On Emir Hakkında Bilgi

On Emir Nedir? 10 Emir Maddeleri ve Özellikleri

On Emir'in Eş Anlamlısı Nedir? On Emir Kime Verilmiştir?

Bu yazımızda On Emir nedir? On Emir ne zaman, nerede, nasıl, niçin ve kim tarafından yazılmıştır? 10 Emir maddeleri nelerdir? On Emir önemi ve özellikleri nelerdir? On Emir günümüz toplumlarını nasıl etkilemiştir? sorularını yanıtladık. Ayrıca On Emir maddelerini yazarak maddelerini yorumladık.

On Emir Nedir?

Tevrat’ta yazdığına göre Hz. Musa ve İsrailoğulları’nın Mısır sınırlarından çıktıktan 7 hafta sonra Hz. Musa’ya, Tanrı’nın Sina dağının tepesinde verdiği önce sözlü olarak daha sonrasında iki taş levha üzerine yazılan emirler bütünüdür. İki levhanın arasında bulunan yazılar Tanrı’nın yazısıymış. Ancak Hz. Musa dağdan indiği zaman yanında bulunan kişilerin buzağıya taptıklarını görmüş ve çok kızmış, daha sonrasında emirlerin yazılmış olduğu levhaları kırmış. Bu 10 yasa, Tanrı’nın insanlara buyruğu olarak görülmektedir. Rabbiler, on emir levhasının yaratılıştan önce var olduğunu düşünmektedirler ve bu yüzden bu emirleri evrensellik çerçevesinde değerlendirirler.

Bunlara ek olarak on emrin yetmişe yakın dile çevrildiği söylenmektedir. On emir, kutsal kitaplardan biri olan Tevrat’ın iki yerinde olmak üzere bahsedilmektedir. On emir iki ayrı metin olarak bulunmaktadır. İki metinde birbirine benzese de aralarında farklar bulunmaktadır. En temel farklılık cumartesi yasağıyla ilgili olan kısımdır. İki metinde cumartesiyle ilgili olan yasağın nedenleri farklı anlatılmıştır. Bir diğer farklılık ise Yahudi ve Hristiyanlarda on emirin sıralanışı farklıdır. Ayrıca on emirde farklı anlatımlar mevcuttur. Bunlara örnek olarak ilk iki emirin birinci kişi ağzından Tanrı’nın doğrudan İsrailoğullarına hitap etmektedir, diğerlerinde ise üçüncü kişi ağzından yazılmıştır.

On Emir’in Eş Anlamlısı Nedir?

On emrin İbranice’deki anlamı “on söz” olarak karşımıza çıkmaktadır. Farklı dillere farklı şekillerde geçmiştir. Mesela Latinceye” decalogus”, batı dillerine “decalogue”, Grekçe’ye” dekalogos”, Arapça’ya “el-evâmirü’l-aşere”, Türkçe’ye ise “on emir” olarak çevrilmiştir.

On Emir Kime Verilmiştir?

On Emir ne zaman, nerede, nasıl, niçin ve kim tarafından yazılmıştır? sorusunu yanıtlayalım. On emir, Sina Dağında Tanrı tarafından doğrudan olmak üzere Hz. Musa’ya verilmiştir. On emir, Hz. Musa’ya önce sözlü olarak verilmiş, daha sonrasında ise yazılı olarak verilmiştir. On emir, iki levha arasına yazılmıştır ve o şekilde Hz. Musa’ya verilmiştir. Söylemlere göre Hz. Musa, on emrin yazılı bir şekilde bulunduğu iki levhayı aldıktan sonra yanındaki kişilerin buzağıya ve putlara taptıklarını görmüştür. Sinirlendiği içinde iki levhayı kırmıştır. Levhaların kırılmasından bir süre sonra Tanrı’nın söylemesi üzerine Hz. Musa Tanrı’nın söylediği her şeyi bizzat kendisi yazarak on emiri tekrar yazılı hale getirmiştir. Daha sonrasında bu on emir günümüze kadar gelmiş ve birçok toplumu etkilemiştir. Tevrat’ta on emirden Çıkış ve Tesniye bölümleri adı altında bahsedilmektedir. On emirde farklı görüşler yer almaktadır bunlardan Tevrat’ta bahsedilmektedir.

On Emir Maddeleri
On Emir Hakkında Bilgi

10 Emir Maddeleri (Kanunları)

On Emir maddelerini yazarak bu maddeleri yorumlayalım.

1. Karşımda başka ilahların olmayacak.

2. Kendin için oyma put, yukarda göklerde olanın, yahut aşağıda yerde olanın, yahut yerin altında sularda olanın hiç suretini yapmayacaksın, onlara eğilmeyeceksin ve onlara ibadet etmeyeceksin.

3. Yehova’nın, Rab’ın ismini boş yere ağza almayacaksın.

4. Sebt gününü takdis etmek için onu hatırında tutacaksın. Altı gün işleyeceksin ve bütün işini yapacaksın, fakat yedinci gün efendin Rab’e Sebttir. Sen ve oğlun ve kızın, kölen ve cariyen ve hayvanların ve kapılarında olan garibin hiçbir iş yapmayacaksınız. Çünkü Rab gökleri, yeri ve denizi ve onlarda olan bütün şeyleri altı günde yarattı.

5. Babana ve annene hürmet edeceksin.

6. Öldürmeyeceksin.

7. Zina etmeyeceksin.

8. Çalmayacaksın.

9. Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.

10. Komşunun evine tamah etmeyeceksin, komşunun karısına, yahut kölesine, yahut cariyesine, yahut öküzüne, yahut eşeğine, yahut komşunun hiçbir şeyine tamah etmeyeceksin.

On Emir Anıtı
10 Emir Heykeli (Belçika)

10 Emir Maddeleri Yorumu

1. madde: Bu maddede tevhit inancının benimsenmesi istenmiş olabilir. O dönemde buzağıya tapan kesimin bundan vazgeçmesi sağlanmak istenmiş olabilir.

2. madde: Burada da aynı şekilde Tanrı’ya şirk koşulmasının önüne geçilmek istenmiş olabilir. Çünkü o dönemde insanlar çeşitli nesnelere kişilere tapıyor ve onları tanrı diye kabul edip onlara ibadet ediyordu. Tanrı’nın bir ve tek olduğunu benimsetmek istendiğinde açık bir şekilde görülmektedir. Bu maddenin bir diğer amacının da din birliğini sağlamak olduğunu söylenebilmektedir. Herkesin tek bir Tanrı’ya ibadet etmesi ve inanması din birliği anlamına gelmektedir.

3. madde: Öncelikle Yehova bir savaş tanrısıdır. Bu maddeden savaş tanrılarına önem verdiklerini, isimlerini boş yere kullanmanın uygun olmadığını ve kötü bir şekilde isimlerinin kullanılmasını uygun bulmadıkları görülmektedir. Boş yere Tanrı’nın ismini anmak saygısızlık olarak görülmektedir. Bu maddeden Tanrı’nın adını kötüye kullanmanın kabul edilmediğini de anlamak mümkündür. Bu maddelere göre Tanrı’ya saygı duymak gerektiği anlaşılmaktadır.

4. madde: Sebt ifadesi dinlenme vakti demektir. Aynı zamanda ibadet zamanı olarak da bilinmektedir. Sebt farklı toplumlarda ve inançlarda farklı şekillerde uygulanmaktadır. Bu maddede görüldüğü gibi Tanrı’nın yeri ve göğü yaratma süresi önemli görülmektedir. Bu maddeden Tanrı’ya ibadetin önemli görüldüğü, ibadetin belli kurallar çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğini düşündükleri ve benimsedikleri görülmektedir. Bu ibadetleri yapmalarının nedenlerinden birinde Tanrı’yı onurlandırmak amacı vardır. Aynı zamanda bu ibadetleri yapmalarının bir diğer nedeni ise Tanrı’nın onlara sunduğu nimetler için teşekkür etmektedir. Bunu yaparak onlara bahşedilen tüm yiyecek, içecek, maddi ve manevi her şey için teşekkür edilir. İnsanlar Tanrı’nın verdiği nimetlerden ötürü onu anma zorunluluğu hissetmektedirler. Tanrı’nın maddi ve manevi olarak verdiği tüm şeylerin onu özel ve önemli kıldığı bu maddeden anlaşılmaktadır, tanrıya saygı duyulması gerektiği de bu çıkarımı desteklemektedir.

5. madde: Anne ve babalara saygı duyulması gerektiği düşüncesini benimsedikleri görülmektedir. Buradan büyüklere saygı duyulması gerektiğini ve topluma bunu aşılamak istedikleri söylenebilir. Buradan büyüklere saygı gösterilmesi gerektiği geleneklerine bağlılıklarını ifade etmektedir. Bu maddeyle saygının hayatın her yerinde olması gerektiği düşüncesi olduğu da söylenmektedir. Aynı zamanda bu madde saygı duymayı öğretmek için konulmuştur. Aslında bakıldığında bu maddenin günümüzü de baz alarak bir gelenek haline dönüştüğünü söylemek mümkündür. Bakıldığında günümüzde de anne, babalara ve büyüklere saygı duyulması çok önemlidir. Bu maddenin sebebi ise anne ve babanın çocuğu büyütmesi ona bakması, onu koruması ve bunlardan ötürü çocuğun onlara karşı bir vefa borcu olduğunun düşünülmesidir. Bu vefa borcunu ödemenin bir yolu saygı göstermekten geçmektedir. On emirin yazıldığı dönemde bu düşüncenin hakim olduğunu söylemek mümkündür.

6. madde: “Öldürmeyeceksin!” emri insan hayatının önemli görüldüğü ve herhangi bir insanın başka bir insanın canına kast edemeyeceğin, göstermektedir. Buradan insan hayatının önemli görüldüğü çıkarılabilir. Hatta “Öldürmeyeceksin!” derken sadece insan hayatın düşünmemek gerekir. Burada kast edilen sadece insan hayatı değil, tüm canlıların hayatı olarak görülebilir. Bu pencereden bakıldığında tüm canlıların hayatının büyük önem arz ettiği söylenebilir. On emirdeki tüm maddelere bakıldığında özellikle saygıyla ilgili olan maddeyle bu madde ilişkilendirilebilir. Maddelerde insanlara acımasızlık kötü bir şey olarak benimsetilmeye çalışılmış. Bu madde de diğer maddelerdeki gibi acımasızlığı önlemek istemiştir ve din insanlara acımasızlığı kesin çizgilerle yasaklamıştır. Maddelere bakılarak bu yorumların yapılması mümkündür.

7. madde: Öncelikle zina demek bir erkek ve bir kadının evlenmedikleri halde cinsel ilişki yaşamaları durumudur. Kelimenin anlamından yola çıkıldığında evlilik olması durumunun önemli bir şey olduğu görülmektedir. Evlilik olmadığı halde yapılan ilişkiler uygun görülmediği düşünülebilir. Aynı zamanda bu madde de evlilik, eşler arasındaki bağlılık ve sadakate büyük bir vurgu yapılmaktadır. Nitekim bu emirlerin çıktığı döneme bakıldığında evlilik sonrası olmamış bir çocuğun benimsenmesi zor olurmuş ve bu durumu insanlar yargılarlarmış. Bu maddenin konulmasının amacı evlilik ilişkilerinin zedelenmemesidir. Aynı zamanda bu maddeyi aile içindeki huzur ile ilişkilendirebiliriz. Aile içi huzurun sağlanması için zina yapmamak gerektiği düşünüldüğü de bu maddeden çıkartılabilir.

8. madde: Bu maddeye bakıldığında hırsızlık konusunun iyi karşılanmadığı söylenmektedir. Bu maddenin toplum düzeninin sağlanmasını amaçladığı söylenebilir. Hırsızlığı bu şekilde dini kurallara bağlayarak toplum huzurunu sağlamak amaçlandığı ifade edilebilir. Aynı zamanda mağduriyet yaşanmaması amaçlanmaktadır diyebiliriz. O dönemlerde sahip olunmayan bir şeyi, insanları herhangi bir şekilde zarar vererek almak haram olarak kabul edilmektedir.

9. madde: Bu maddeye baktığımızda yalan şahitliğin olmaması gerektiği ve özellikle komşuluk ilişkilerini zedeleyecek bir davranış olan yalan şahitlik yasaklanmıştır. Bu komşuluk ilişkilerinin olumsuz etkilenmesini önlemek için önemli görülmektedir. Geniş düşünüldüğünde toplum huzurunu sağlamak için bu maddenin yazıldığını söylemek mümkündür. Bu madde böyle kötü davranışları insanların yakın olduğu kişilere yapmalarını önlemektir.

10. madde: Maddede bahsedilen tamah etmek, fazla arzulamak olarak ifade edilebilir. Burada aç gözlü olmamak gerektiği de vurgulanmaktadır. Sahip olmadığın ve başkasının olan bir şeye göz dikilmemesi düşüncesi hakimdir. Aynı zamanda bu ve 4. maddede görüldüğü gibi “on emir” adlı emirlerin çıktığı zamanda kadınlar köle olarak görülmektedir. Bu maddelerden bu anlaşılmaktadır. Bir diğer bakış açısıyla baktığımızda bu madde insanlara istedikleri şeylere ulaşmak için çaba göstermeleri gerektiğini söylemektedir. Böylelikle insanlar çalışmaya ve çabalamaya davet edilmiştir.

On Emir Önemi ve Özellikleri

On Emir, İsrailoğulları’nın Mısır’dan çıkmasının ardından onlara Tanrı tarafından gönderilmiştir. Bu emirlere uyulması şarttır. On emir kutsal kitapta yer almaktadır. On emire bakıldığında Tanrı’ya şirk koşulmayı engellenmek istendiği çok bellidir. Annelere ve babalara saygı gösterilmesi aynı zamanda diğer insanlara saygı duyma becerisi kazandırmaktadır. Saygı göstermeyi öğretmektedir. Hırsızlığa karşı çıkması, insanların huzurlu bir şekilde bir arada olmasını sağlar ve bu toplumsal düzeni sağlamaktadır. Yalan söylemek ve yalan şahitlik yapmak yasaklandığı için insan ilişkilerini zedeleyici unsurlar en aza indirilmeye çalışılmıştır. Toplumsal düzeni oluşturmak için on emir önemli bir yere sahiptir. Emirlerin bizzat Tanrı tarafından verilmesi de önemlidir. On emirin bir diğer önemi ve özelliği Hz. Musa’ya yazılı bir şekilde verilen ilk ilahi emirdir. On emir toplum düzenini oluşturmak için büyük bir öneme sahiptir. Bu maddeler ile güven ortamı oluşmaktadır.

On Emir Günümüz Toplumlarını Nasıl Etkilemiştir?

Öncelikle emirlerde çok fazlaca toplumsal kural bulunmaktadır. Saygı göstermekten, sevgi göstermekten, yalan söylememekten, acımasızlıktan kaçınmaktan, cana kıymamaktan, hırsızlıktan bahsetmiştir. Bunun gibi pek çok konu ele alınmıştır. Şimdi günümüz toplumlarına bakacak olursak hukuk sistemlerinde cinayet işlemek büyük bir suçtur ve günlük hayatımızda da insan canına kıymak kınanmaktadır. Cinayet işlemek büyük bir suç olarak ele alınır. On emirde de cinayet işlemek büyük bir suçtur ve kabul edilemez. Günümüz toplumlarında da aynı şekildedir.

Saygı konusuna gelecek olunursa günümüz toplumlarında büyüklere saygı gösterildiğini görmekteyiz. Türkiye’den örnek vermek gerekirse bayramlarda, tatillerde büyüklerin elleri öpülür ve onlara saygı gösterildiği bu davranışlarından anlaşılmaktadır. Anne ve babaya saygı göstermek Türkiye’de de büyük önem taşımaktadır. Başka toplumlarda da bu şekildedir. Yalan şahitlik yapmak hukuksal boyutta cezası vardır. On emirde görüldüğü üzere orada da yalan şahitlik kınanmış özelliklede yakın olunan kişilere böyle bir kötülük yapılmaması gerektiği söylenmiştir. Aslında bakıldığında günümüz toplumlarında, on emirde yasaklanmış şeylerin hukuksal anlamda cezaları bulunmaktadır. Bu da günümüz toplumlarının bu tür emirlerden etkilendiğini göstermektedir. Ayrıca toplum refahı ve huzuru sağlanması için on emir büyük bir yer taşımaktadır.

On Emir Hakkında Bilgi

Günümüzde, özellikle İslam dinine sahip ülkelerde hâlâ evlilik olmadığı halde çocuk olmasına karşı çıkmaktadır. Ayrıca günümüzde hâlâ evlilik önemli bir yerde tutulmaktadır. Zina kötü karşılanmaktadır. Buradan on emir ile günümüz arasında bağlantıyı anlamaktayız. İbadet konusuna gelirsek hala günümüz toplumlarında ibadet edilmektedir. Mesela, İslam dinini benimsemiş olan kişiler hacca gitmektedirler. Maddelerdeki gibi günümüzde de maddi ve manevi Tanrı’nın bize sunduğu her şey için teşekkür etmek amacıyla bu ibadetler yapılmaktadır. Tanrı’ya şirk koşmak büyük bir günah olarak kabul edilmektedir. Aslında genel olarak baktığımızda diğer kutsal kitaplarda da on emirdeki maddeleri kapsayan ayet gibi yazılar bulunmaktadır. Bu da günümüzdeki toplumların toplumsal düzenlerindeki benzerliklerine sebep olmaktadır.

On emirin sağlamak istediği düzeni, günümüz toplumları hukuk çerçevesinde cezalar belirleyerek sağlamaya çalışmıştır. Bunların yanı sıra hukuksal bir boyuta oturtulamayan saygı gibi manevi duygular gelenek ve görenekler ile desteklenerek insanlara benimsetilmiştir. Manevi duygular aile büyükleri aracılığıyla çocuklara küçük yaştan öğretilmiştir. Günümüzde nerede, nasıl ve hangi saygı çerçevesinde insanlara yaklaşımda bulunulmalı gibi konularda aile ve çocuk etkileşimi ön plana çıkmaktadır.

Yorum Yapın

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi