Osmanlı Devleti'nin Rumeli'ye Geçişi ve Balkan Fetihleri

Osmanlı Devleti’nin Rumeli’ye Geçişi ve Balkan Fetihleri

Osmanlı Devleti Balkanlarda Hangi Politikaları Uygulamıştır? Osmanlı Devleti'nde İlk Top Ne Zaman, Nerede Kullanılmıştır?

Osmanlı Devleti’nin Rumeli’ye Geçişi ve Balkan Fetihleri konusunda Çimpe Kalesi’nin ele geçirilmesinin Osmanlılar’ın Rumeli’deki fetih politikasına etkileri nelerdir? Osmanlı Devleti, Balkanlarda kalıcı olmak için hangi politikaları uygulamıştır? Rumeli’de yoğunlaşan iskân siyaseti ile Osmanlı Devleti neyi amaçlamıştır? Gaziyân-ı Rûm, Ahiyân-ı Rûm, Abdalân-ı Rûm ve Bâcıyân-ı Rûm gibi zümrelerin Rumeli’nin fethindeki rolleri neler olmuştur? Osmanlılarda ilk top ne zaman, nerede ve nasıl kullanılmıştır? sorularını yanıtladık. Özetle Osmanlı Devleti’nin Rumeli’ye geçişi ve Balkanlardaki fetihleri (1299-1448 yılları arasında) hakkında (Siyasi gelişmeler ile savaşlar ve barışlar ekseninde) bilgi verdik.

Osmanlı Devleti’nin Balkan Fetihleri

Osmanlı Devleti’nin Rumeli’ye Geçişi ve Balkan Fetihleri konusunda öncelikle Balkanlardaki savaşları inceleyelim. Osman Bey’in kurmuş olduğu Osmanlı Beyliği bir Kuruluş Dönemi geçirmiştir. Kuruluş Döneminde izlenen politikalar ve alınan kararlar sonradan devlet olacak Osmanlı Beyliği için çok önemli bir yer taşır. Kuruluş Dönemi içerisinde alınan ve izlenen yol, Osmanlı Devleti’nin kaderini değiştirmiştir. Bunun yanında Osmanlı Beyliği’nin coğrafi konumu da Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu büyük bir ölçüde etkilemiştir. Bu etkilerin kanıtlarını ve örneklerini 1299 ve 1448 yılları arasında yapılan Balkan fetihleri ve Osmanlı Beyliği’nin Rumeli’ye yapmış olduğu “geçişten” anlayabiliriz. Osmanlı Beyliği’nin Rumeli’ye geçmesinin birçok amacı ve nedeni vardır. Bunlardan biri Bitinya Bölgesi olarak ifade ettiğimiz kuzeyinde Karadeniz olan ve Küçük Asya’nın kuzeybatısında bulunan bir bölgede sıkışıp kalmamaktır.

Bunun akabinde ise Osmanlı’nın doğu tarafından gelecek olan Türkmen vatandaşlara yeni yerleşim yerleri oluşturmaktır. Bu olayın dışında Osmanlı’nın Rumeli’ye geçişinde iki büyük farklı ve bir o kadar büyük olayın olduğunu söyleyebiliriz. Bu iki olayın ilkini, Osmanlıların 1344’ten sonra Bizans Devleti’nin içinde olan saltanat mücadelesine katılmasıdır. Diğer olaya gelecek olursak Osmanlı Beyliği’nin Karesioğulları Beyliği’ni kendi toprakları içine eklemesidir. Osmanlıların bu dönemde yaptıklarından biri de diğer komşu beyliklerle olan ilişkilere çok önem vermeleridir. Buna rağmen, Karesioğulları Beyliği’ne açılan savaştan sonra izlenen bu politikanın yok olduğunu görebiliriz. Kuruluş Döneminin askeri açıdan Osmanlı Beyliği’ne kattığı ise Ece Yakup, Gazi Fazıl, Hacı İlbeyi ve Evrenos Bey gibi önemli Karesioğulları komutanlarının Osmanlı Beyliği hizmetine dahil olmuş olmasıdır. Aynı zamanda bu komutanların orduları ise Rumeli tarafına geçişte çok büyük pay sahibidir.

Osmanlı Devleti’nin Balkanlarda Yaptığı Savaşlar

  • 1353 Çimpe Kalesi’nin Alınması
  • 1363 Sazlıdere Savaşı (Edirne’nin Fethi)
  • 1364 Sırpsındığı Muharebesi
  • 1371 Çirmen Muharebesi
  • 1386 Ploşnik Muharebesi
  • 1389 I. Kosova Muharebesi
  • 1396 Niğbolu Muharebesi
  • 1444 Varna Muharebesi
  • 1448 II. Kosova Muharebesi

Çimpe Kalesinin Alınması

Osmanlı Devleti’nin Rumeli’ye Geçişi ve Balkan Fetihleri konusunda Çimpe Kalesi önemli bir yer tutmaktadır. Çimpe Kalesi’nin ele geçirilmesinin Osmanlılar’ın Rumeli’deki fetih politikasına etkileri nelerdir?sorusunu yanıtlayalım. Dönemin tarihine baktığımızda Orhan Gazi’nin Bizans Devleti’nde yaşanan taht kavgalarına öyle ya da böyle dahil olduğunu görmekteyiz. Orhan Gazi, tahta geçmesini sağladığı Kantakouzen adlı kişinin kızıyla evlidir. Orhan Gazi de kayınpederine Bizans Devleti tahtına geçmesi için yardım etmiştir. Orhan Gazi ileriye dönük bir hareket sergilemiştir bu durumda. Çünkü fethetmek istediği Bizans Devleti’ne daha yakın olacak ve kontrolünde etkisi bulunabilecektir. Bizans Devleti, Balkan topraklarında savaşırken zor durumda kalmıştır.

Bunun sonucunda ise Osmanlı ve Orhan Gazi’den Sırplara karşı savaşmak için destek istemişlerdir. Bu yardımın karşılığı olarak da Osmanlı Beyliği’ne Gelibolu’da bulunan Çimpe Kalesi’ni hediye etmiştir. Süleyman Paşa (Orhan Gazi’nin oğlu olan) komutasında olan askerleri Çimpe Kalesi’ne yerleştiren Orhan Gazi, Çimpe Kalesi’ni Rumeli’ye ilerlemek için adeta bir üs gibi kullanmıştır. Bu durumdan ötürü Süleyman Paşa bölgede yerleşmeyi amaçlamıştır ve Malkara, Bolayır ve Tekirdağ gibi önemli konumlara sahip olan yerleri ele geçirmeyi başarabilmiştir.

Osmanlı Devleti’nde İlk Top Ne Zaman, Nerede Kullanılmıştır?

Osmanlılarda ilk top ne zaman, nerede ve nasıl kullanılmıştır? sorusunu yanıtlayalım. Osmanlıların Rumeli üzerindeki hareketleri dolayısıyla endişeye kapılan Balkan devletleri, Sırp Kralı Lazar eşliğinde Sırp, Bulgar, Boşnak ve Arnavut askerleriyle beraber bir ittifak kurmuşlardır. 1389 yılında ise Osmanlı ordusu Kosova’da bu ordu ile karşılaşmıştır. Osmanlı ordusunun komutasını ise Sultan I.Murad üstlenmiştir. Savaşın sadece askeri güç olarak ilerlemediğini bilen I.Murad, sesinden yararlanıp karşı ittifakı korkutmak için ilk topu kullanıp tarihe geçmiştir.

Osmanlı Devleti Balkanlarda Hangi Politikaları Uygulamıştır?

Osmanlı Devleti, Balkanlarda kalıcı olmak için hangi politikaları uygulamıştır? sorusunu yanıtlayalım. Osmanlı Devleti, Balkanlarda bir kısım toprağı ele geçirmiştir. Kuruluş Dönemi içerisinde verdiği kararlar ve Bizans Devleti ile olan ilişki Osmanlıların Balkan toprakları hayalini beslemiştir. Bu hayale ulaşmak Osmanlı Beyliği’ni çok zorlamamış olsa da toprakları ele geçirdikten sonra iş bitmemiştir. Ele geçirilen Balkan topraklarında kalıcı olmak belki de o toprakları ele geçirmekten daha zordur. Bu dönemde ise Osmanlı Devleti birkaç politika uygulamıştır. Bunlar: fetih politikası, iskan politikası ve istimalet politikasıdır. Bu önemli üç politika zekice kurgulanmış olup Osmanlıların Balkanlardaki kalıcılığını amaçlamaktadır.

Fetih politikasından başlayacak olursak eğer, bu politika özellikle Türk-İslam devletlerinin izlediği önemi çok olan bir politikadır. Amacı ise İslam dininin içerdiği adalet ve hoşgörü kavramlarının tüm dünyaya yayılmasıdır. Osmanlı’ya ait olan bu fetih politikası, yönünü daha çok batıya çevirmiştir. Bu anlamda da Avrupa ve Balkanlarda bulunan devlet ve beylikler Osmanlı Devleti himayesi altına girmiştir. Hem Osmanlı’nın hem de İslam dininin politikalarına uygun olarak da ele geçirilen bölgede yaşayan insanlar dinlerinde özgür bırakılıp, onlara İslam’ın adaleti ve hoşgörüsü gösterilmiştir. İskan politikasına bakacak olursak ise, Osmanlı Devleti’nin uygulamaya koymuş olduğu ve fethedilen yerlerin Osmanlı Devleti’ne olacak olan entegrasyonunu pürüzsüzleştirmek için izlenen bir politikadır. Osmanlı Devleti bir toprağı aldıktan sonra oraya Anadolu’da yaşayan has Türk olan halkı taşıyarak o toprağı “Türkleştirmeye” çalışmaktadır. Bu eylemi harekete geçirirken ise o bölgenin güvenliğini askeri, siyasi ve sosyal yönden de sağlamaktadır.

Buna örnek olarak fethedilen topraklarda problem çıkaran veya problem çıkarma ihtimali düşünülen aileleri Anadolu topraklarına zorunlu göç ettirmişlerdir. Sonuncu olarak ise istimalet politikasını ele alabiliriz. İstimalet kelimesinin anlamını yönlendirme ve cezbetme olarak değerlendirebiliriz. İskan politikası ile sıkça karıştırılan istimalet politikasının halka sundukları farklıdır. İskan politikasının amacını millileştirmek olarak düşünürsek eğer istimalet politikasının amacı halka özgürlük ve mutluluk sunmaktır. Oradaki halkı sömüren derebeyleri yok etmek ve topraklara yeni giren yerlerden diğer yerlere göre nispeten daha az vergi almak istimalet politikasına örnek gösterilebilir.

İskan Siyaseti Nedir? Amacı ve Özellikleri

Rumeli’de yoğunlaşan iskân siyaseti ile Osmanlı Devleti neyi amaçlamıştır? sorusunu yanıtlayalım. Kurulduktan sonra fethettiği yerlerdeki kalıcılığı sağlayabilen Osmanlı Beyliği, iskan politikası ve askeri gücüyle sağladığı bu kalıcılığı kolaylaştırmıştır. İlk adımlarını Rumeli toprakları için gördüğümüz iskan politikasını Orhan Gazi uygulamıştır. Gayrimüslimlerin olduğu topraklara dini inancı bütün olan ve Anadolu’dan gelen halkı yerleştirmiştir. Halkın genellikle gönüllü olarak gittiği geçse de kayıtlara, iskan politikası sürgün yoluyla da olmuştur. Buna rağmen, bu politikaya tabi tutulanlara bütün ihtiyaçları devlet tarafından belli bir süreye mahsus olmak şartıyla verilmiştir. Aynı zamanda toprak da verilmiş olup, geri dönüş için vergi beklenilmemiştir. Bütün bu imkanlar sağlanırken, insanların eski yerlerine dönmeleri geçerli bir nedenleri yoksa mümkün değildir.
Rumeli topraklarında yoğun olarak gördüğümüz iskan politikası ile Osmanlı şunları hedeflemiştir:

  • Ele geçirilen bölgenin millileşmesini hem dini hem de ırk olarak sağlayarak kalıcı olmak
  • Daha çok konar-göçer olarak yaşamını sürdüren Türkmenleri biraz daha yerleşmiş bir hayata sürüklemek
  • Gayrimüslim ve yabancı halkın isyan etme ihtimalini en aza indirmek
  • Ara sıra aralarında kavga çıkaran aşiretleri birbirinden uzaklaştırarak halkın güvenliğini sağlamaktır.

Balkan Fetihlerinde Gaziyan-ı Rum, Ahiyan-ı Rum, Abdalan-ı Rum ve Bacıyan-ı Rum Zümrelerinin Rolleri

Gaziyân-ı Rûm, Ahiyân-ı Rûm, Abdalân-ı Rûm ve Bâcıyân-ı Rûm gibi zümrelerin Rumeli’nin fethindeki rolleri neler olmuştur? sorusunu yanıtlayalım. Fethedilen Rumeli topraklarını sadece askeri açıdan elinde tutamayacağını anlayan Osmanlı Beyliği iskan politikasına başvurmuştur. Bu harekete ise dervişler, sipahiler, aşiret reisler ve mensuplar öncülük etmiştir. Bunun yanında ise Anadolu’nun kendine özgü dini ve iktisadi olarak ilerleyen hayatına katkıda bulunup önemli yere sahip olan Gaziyân- ı Rûm, Ahiyân-ı Rûm, Abdalân-ı Rûm ve Bâcıyân-ı Rûm gibi zümreleri de iskan politikasıyla Rumeli topraklarına yollamıştır. Bunun sayesinde ise bölgenin İslamlaşması ve imarı emin ellerde olmuştur. Bu zümreler o toprakların geleceğini de büyük ölçüde etkilemişlerdir. Kuruluşunu destekledikleri tekke ve zaviyeler sayesinde ise halkın gayrimüslim oluşunu etkilemişlerdir. Bunun yanında ise Osmanlı daha bölgeyi fethetmeden önce o bölgedeki halkı psikolojik olarak bir fethe hazırlamışlardır.

Yorum Yapın

Yorumunuzdan sonra Adınızı ve E-posta adresinizi yazabilirsiniz. E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi