamanda bu kelime arkeoloji terimidir arkeologların sıkça kullandığı ve söylediği bir sözcüktür ayrıca.

Feodalizm Nedir?

Aynı zamanda derebeylik olarak da bilinen bu kelime, başta Orta Çağ Avrupa’sı olmak üzere tarihin çokça evresinde rastlanan toplumsal, siyasal ve ekonomik bir örgütleniş biçimidir.

Kast Sistemi Nedir?

Kast sistemi, insanların ayrımlaşmasıdır, yani kısaca ayrımcılık diyebiliriz günümüzde de olduğu gibi ırkçılık, özelliklerine ve doğdukları ülkeye ya da dinlerine bakılarak ayrımlarıdır.

Kervansaray Nedir?

Bu kelimenin kısaca anlamı; kentler arası uzak anayollarda kervanların konaklaması için yapılmış çok da büyük olmasa da büyük han olarak geçer.

Panayır Nedir?

Panayır, genellikle kasabalarda belirlenmiş ve seçilmiş zamanlarda yapılan, çeşitli geleneksel özellikleri yanında sergi özelliği de bulunan, büyük çaplı eşya ya da hayvan pazarı olarak anlatılabilir.

Senyör Nedir?

Bu kelime çok öncelerden geliyor orta çağ zamanlarından, bu kelimenin anlamı ise; orta çağ Avrupa’da geniş ve büyük toprakları olan kimse. Aynı zamanda derebeyi de denilebilir.

Vassal Nedir?

Soyluluk bağına bağlı olarak yani kral veya kraliçenin soyundan gelip gelmemesine bakılarak ve buna dayalı feodal yasalar gereği toprağın elinde bulundurabilen kişi.

Hazırlanalım Bölümü Soruları

9. sınıf tarih ders kitabı (Tuna Yayınları) üçüncü ünitesi olan Orta Çağ’da Dünya ünitesinin Hazırlanalım bölümünde yer alan 4 soruyu yanıtladık.

Kast Sistemi Hakkında Bildiklerinizi Söyleyiniz.

Kast sistemi bildiğim kadarıyla, üstteki soruda da belirttiğim gibi insanların yaptığı ayrımcılığa verilir bu isim, yani ırkçılık diye diyebiliriz bildiğim kadarıyla. Yani bu da demek ki insanları ten rengine, doğduğu ülkeye, inandığı dine, dış görünüşüne veya düşündüğü düşünceye bakılarak yargılamak diyebiliriz bence.

İpek ve Baharat Yolları Hakkında Bildiklerinizi Sınıfınızda Arkadaşlarınızla Paylaşınız.

İpek ve Baharat yolları, ipek yoluyla başlayacağım; İpek yolu Çin’den uzamaya başlayarak Anadolu ve Akdeniz yardımıyla Avrupa’ya kadar uzanan ve global olarak ünlü ticaret yoludur. Aynı zamanda, İpek Yolu sadece tüccarların değil, batıdan doğuya, doğudan batıya bilgelerin, orduların, fikirlerin, dinlerin ve kültürlerin de güzergahı olmuştur. Baharat Yolu’na geçesek eğer; Baharat Yolu, eski çağlarda Uzak Doğu’yu Batı’ya bağlayan ticaret yollarından biriydi. Baharatlar binlerce yıl önce Doğu ülkelerinde kullanılmıştır. Orta Çağ’da soyluların sofralarına girdiğinde çok önemli bir ticari ürün haline geldi ancak pahalı olduğu için sadece varlıklı insanlar satın alabilirdi. Aslında Çinliler baharat ticaretine tarçın, kakule, zencefil ve zerdaçal satışına dayalı olarak tabii ki.

Konar-Göçerliğin Hangi Şartların Sonucunda Ortaya Çıkmış Olabileceği Hakkındaki Görüşlerinizi İfade Ediniz.

Bu konar-göçerliği fikri yaşanan yerlerin sürekli ve mevsimler olarak değişmesinden dolayı çıkmış olabilir ayrıca gezmeyi sevenler fakat aynı zamanda gezdikleri yerde az da olsa kalmak isteyenlerin de öne sürmüş olduğu bir fikir olabilir bence. Ama bu fikrin en belirgin özelliği de göç edilirken durulan yerlerde az da olsa konaklanması ve göçe devam edilmesidir bunları diyebilirim sanırım.

Toplumsal Özelliklerin Hukuk Sistemlerinin Oluşumundaki Etkisine Örnekler Vermeye Çalışınız.

Toplum içindeki bazı istekler hukuk sistemine etkisi olabilir yani, kısaca toplumsal istekler ve toplumun bazı davranışları o ülkenin hukuk sistemini değiştirebilir, buna örnek olarak da toplumun istediği yani kendi kararıyla seçtiği cumhurbaşkanının başa geçmesinden örnek verilebilir. Aynı zamanda insanların yani o ülkenin toplumun isteğiyle yol, bina ya da belediye binası gibi yapıların yapılması da buna örnek verilebilir..

 

Konu İçindeki Sorular

9. sınıf tarih dersi kitabı (Tuna Yayınları) üçüncü ünitesi olan Orta Çağ’da Dünya ünitesinin konu başlıkları altında yer alan tüm soruları yanıtladık.

Devletlerin ve Toplumların Yapılarında Meydana Gelen Köklü Değişimlerin Nedenleri Neler Olabilir?

İnsanlar toplum içinde yaşar. Bu doğal ve zorunlu bir yaşam biçimidir. Toplumların varlıklarını korumak için siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve teknolojik hayatlarını düzenlemeleri gerekmektedir. Örgüt, toplum içinde çeşitli örgütler yaratır. İnsanlar doğal olarak bu organizasyonlara katılır veya katılır. İnsanların toplum içinde yaşaması, bir anlamda onların bu örgütlerde doğal veya zorunlu olarak bulunmasıdır. Örgütlü toplumumuzun örgütlenmeleri belli kurallara uyarak devam edebilir. Bu kurallar zamanın şartlarına ve ihtiyaçlara göre değişebilir. Bu organizasyonlara katılım veya katılım da organizasyon kurallarına bağlı kalmayı gerektirir.

Günümüzde Meşruiyetini Soy Birliğine Dayandıran Devletlere Hangi Örnekleri Verebilirsiniz?

Örnekler;

  • İsveç
  • Danimarka
  • Andorra
  • Japonya
  • Katar
  • İspanya
  • İngiltere

Asya Merkezli Türk Devletlerinde Feodalitenin Ortaya Çıkmamasının Nedenleri Neler Olabilir?

O dönemlerde merkezî mutlak yönetimler İran ve diğer pek çok Asya ülkesinde görülüyordu. Kağan, İç Asya’da kurulan Kök Türkler ve Uygurlarda ülkenin tek hâkimiydi. Boy beylerinin katıldığı kurultayda önemli devlet meseleleri görüşülse de kesin kararı verme yetkisi kağandaydı. Bununla birlikte keyfi davranamazdı ve Türk töresine aykırı kararlar veremezdi kağan. Töre hükümleri gereğince, halkın refahını sağlamak, güvenliğini sağlamak, adaleti dağıtmak ve orduya komuta etmekle görevli olan kişi kağandı. Bu tür devletler krallık, emirlik, kraliyet soy ve hanedanlıklarıyla yönetilmektedir. Çünkü ülke çok büyük ve devlet hanedan üyelerinin ortak malıdır anlayışı var ve o dönemki Türkler boylar halinde yaşıyor.

Bir Ülkede Tüketim Fazlası Ürünün Ortaya Çıkması O Ülkedeki Siyasi, Sosyal ve Kültürel Hayatta Hangi Değişiklikleri Meydana Getirebilir? Neden?

İnsanlar tükettiklerinden çok üretmeye başlayınca yiyecek üretiminde çalışma gereksinimi duymayan yeni bir grup ortaya çıkmıştır. Bu insanlar kentlere geldikten sonra iş bölümü gereği farklı işlerle uğraşmaya başladılar ve bununla birlikte elde edilen kazançlar da doğru orantıyla farklılaşmıştır. Böylece fazla ürünün çıkışıyla birlikte kendiliğinden ortaya çıkan iş bölümü. Toplumsal gelişmişlik ve refahın artması ekonomik açıdan dış pazarlara açılmanın kaynağı olmuştur. Bu dönemde kentler, kırsal kesimde yaşayan insanlar için gerekli lüks malzemeleri, araçları sağlama eden birer ticaret merkezi hâline gelmiştir. Kırsal kesim ise hayvancılık ve tarım yaparak kentli insanların gıda ihtiyacını karşılamıştır.

Yoğun altyapı kullanımı nedeniyle ulaşım sektörü ekonominin önemli bir bileşeni ve kalkınma için kullanılan ortak bir araçtır. Bu, ekonomik fırsatların bilgi ve iletişim teknolojileri de dahil olmak üzere insan ve yük hareketliliğiyle giderek daha fazla ilişkili olduğu küresel bir ekonomide daha da geçerlidir. Ulaşım sistemleri verimli olduğunda, ekonomik ve sosyal fırsatlar ve faydalar sağlarlar. Bu, piyasalara daha iyi erişim, istihdam ve ek yatırımlar gibi olumlu çarpan etkilerine neden olur. Taşıma sistemleri kapasite veya güvenilirlik açısından yetersiz kaldığında, fırsatların azalması veya kaçırılması ve daha düşük yaşam kalitesi gibi ekonomik bir maliyeti olabilir.

Kast Sisteminin Hindistan’ın Siyasi Yapısına Etkileri Neler Olmuştur?

Kast Sistemi, ayrıcalıklı gruplar tarafından alt kastların baskı altına alınmasını onaylarken üst kastlara birçok ayrıcalık tanıdı. Çoğu zaman adaletsiz ve gerici olduğu için eleştirilir, yüzyıllar boyunca neredeyse hiç değişmeden kaldı ve insanları kaçmanın imkansız olduğu sabit sosyal düzenlere hapsedildi. Ancak tarihçiler, 18. yüzyıla kadar kastın resmi ayrımlarının Kızılderililer için sınırlı öneme sahip olduğunu, sosyal kimliklerin çok daha esnek olduğunu ve insanların bir kasttan diğerine kolayca geçebileceğini söylüyorlar.

Hinduları işlerine ve doğumlarına göre farklı toplumsal gruplara ayıran Hindistan’ın kast sisteminin araştırmacılar tarafından yaklaşık 3.000 yıl öncesine dayandığı düşünülüyor. Sistemde Hindular, kelimenin tam anlamıyla “renk” anlamına gelen “varna” ilkesine göre dört sınıfa ayrılır: Brahminler (rahip sınıfı); Kshatriya’lar (yönetici, idari ve savaşçı sınıf); Vaishyas (zanaatkarlar, esnaflar, çiftçiler ve tüccarlar sınıfı); ve Shudralar (el işçileri). Daha önce “dokunulmazlar” olarak bilinen, kabile halkı ve Dalitler de dahil olmak üzere, bu terim biraz çekişmeli olsa da sistemin dışında kalan insanlar da var.

“Doğum” anlamına gelen “jati” kavramı da kast sisteminin temelini oluşturur ve tanımlanması zor olan soy veya akrabalık temelinde binlerce alt gruba ayrılmasına neden olur. Sistem, üst kastların alt kastlara göre ayrıcalıklı olmasına yol açtı ve bunlar genellikle kast ölçeğinde daha üst kadrolar tarafından bastırıldı. Yüzyıllar boyunca, kastlar arası evlilik yasaklandı ve köylerde, kastlar çoğunlukla ayrı yaşadılar ve kuyu gibi olanakları paylaşmadı. Kast sistemi, yalnızca üst kast Hinduları üst düzey pozisyonlara ve idari görevlere atayan İngiliz Raj altında güçlendirildi. Ancak 1920’lerde protestolar, sömürge yönetiminin, hükümet işlerinin belirli bir yüzdesinin alt sınıf Hindulara ayrıldığı bir kota sistemi getirmesine yol açtı.

Orta Çağ’da Ticaret Kervanlarının Karşı Karşıya Kalabileceği Zorluklar Neler Olabilir?

Roma İmparatorluğu’nun merkezi otoritesini kaybetmesi ve Kabile Göçlerinin yıkıcı etkileri ile ortaya çıkan güvenlik sorunu nedeniyle şehirlerdeki nüfus azalmış ve tenha köy yaşamı yaygınlaşmıştır. Bu durum güvenlik, pazar ve hava koşulları, uzun yolculuklarda görülen hastalıklar ve haydut saldırıları gibi kervanların karşılaşacağı zorluklara neden olmuştur.

İpek ve Baharat Yollarının Medeniyetin Gelişimine Etkisi Hakkında Neler Söyleyebilirsiniz?

İpek ve Baharat yolları ana ticaretin yapıldığı yollardır. Ticaretin gelişmesine katkı sağlayan sebeplerden biri medeniyetlerin bu bölgelerde kurulmasıdır. İpek yolu, bu medeniyetler arasındaki tarih boyunca bir ticaret güzergâhı olmasının dışında farklı dinlerin, kültürlerin, tüccarların, dillerin, bilgilerini ve uygulamalarının aktarıldığı, fikirlerin birikimlerini, din adamlarının, gezginlerin ve âlimlerin takip ettiği tarihi kervan yolu olarak geçiş yapmıştır. Bu nedenle tarihte çok önemli bir yeri vardır.

İpek Yolu kara ve deniz yolları aracılığı Avrasya ve Kuzey Afrika bağlayan geniş bir ticaret ağı oldu. İpek Yolu, adını tüccarların bu ticaret ağları boyunca taşıdıkları çok değerli bir mal olan Çin ipeğinden almıştır. Tüccarlar, ipek arzlarının daha uzun süre dayanmasını sağlamak için kumaşlarını çözdüler ve daha ince, ince giysiler haline getirdiler. MS 14. yılında Romalı tarihçi Tacitus, İmparatorluk Senatosunun erkeklerin ipek giymesini yasadışı hale getirdiğini bildirdi ve “Doğulu ipeklerin artık erkek cinsiyetini bozmaması gerektiğini” kararlaştırdı. Karadan seyahat etmek için deve tercih edilen bir ulaşım yöntemiydi. Orta Asya’daki göçebe halklar, MÖ 2. binyıl gibi erken bir tarihte develeri evcilleştirmeye başladı.

“Baharat Yolu” diye adlandırılan yol, Hindistan’dan başlayıp Avrupa’ya kadar uzanan, Hindistan’dan Avrupa’ya baharat satıldığı için bu isim ile anılır. Baharat yolunda baharat dışında da altın, gümüş vb. satılmaktaydı. Baharat Yolu’nda satılan mallar çoğunlukla karanfil, biber, Hindistan cevizi ve tarçındır. Hindistan veya Sri Lanka’dan başlar. Baharatları gemiler koyarak Umman Denizi’ne açılır.

Yukarıdaki Metinde Orta Çağ’da Ticarete Konu Olan Malların Hangilerinden Söz Edilmektedir? Metinde Geçen Ticaret Mallarına Başka Hangileri Eklenebilir?

(Bu soru sayfa 84’teki metne göre yanıtlanmıştır.)

O dönemler Avrupa’nın Doğu’ya ihracatı köle ve kıymetli madenlerden ibaretti. İslam dünyası ise Avrupa’ya ipeğin ve baharatın yanında Anadolu’dan ham şap ile Kuzey Afrika’dan yün ve hububat sağlıyordu. Yünlü sanayii, balık, buğday ve tuz diğer ürünlerdi. Metinde Orta Çağ’da ticarete konu olan sopa, taş ocaklarından ve madenlerden bahsedilmiştir. Ticari mallara ek olarak ipek, porselen, kâğıt, baharat eklenebilir.

Halklar, şehirler ve devletler antik çağlardan beri ticaret yapıyorlardı, ancak orta çağ döneminde işler arttı, böylece mallar karadan, nehirden ve denizden daha da uzak mesafelere gitti. Konstantinopolis, Venedik ve Kahire gibi ticaret ve uluslararası ticaret sayesinde büyük şehirler ortaya çıktı. Bazı yerler, özel ürünleri veya doğal kaynakları için bölgesel, hatta küresel olarak tanındı. Ticaret, daha geniş para ve kredi kullanımı, yerel pazarlardaki ve düzenli fuarlardaki büyüme, ulaşımdaki gelişmeler ve belirli imalat mesleklerinin standartlarını düzenleyen ve koruyan loncaların kurulması ile daha da güçlendi.

Panayırların Ekonominin Yanı Sıra Başka Hangi Alanlarda Ne Gibi Etkileri Olmuştur?

Fuarlar ekonomik getirilerinin yanı sıra başka alanlarda da etkili olmuştur. Fuarlar; Kültür, sanat ve edebiyatın ticari faaliyetlerle birlikte topluma sunulmasının bir göstergesidir. Fuarlar ekonomik hayatın yanı sıra sosyal hayatın da önemli bir parçasıydı. Toplumlar arasındaki birçok sorun burada çözüldü. Fuarlarda edebî sohbetler yapılır, şairler en güzel şiirlerini burada okurlardı. Fuarlar, insanların hareketinde, sosyalleşmesinde ve kültürel etkileşiminde önemli bir rol oynamıştır.

Bir Toplumun Sosyal ve Ekonomik Hayatının O Toplumun Ordusunun Şekillenmesine Olan Etkisine Hangi Örnekleri Verebilirsiniz?

Bir toplumda askerî ordunun şekillenmesinde belirleyici olan temel unsurlardan biri o toplumun hayat tarzıdır. Örneğin yerleşiklere göre hayat şartları daha zor olan konar-göçerler kendilerini, mallarını ve ailelerini korumak için savaşçı kişiliğe sahip olmaya önem verirlerdi. Ordular genellikle Orta Çağ’ın yerleşik toplumlarında paralı askerlerden oluşmaktaydı. Yerleşik hayat süren ve Ekonomisi ticarete dayanan Hazarlar akrabaları olan konar-göçer Türklerin tersine paralı askerleri bir görevde kullanıyorlardı. Orta Çağ’da başlangıçta Roma İmparatorluğu’nun ordu sistemini devam ettirmek isteyen Avrupa’da kurulan devletlerdir.

Sosyolog Gerhard Lenski toplumları teknolojik gelişmişlikleri açısından tanımladı. Bir toplum ilerledikçe, teknoloji kullanımı da ilerler. İlkel teknolojiye sahip toplumlar, çevrelerindeki dalgalanmaların insafına kalırken, sanayileşmiş toplumlar çevrelerinin etkisi üzerinde daha fazla kontrole sahip olurlar ve böylece farklı kültürel özellikler geliştirirler. Bu ayrım o kadar önemlidir ki, sosyologlar genellikle toplumları sanayileşme öncesinden sanayiye ve sanayiden sonraya kadar sanayileşme düzeylerinin bir yelpazesine göre sınıflandırırlar.

Konar-Göçer ve Yerleşik Toplumlara Ait Orduların Üstün ve Zayıf Tarafları Nelerdir?

Konar-göçerler günlük işlerinden artan zamanlarında savaşa hazırlık yaparlarmış. Ata binme, cirit, ok atma yarışları ve güreş oyunları oynarlarmış. Aynı zamanda bazen savaş taktiklerini uygulayabilecekleri bir askerî tatbikatını avlanmak için kullanabilirlerdi. Bu durumlar onların üstün taraflarını göstermektedir. Orta Çağ’ın ilerleyen dönemlerinde krallar, onlardan asker yerine para almaya başladılar. Ancak kendi paralı askerlerini savaş sırasında ölebileceklerini anladıkları zamanda kaçmaya yönelme gösterebiliyorlardı. Bu durumda zayıf yanlarına örnektir.

Hukuk Sistemlerindeki Yasaklama ve Cezaların Ülkeden Ülkeye Farklılıklar Göstermesinde Toplumların Hangi Özellikleri Rol Oynamış Olabilir?

Ahlak yasalarını genel olarak öznel özellikler belirler. Yani, o toplumun kendi yaşamı, kültürü, yaşadıkları yerler gibi benlikleri kendine özgüdür dolayısıyla hukuk sistemlerindeki yasalar ve cezalar da değişiklik göstermektedir. Ki bu farklı şekilde de olabilir sonuçta öznel terimini kullandığımız için her duyguyu veya düşünceyi de ekleyebiliriz.

Roma Hukukunun Şekillenmesine Etki Eden Toplumsal Özelliklerden Hangileri Üzerinde Durulmaktadır?

(Bu soru sayfa 91’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

Evliliğin geçerli olabilmesi için gereken yaş kriterleri, evli kadının kocasının hakimiyeti altına girmesini sağlayan süreç, kocanın gebermesinden sonra eşe ne olacağı ve dinin toplumsal hayat yasalarının oluşumundaki rolü Roma’da bahsedilmektedir. Bu sayede tabii ki evliliğe bazı sınırlamalar getirmiş oldular, toplum bu gelişmeye az da olsa tepki vermiş olsa da sınırlamalar her türlü getirilmiştir.

Justinianus Kanunları İle On İki Levha Kanunlarını Karşılaştırdığınızda Aralarındaki Benzerlikler ve Farklılıklar Hakkında Neler Söyleyebilirsiniz?

Justinianus Kanunlarında ölüm cezaları yerine daha çok sürgün, maden ocaklarında zorunlu çalışma ya da para cezası gibi cezalar verilmiştir. Durum öyle olsa da bazı durumlarda cezalar Roma Kanunlarına göre daha ağır hâle getirilmiştir. Örneğin putperestlik (paganlık) inançlarını sürdüren kişilere ölüm cezası verilmiştir. On İki Levha Kanunlarında zarara uğrayanların kişisel öç almaları yasaklandı nedeni ise suçluların devlet tarafından yargılanıp cezalandırılacağı esası getirilmiştir. Rüşvet almak ve yalancı şahitlik gibi suçlara sert cezalar verilmiştir.

Romalıların Kültürel Gelişmişlik Düzeyi Hakkında Neler Söyleyebilirsiniz?

(Bu soru sayfa 92’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

Alacaklı, borçluya el koyarak ve altmış gün boyunca zincire vurulu bir hâlde borçluyu hapsedebilirlermiş. Bu süre içerisinde borç ödenmediği sürece, alacaklı borçluyu istediği takdirde öldürebilir veya yine isterse Tiber Nehri adlı nehirden karşı kıyısına götürerek köle olarak satabilmekteymiş. Bence sadece bu durumdan bile yola çıkarak oturmuş bir anayasal bir hukuk ortamının olmadığını ve modern bir toplum olmadığını söyleyebilmekteyiz. İnsan haklarına aykırı durumlar görülmekteydi.

Roma’da, evlenmenin geçerli olabilmesi için kızların 12, erkeklerin 14 olan evlenme yaşına gelmiş olmaları ve akıl hastası olmamaları gerekiyordu. Bunun yanında taraflardan birinin köle olması ve aralarında yakın akrabalığın bulunması da evlenmeyi engelleyici nedenler olarak görülüyordu. Evlenen kadının kocasının egemenliği altına girmesini sağlayan işlem “conventio in manum” olarak adlandırılırdı. Bu işlemin yapılması sonucunda evlenen kadın üzerinde kocası, egemenlik hakkını elde ederdi ve bu egemenlik manus olarak adlandırılırdı. Üzerinde manus kurulan evli kadının kendi ailesiyle olan akrabalığı, akrabalarına karşı olan hak ve yükümlülükleri sona erer ve kadın, bütün hukuki sonuçlarıyla kocasının ailesine katılırdı.

Evlenen kadının iki aileye birden dâhil olamaması, tek bir aileye dâhil olması zorunluluğunun nedenlerinden birini de Roma’nın dini oluşturuyordu. Her ailenin kendine ait bir dini ve ibadet usulleri bulunmaktaydı. Kadın, iki ayrı dine birden bağlı kalamazdı. Kadın ya kendi atalarının dinine bağlı kalır ve ailesinden çıkmaz ya da bu din ile bağını keser ve kocasının dinini ve ibadetini benimserdi. Kocasının egemenliği altına giren kadının malı ve şahsı kocasına ait olurdu çünkü egemenlik altına girmekle birlikte kadın, eğer varsa hak ehliyetini kaybederdi. Dolayısıyla kadının kocasından ayrı bir mal varlığına sahip olması söz konusu olamazdı.

Cengiz Yasası’ndan Alınan Örneklerden Hareketle Moğollardaki Devlet ve Toplum Yapısı Hakkında Hangi Çıkarımlarda Bulunabilirsiniz?

(Bu soru sayfa 93’teki metne göre yanıtlanmıştır.)

Ölüm cezasının çok kolay uygulandığını görebiliriz. Örneğin, yalan söylemek, zina etmek, başkalarının hareketlerini araştırmak, sihirbazlıkla uğraşmak, suya veya küle su dökmek, kavgada birisine yardım etmek gibi suçlara ölüm cezasının uygulandığını görmekteyiz. Doğayı katleden birisinin de cezasının ölüm olması doğaya saygının ve verilen önemin göstergelerinden biridir.

Cengiz Han yönetimindeki Moğolların ve haleflerinin şaşırtıcı askeri başarıları, sayısal güçten çok üstün strateji ve taktiklerden kaynaklanıyordu. Moğol orduları esas olarak süvarilerden oluşuyordu. Savaşta çoğunlukla yay ve oklara bel bağladılar ve ancak düşmanın saflarını düzensiz hale getirdikten sonra erkek erkeğe savaşmaya başvurdular. Surlarla çevrili şehirlerin kuşatılması için sık sık zanaatkarlardan ve teknik olarak gelişmiş Çinliler, Persler ve Araplar gibi fethedilmiş halkların mühendislerinden yardım aldılar.

Ünite Değerlendirme Bölümü Soruları

9. sınıf tarih ders kitabı kitabı (Tuna Yayınları) üçüncü ünitesi olan Orta Çağ’da Dünya ünitesinin Ünite Değerlendirme bölümünde yer alan tüm soruları yanıtladık.

Aşağıdaki cümleleri kutucuklarda verilen kavramlardan uygun olanıyla tamamlayınız.

1. Sasaniler Devleti

2. Arasta

3. Roma

4. John

5. Germen

6. İsviçre

7. Vikingler

8. Öşür

Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına “Y”­yazınız.

1. Y

2. Y

3. D

4. D

5. Y

6. D

7. Y

8. D

9. D

Aşağıdaki soruların cevaplarını defterinize yazınız.

Orta Çağ’da Avrupa Ordularında Paralı Askerlere Yer Verilmesi Hangi İhtiyaçtan Kaynaklanmıştır?

Daha sonra Orta Çağ’da krallar askerler yerine lordlarda para almaya başladılar ve onları bir orduyu besleme zorunluluğundan muaf tuttular. Topladıkları paralarla iyi eğitimli askerlerden oluşan ordular oluşturdular. Avrupa’da güçlü ordulara duyulan ihtiyaç, devlet dışında bağımsız hareket eden uzman askeri müteahhitler ve komisyoncular yarattı. Devletten aldıkları ücret karşılığında asker toplayıp donatıp savaşa gönderdiler. Bu şekilde işe alınan askerler deneyimli, eğitimli ve profesyonel savaşçılardı ve feodal düzenden askerlerden daha yetenekliydiler.

“Emeviler Soy Dayanışmasına Önem Vermişlerdir.” Diyen Bir Tarihçi Bu Sözünü Emevilerin Hangi Davranışlarıyla Destekleyebilir?

Muaviye iktidarı ele geçirdiğinde, bu sorunlu bölgenin yönetimini, aralarında köklü ilişkiler bulunan ve çeşitli ortak özelliklere sahip Skif kabilesi mensuplarına verdi. Bunun amacı, halkı Irak’ta kargaşa ve sorun yaratmaktan uzak tutacak ve devlet otoritesini tesis edecek kimselere sahip olmaktı. Skif halkı gerek toplum gerekse kültür düzeyi açısından bu eserlere “olağanüstü” derecede uygundu. Böylece Emeğiler ve Sakililer geçmişte ticaret, siyaset vb. muamelesi gördüler. Kendilerine tarlalarda ortak oldukları için devlet idaresinde de yardımcı olarak seçmişlerdir.

Orta Çağ Avrupa Devletlerinin Meşruiyetlerini Dine Dayandırmalarının Nedenleri Neler Olabilir?

Çünkü krallar ve imparatorlar, ülkeyi Allah’ın emir ve yasaklarına göre yönettikleri sürece meşruiyet kazanmışlardır. Orta Çağ’da Asya ve Avrupa devletleri meşruiyetlerini genellikle dine dayandırmışlardır. Bu anlayışa göre iktidarı ele geçiren hükümdarlar, devletin ilahi bir kurum olduğunu, onun iradesiyle kurulduğunu ve Allah’ın yeryüzündeki temsilcileri olduklarını söylemişlerdir.

Orta Çağ Avrupa’sında Feodalite Hangi Şartların Sonucunda Ortaya Çıkmıştır?

Feodal sistem, toprak mülkiyeti, sosyal yapı ve ekonomik rejime dayalı bir yönetim biçimidir. Bu sistem, emek ve emek ürünlerinin meta olarak kabul edilmediği, doğal ekonomiye dayalı bir üretim biçimiydi. Ana üretim aracı topraktı ve köylüler bu toprakları kendi ellerinde tutuyorlardı. Serfler ise yarı özgür köylülerdi ve siyasi ve yasal olarak lorda bağımlıydılar. Malikaneler ise feodal sistemin çekirdeğini oluşturan senyörlere ait işletmelerdir.

Roma’da Yaşanan Patrici-Pleb Mücadelesinin Hukuk Alanındaki Sonuçları Neler Olmuştur?

Plebler ve patriciler arasındaki mücadelede patriciler her zaman taviz vermek zorunda kaldılar. Pleblerin en güçlü silahı savaşlara katılmamaktı. Savaşlar sırasında Roma’nın dışında bir tepeye çekilip aralarından hükümdarlar seçmişler ve sorunları çözülene kadar iş birliği yapmamışlardır. Beşinci yüzyılın sonunda, sonraki yüzyıllarda bazı siyasi ve dini kurumlar önemli ölçüde değiştirilip geliştirilecek olsa da bu şekilde yavaş yavaş yerleşmeye başladılar. Bu dönemde Roma siyasi egemenliği de Latium’un kuzey bölgesiyle sınırlıydı. Bundan sonraki yüzyıllarda bu hakimiyet azdan azdan tüm adaya yayılacaktır.

 

Aşağıdaki yönergelerde istenen çalışmaları yapınız.

Kentlerin Ortaya Çıkabilmesi İçin Gereken Şartlar Nelerdir?

Toprağın ve iklimin fazla ürün üretmeye uygun olduğu bölgeler olmalıdır. Ayrıca, bölgeler ve topraklar, yalnızca küçük insan gruplarını değil, aynı zamanda iş bölümünü ve sosyal gelişmeyi sağlamak için yeterli sayıda nüfusu da içermelidir. Tarımın ilerlemesi ve fazla ürün arzı geniş çaplı sulama şebekesinin varlığı ile mümkündür.

Artı Ürünün Uygarlık Tarihindeki Önemi Hakkında Neler Söyleyebilirsiniz?

Fazla ürünün ortaya çıkmasının yanı sıra, üretim ve ürün planlamasını, ürünün depolanmasını ve muhafaza edilmesini zorunlu kılmış ve diğer ihtiyaçların karşılanması için mübadele yönteminin geliştirilmesini sağlamıştır. Artan ürünün depolanması, muhafazası ve değişme aracı olarak kullanılması, çiftçiliğin dışında yepyeni mesleklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Çiftçiler, tüccarlar, tüccarlar, savaşçılar ve din adamları gibi sınıfların bir araya gelmesi, kentsel toplumun ortaya çıkmasına neden oldu.

Günümüzde Kentlerin Kurulup Gelişebilmesi Nelere Bağlıdır?

Su kaynaklarının ve tatlı su derelerinin olması, tarıma tamamıyla uygun ve elverişli arazilerin olması, yerleşime ve binalaşmaya uygun arazilerin olması, iklim koşullarının tarıma, insanlığa yani genel olarak güzel olması gibi faktörlere bağlıdır.

 

Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

1.B

2. D

3. E

4. A

5. A

6. C

Aşağıdaki bulmacayı çözünüz.

1. Sarraf

2. Marco

3. Baharat

4. Angarya

5. Artıürün

6. Eftalitler

7. Justinianus

8. Serf

9. Şarlman

10. Şian

11. Brahmanlar

12. Tümen

13. Senyör

14. İngiltere

15. Şövalye

16. Roma

17. Satir

18. Lendit

19. Burjuva

20. Han

21. Venedik

22. Kapan

23. Alamanlar

24. Sus


Not: 9. sınıf tarih ders kitabı cevapları (Tuna Yayınları) tamamı için 9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları (Tuna Yayınları) – Tüm Üniteler başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Soru Sor: 9. Sınıf Tarih Ders Kitabı (Tuna Yayınları) içinde yer alan diğer soruları bilgi@derstarih.com e-posta adresini kullanarak bize iletebilirsiniz. Sorularınızı bize gönderin Ders: Tarih Ekibi sizin için yanıtlasın!

İlgili Yazılar
Yorum Yapın

İlk Siz Haberdar Olun!
E-posta adresinizi girin, yeni içeriklerimiz e-posta adresinize gelsin.