Yönetim Biçimleri Nelerdir? Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

En İyi Yönetim Biçimi Hangisidir?

Yönetim Biçimleri Nelerdir?
1 2.517

Dünya üzerinde insanlık tarihi boyunca birden fazla yönetim biçimi ihtiyaçlar ve bakış açıları sebebiyle ortaya çıkmıştır. Ancak bu yönetim biçimlerinin hepsi aynı başarıya ulaşamamıştır. Belirli bir toplumun ihtiyaçları üzerine şekillenmiş yönetim biçimleri sadece o toplum için sonuca ulaşabilir. Ancak insanlığın ihtiyaçları üzerine şekillenen yönetim biçimleri insanlık için daha uygundur.

Yönetim Biçimleri Neden ve Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Tarih boyunca insanlar birçok farklı amaçtan bir araya gelmiş çeşitli topluluklar halinde yaşamışlardır. Bu topluluklar kimi zaman ortak ihtiyaçlar doğrultusunda birlik kurulması sonucu ortaya çıkmış kimi zaman ise ortak görüşler dolayısıyla kurulmuşlardır. Bir topluluk her ne kadar özgürlük yanlısı ve bireylerin hakkını savunan bir toplum olsa da her toplumda yönetme işlevini yapması gereken bir birey veya bir kesim olmalıdır. İnsanlar doğaları gereği kendilerinden daha güçlü bir varlığın gücünü takip etmek ve o varlığın motifleri doğrultusundaki doğru bilgileri doğru kabul edip belirtilen boylamda hayatlarını sürdürmek zorunda hissederler. Bu şekilde hissetmeyen kişilere de lider ruhlu insanlar denir. Kimi zaman bu yönetme işlevini devralan lider kendisini üstün göstermek için diğer üstün güçlerin yerine kendisini koymuş, kimi zaman ise bu güçlerin temsilcisi olduğunu belirtmiştir.

Toplumlar tek yönetici ile veya bir yönetici grup önderliğinde yönetilmiştir. Bu durumun yanı sıra insanların tamamen yöneticisiz kendi kendilerini yönettikleri halkın egemen olduğu yönetimler de görülmüştür. İnsanların doğru bilgiye göre yaşama ihtiyaçları sebebiyle doğru bilgiyi sağlayan kişiyi takip etmişlerdir. Doğru bilgiyi sağlayan kişiler toplumları yöneten kişiler olmuşlardır. Toplulukları yönlendiren ve yöneten kişiler arkalarına dayanak olarak tanrı gibi toplumun mutlak güç olarak gördüğü varlıkları almışlardır veya kendilerini mutlak güç olarak göstermeye çalışmışlardır. İlk yönetim şekillerinin ortaya çıkış şekillerinden sonra karar vermekten kaçınan takipçi kesim ortaya çıkmıştır. Bu kesimin ortaya çıkmasıyla beraber karar verme sorumluluğunu üstlenmesi gereken ve kararları veren yöneten kesim ortaya çıkmıştır. Toplumu liderler ve takipçiler olarak bölen bu gelişmeler daha sonrasında bakış açılarının değişmesi dolayısıyla insanlarla beraber adaptasyon sağlamaya başlamış ve çeşitli biçimlere ulaşmıştır. Bu sayede insanlar toplumun karar verme mekanizmasını oluşturmuşlardır.

Zamanla çeşitlenen karar verme mekanizmaları insanların adaptasyonu sonucu günümüzdeki hallerini almışlardır. İnsanlar topluluklarını yönetmek için yönetim biçimleri ortaya atmışlardır. Sonrasında yönetim biçimleri zamanla toplumun ihtiyaç ve bakış açılarıyla harmanlanarak uygun hale getirilmeye çabalanmıştır. Ancak toplumun değil insanlığın tamamının ihtiyaçlarını karşılayacak bir yönetim sistemi en işlevlisi olacaktır.

Monarşi Nedir?

Monarşi toplumu tek kişinin yönetmesi sonucu ortaya çıkan yönetim biçimidir. Kelime kökü Latince tek anlamına gelen “mono” kelimesinden türetilmiştir ve bu sistemde yöneticilere genel olarak monark denmektedir. Monarklar bulundukları kültürlerinde etkisiyle çeşitli şekillerde adlandırılmışlardır. “Padişah, Kral, Sultan, Han…” bu isimlerden bazılarıdır. Bu sistemde yönetici bütün yetkileri tekelinde bulundurmayı hedeflemiştir. Bütün monarşilerde görülen ortak özelliklerden biri yasama, yürütme ve yargı güçlerinin hepsine Monark’ın sahip olmasıdır. Toplum kendilerini yönetmesine güvendikleri kişinin bütün yönetme sorumluluğuna karşı çıkmamış ve bu durum Monarkların bütün karar verme yetkisini ellerinin altına alması ile sonuçlanmıştır. Ayrıca monarşilerde hükmetme yetkisi nesilden nesile aktarılmıştır ve her hükümdar hayatı boyunca hükmetme hakkına sahip olmuştur.

Not: Bu konuda daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz Aristokrasi Nedir? Aristokrasinin Özellikleri başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Monarşi Neden Ortaya Çıkmıştır?

Monarşi, mutlak monarşi ve meşruti monarşi olmak üzere iki farklı şekilde incelenebilir. Mutlak monarşi yönetimin nesilden nesile aktarıldığı ve yöneticinin bütün yetkiye sahip olduğu yönetim biçimidir. Meşruti monarşi ise parlamenter monarşi olarak da bilinen şekli ise halk tarafından seçilen yönetme yetkisine layık görülen kişilerin halk ile ilgili bütün sorumluluklar ve haklara sahip olduğudur.

İnsanlar takip edecekleri lider kişilikli bir insan ararken peşinden gidecek bir kişinin ortaya çıkması sonucu monarşi gelişmiştir. Tüm halk ihtiyaçlarını tek bir kişiye yönlendirip ihtiyaçlara tek kişinin çözüm bulduğu ve kararları tek kişinin verdiği yönetim biçimi monarşidir. Monarşi insanların yönetilme ihtiyacından ortaya çıkmış en basit ve en eski yönetim biçimleri arasındadır.

Oligarşi Nedir?

Oligarşi ile monarşiyi birbirinden ayıran en önemli özellik monarşide tek bireyin mutlak yöneticiliğinden bahsedilmekteyken oligarşi bu bireyin sorumluluklarının varlıklı bir aile veya bir grup insan tarafından ele alınması sonucuydu. Oligarşi bir grup insanın kendi çıkarları için toplumun diğer kesiminden insanlara üstünlüğünü göstererek onları yönetmesidir. Oligarşi Antik Yunanistan’da ortaya çıkmıştır ve “Oligos” yani az ve “Arkhein” yani buyurmak kelimelerinden gelmekteydi. Toplumdaki zengin veya güçlü kesimin yönetici üzerinde etkisi olması veya birden fazla yöneticinin güçlerini birleştirip daha güçlü olma çabasıyla ortaya çıkmıştır.

Oligarşi Neden Ortaya Çıkmıştır?

Oligarşi iki farklı şekilde incelenebilir. Demokratik oligarşi bu şekillerden biridir. Demokraside halk kendini yönetecek her bireyi kendisi seçer ama demokratik oligarşide yönetici bir alt topluluktan diğerlerini yönetecek kişileri seçerek kendi yönetici topluluğunu kurar. Bir diğer şekli ise bürokratik oligarşidir. Bürokratik oligarşide halkı yöneten kişi zayıftır ve toplumdaki güçlü bireyler tarafından manipüle edilir. Toplumdaki zengin kesim ve söz sahibi insanlar dolayısıyla yönetici sadece kararları verir ancak kararları kendisi almaz. Zengin kesim tarafından alınan kararları uygular. Bu sebeple toplumu yöneten bir kişi değil bir kesim olmaktadır.

Oligarşi ise toplumu yöneten kişinin diğer her kesimden üstün olması sonucu kendisine denk güçte olabilecek insanların yardımlarını kazanabilmek amacıyla ortaya çıkmıştır. Gücünü arttırmak ve etki alanını genişletmek için yönetici yanına kendisi gibi diğer güçlü kişileri almış ve bu diğer güçlü kişiler ile güç ihtiyaçlarını oligarşi yönetimini ortaya çıkararak tatmin etmişlerdir.

Teokrasi Nedir?

Teokrasi “theos” yani tanrı ve “kratos” yani iktidar kelimelerinin birleşiminden ortaya çıkmıştır. Teokrasi yönetmek için dini ve mitleri kullanır insanları istenilen yöne çekmek için kutsal dayanaklar vererek insanlara boyun eğdirmeyi amaçlamıştır. Bu yönetim biçiminde yöneticiler karar verme yetkilerini ve hukuki güçlerini dinden alır veya aldıklarını iddia ederek insanlar üzerinde etki yaratırlar. Bu yönetim biçiminde hukuk sistemi dogmatik kurallara dayanır ve değişmez.

Zaman zaman monarşi ve oligarşi gibi çeşitli yönetim biçimlerinin teokrasi ile benzeştiği zamanlar görülmüş bazı zamanlar ise monarşi veya oligarşi ile yönetilen bir ülkenin aynı anda teokrasi ile yönetildiği de görülmüştür. Teokratik sistemlerin başına Monarkların geçtiği de tarihte örnekleri bulunan bir vakadır. Buna örnek olarak Osmanlı Halifeliği Abbasilerden almadan önce Abbasilerin devlet yöneticisi halifelik yapmaktaydı ve Osmanlı Abbasileri devirip halifeliği aldığı zaman Padişah Yavuz bu sefer hem Osmanlı Monarkı hem de müslümanların halifesi olmuştu. Monarşinin birçok örneği halk üzerinde egemenliğini sağlayabilmek için dini kullanmış ve teokratik yönetimden faydalanmıştır.

Teokrasi Neden Ortaya Çıkmıştır?

Teokrasi insanların en büyük ihtiyaçlarından biri olan inanma ihtiyacını insanlara karşı kullanır. Din aracılığı ile insanlar manipüle edilir ve yönetilir. İnsanların doğru ve yanlışlara karşı olan etik anlayışları din aracılığı ile şekillendirilebilir. İnsanlar dini bu sebeple kontrol amaçlı kullanabilir. Dini kontrol amaçlı kullanan bir yönetim biçimi olan Teokrasi insanlar arasında aynı inanca sahip olmayanlara karşı ayrımcılık yapmaktadır. Bu ayrımcılık sadece kendi inancının var olduğunu göstererek insanlara karşı dinin gücünü daha etkili bir şekilde empoze etmek ve etki gücünü arttırmaktır. Teokrasi doğruya yönelmek isteyen veya doğru bilgiye yönelmiş gibi düşünmek isteyen insanları kandırıp kontrol altına almayı amaçlamış bir yönetim biçimidir. İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla değil insanların ihtiyaçlarını kullanarak ortaya çıkmış bir yönetim biçimidir.

Tiranlık Nedir?

Tiranlık toplumu yöneten kişinin kendini mutlak güç ilan etmesine denir. Genelde Monarşi ile karıştırılır. Bu yönetim biçiminde herhangi bir ahlak veya etiğe uygunluk aranmaz bütün güçler yönetici bireyin eli altındadır ve bunu istediği gibi kullanabilir. Bu yönetim biçiminde halk önemli değildir sadece yöneticinin ne düşündüğü önem sahibidir. Bu sebepten ötürü hukuk sistemi ve anayasa söz konusu değildir her yönetici kendi istediği gibi bir yönetim ister ve istediği her an yönetim biçimini değiştirebilir. Tiranlığın Monarşiden farkı olan yanı ise gücünü alış şeklidir. Tiranların halka güçlü olduğunu kanıtlamaları gerekir ve bunu yaptıktan sonra halkta yükselebilecek bütün güçleri gerekli yöntemlerle bastırması gerekir. Tiranlar güçlerini mutlak güç olan Tanrı’dan aldıklarını değil daha çok kendilerinin mutlak güç olduklarına inanırlar.

Not: Bu konuda daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz Tiranlık Nedir? Tiran Kimdir? Tiranlık Tarihi başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Tiranlık Neden Ortaya Çıkmıştır?

Tiranlığın farklı şekilleri yoktur ancak Tiranlığın diğer yönetim biçimleri gibi dallara ayrılmamasının sebebi her Tiran’ın farklı bir yönetim politikası izlemiş olmasıdır. Tiranların ortak olarak gösterebileceğimiz özellikleri onlara Tiran denmesinin sebebidir. Tiranlar güçlü olduklarını halklarına kanıtlamış gücü kan bağından almamış ve kan bağıyla aktarmayacak sürekli tehdit altında hisseden yöneticilerdir. Kendilerini toplulukları için tanrı gibi görürler ve kendilerine karşı tehdit oluşturacağına inandıkları insanlara karşı yargıyı kendileri seçerler.

Önemli yönetim biçimleri arasında yer alan Tiranlık, insanların korunma ihtiyaçları ve güç istekleri üzerinden doğmuştur. Tiranlar güç istekleri sebebiyle toplumun yöneticisi olmuşlardır. Toplum ise en iyi şekilde en güçlünün yanında korunacaklarını düşündüklerinden dolayı Tiran’ın peşinden gelmiş ve yönetimi altına girmiştir. Toplumun ihtiyaçları, istekleri ve bakış açıları Tiranlığın ortaya çıkışında etkili olmuştur.

Demokrasi Nedir?

Demokrasi kelimesi “demos” ve “kratos” kelimelerinin birleşiminden ortaya çıkmıştır ve anlamı halk egemenliğidir. Demokraside yöneten tek bir kişi veya kesim yoktur. Demokraside herkes kendi yaptığı davranışlardan sorumlu ve hiçbir insanın bir başkası üzerinde hakkı yoktur. Herkes kendi sorumluluğunu yerine getirir. Demokraside bütün egemenlik hakları halka ve bireye adanmıştır. Demokraside bir kişinin veya bir toplumun bütününün hakları arasında bir fark yoktur. Hepsi tek birey olarak düşünülebilir.

Demokrasi bilinen üç farklı şekilde uygulanır bunlar Temsili Demokrasi, Doğrudan Demokrasi ve Yarı Doğrudan Demokrasi olarak ayrılır. Günümüzde çok görülen temsili demokrasi olarak niteleyebileceğimiz katılım ve temsil özelliklerine dayanan bir demokrasi türüdür. Seçim sonucu halkın kendilerini temsil edecek kişi ve kişiler seçmesidir. Doğrudan Demokraside ise halkın kendi egemenliğine yönetici olmadan sahip olması durumudur. Yarı Doğrudan Demokrasi ise halkın kendi egemenliği üzerinde bazı durumlarda söz söyleme hakkı bulundurduğu yönetim biçimine denir.

Not: Bu konuda daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz Demokrasi Nedir? Demokrasi İdeal Yönetim Mi? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Demokrasi Neden Ortaya Çıkmıştır?

Demokrasi insanların özgür olma ihtiyaçları dolayısıyla ortaya çıkmıştır. İnsanların başka yöneticilerden kurtulup kendi kendilerini yönetme isteklerinin gelişmesi sonucu çıkan ihtilallerle desteklenmiştir. Demokrasi diğer yönetim sistemlerinin yerini almış ve herkese takip etmesi için kendi yolunu vermiştir. Diğer yönetim biçimleri gibi gelişmemiştir. Diğer yönetim biçimlerinin gelişiminin aksine bu sefer bir bireyin bir başkasını yönetmesi değil, her bireyin kendi kendisini yönettiği bir yönetim biçimi ortaya çıkmıştır ve bu yönetim biçimi insanların ihtiyaçlarını karşılayacak hale gelmiştir. Özgürlük ihtiyacını karşılamış ve insanları yönlendirmeyi de başarmıştır. Bu başarısı günümüzde çok fazla ülkenin demokrasi ile yönetilmesine, yönetimini demokrasi ile değiştirmeye çalışmasına ve birçok ülkenin de yönetiminin demokrasi olmamasına rağmen öyle olduğunu iddia etmesine sebep olmuştur. İnsanların ihtiyaçlarını karşılaması Demokrasinin günümüzde bu kadar sevilmesine sebep olmuştur.

En İyi Yönetim Biçimi Hangisidir?

İnsanlar tarih boyunca birçok farklı amaca sahip topluluk kurmuşlardır ve bu toplulukların her birinin farklı ihtiyaçları ve farklı bakış açıları olmuştur. Her bakış açısı ve her ihtiyaç aynı yönetim sistemi ile yönetilemeyeceğinden dolayı çeşitli yönetim sistemleri ortaya çıkmıştır. Toplumun ihtiyaç ve bakış açılarına göre ortaya çıkmış olan veya sadece yönetim ihtiyacını karşılamak için ortaya çıkan Monarşi, Oligarşi, Teokrasi ve Tiranlık gibi yönetim biçimleri sadece ortaya çıktıkları toplumlarda o ihtiyacı karşılamaya yönelik biz çözüm olabilmiştir. Halkın kendisini yönettiği Demokrasi gibi veya halkın yönetime dahil olduğu çeşitli parlamenter yönetimler ise insanlık için genel bir çözüm sunmuştur. Kısaca İnsanların en genel ihtiyaçlarını en rahat şekilde karşılayacak bir yönetim biçimi bütün toplulukların ortak kullanabileceği bir yönetim sistemi ortaya koyulmasını sağlar ve en sağlıklı durumu sağlar.

1 yorum Yapıldı
  1. Miray Diyor ki:

    En ideal yönetim biçimi hangisidir? Demokrasi mi?

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi