10. SınıfTarih Dersi

10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları – 6. Ünite (2020-2021)

10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları başlıklı bu yazımızda 10. sınıf tarih ders kitabındaki 6. ünitenin içinde yer alan tüm soruların cevaplarını hazırladık. 10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları 6. Ünite yazımızda aşağıdaki bölümlerde yer alan soruların cevaplarını hazırladık;

  • 6. ÜNİTE BAŞINDA: “Hazırlanalım” bölümünde yer alan soruları yanıtladık ve “Kavramlar” bölümündeki kavramları açıkladık.
  • 6. ÜNİTE İÇİNDE: “Tartışalım”, “Cevaplayalım”, “Yorumlayalım”, “Araştıralım” bölümlerindeki soruları yanıtladık.
  • 6. ÜNİTE SONUNDA: “Ölçme ve Değerlendirme” bölümündeki tüm soruları yanıtladık.

Ders: Tarih Ekibi tarafından hazırlanan 10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları 6. Ünite hakkında eklemek istediklerinizi yorum bölümünü kullanarak bize iletebilirsiz.

Bu Yazının İçindeki Başlıklar:

10. Sınıf Tarih Ders Kitabı 6. Ünite Cevapları

10. sınıf tarih ders kitabının altıncı ünitesi olan Sultan ve Osmanlı Merkez Teşkilatı, iki kazanımdan oluşmaktadır. Aşağıda bu iki kazanıma yönelik soruların cevapları bulunmaktadır.

Kavramlar Bölümü Soruları

10. sınıf tarih ders kitabının altıncı ünitesi olan Sultan ve Osmanlı Merkez Teşkilatı ünitesinin Kavramlar bölümünde yer alan 8 kavramı yanıtladık.

Birun Nedir?

​Osmanlı sarayının (Topkapı Sarayı) birinci ve ikinci yer denilen meydanlarındaki müesseseleri ifade eden bir tabir.

Enderun Nedir?

​Osmanlılar’da idarî ve askerî kadronun yetiştirilmesi için teşkil edilen saray eğitim kurumu.

Harem Nedir?

Ev, konak ve saraylarda kadınlara ayrılan bölüm

Kazasker Nedir?

​İslâm tarihinde askerler arasındaki davalara bakan ordu kadısı, Osmanlılar’da Dîvân-ı Hümâyun’un üyesi, yargı ve eğitim teşkilâtının sorumlusu.

Müsadere Sistemi Nedir?

Osmanlı İmparatorluğu’nda devletin, haksız kazançla zengin olmuş görevlilerin mallarına istediği zaman el koyabilmesi usulüdür. 17. yüzyıldan itibaren ölen veya idam edilen yüksek dereceli memurların da mallarına el konulmaya başlanılmış fakat bu uygulama II. Mahmut tarafından kaldırılmıştır.

Hanedan Nedir?

Hükümdar ya da devlet büyüğü gibi bir kişiye dayanan soy, böyle bir soydan olan büyük aile.

Kanunname Nedir?

Osmanlılar’da devlet tarafından belirlenen ve derlenen kanunları ifade eden bir terim.

Siyasetname Nedir?

Devlet yönetimine dair eserlerin ortak adı.

Hazırlanalım Bölümü Soruları

10. sınıf tarih ders kitabının altıncı ünitesi olan Sultan ve Osmanlı Merkez Teşkilatı ünitesinin Hazırlanalım bölümünde yer alan 4 soruyu yanıtladık.

Topkapı Sarayı’nın Genel Ağ Sayfasını Ziyaret Ediniz.

Topkapı Sarayı’nın internet sitesi ziyaret edildi, fazlasıyla etkileyici şeylerle karşılaştım. Böylesine büyük ve güçlü bir imparatorluktan yine büyük ve şaşalı bir saray bekliyordum ancak beklentilerimin de üzerinde bir yapıyla karşılaştım. Özellikle İslam eserleri müzesinde gördüğüm birbirinden değerli eserler, bizleri cezbetti.

Osmanlı Devlet Yönetimde Yer Alan Divan-ı Hümayun’a Benzer Kurullara Diğer Devletlerden Örnekler Veriniz.

Merkezi teşkilatta önemli bir yer kaplayan Divan-ı Hümayun, “Devlet Kurulu” anlamına gelmektedir. Orhan Bey tarafından kurulan bu kurulda siyasi, ekonomik, hukuki, askeri, sosyal çeşitli konular konuşulup tartışılırdı ve sonrasında da padişahın son sözü söylemesi ile birlikte sonuca ulaşırdı. Toplantı sırasında alınan kararlar yalnızca Osmanlı Devletini değil tüm dünyayı da ilgilendirirdi. Bunun dışında Divan-ı Hümayun son derece kucaklayıcı bir yapıydı; ırk-din-statü gözetmeksizin herkese açıktı. Tüm bu özellikleri ele alındığında Divan-ı Hümayun, Osmanlı Devletini hukuki açıdan üst bir konuma getirip devletin iç huzurunu sağlamada önemli bir rol oynamıştır.

Vazgeçilmez olan bu kurumun farklı örneklerini eski Türk Devletlerinde de görmek mümkündür. Bu kurulların en eski örneği olan Toy (Keneş); Orta Asya Türk Devletlerinde sorunların görüşülüp tartışıldığı kuruldur. İslamiyet öncesine uzanan bu kurul aynı zamanda yasama, yürütme ve yargı yetkisine de sahipti. Bununla birlikte Gaznelilerden çıkma Divan-ı Mezalim, Selçuklu Devletinde başvurulan Divan-ı Ala, Karahanlıların sistemi olan Divan-ı Ali; Toy’un devamı niteliğindedir ve hepsi aynı özellikleri taşımaktadırlar.

Siyasetname Tarzında Yazılmış Önemli Eserler Hangileridir?

Türk kültüründe çok eskilere dayanan Siyasetnâme türü başlıca devletin işleyişi konusunda yöneticilere yol göstermeyi amaçlar. Bu yol gösterme dahilinde siyasetnâmede; devletin işleyişi, devlet yöneticilerinin taşıması gereken vasıflar, yönetim şekilleri de kaleme alınır. Böylelikle de siyasetnâmeler yeni gelen padişah ve vezirlere idare konusunda bir örnek teşkil eder. Pek çok Türk Devletinde rastlanan bu yazı türünün Türk edebiyatındaki ilk örneği Yûsuf Has Hâcib’in kaleme aldığı ve Karahanlı Hükümdarı Tavgaç Uluğ Buğra Han’a sunduğu Kutadgu Bilig’dir.

Bu eser dört büyük karakter ve onların temsil ettiği dört kavramdan oluşmaktadır. Bu karakterler; Adaleti temsil eden hükümdar Kün Togdı, mutluluğu temsil eden vezir Ay Toldı, aklı temsil eden vezirin oğlu Ödgülmüş ve kanaati temsil eden vezirin oğlunun arkadaşı Odgurmuş’tur. Bunun yanı sıra Nushatü’s-selâtîn, Âsafnâme, Kenzü’l-küberâ, Kelîle ve Dimne, Kābûsnâme, Mirsâdü’l-ibâd, et-Tibrü’l-mesbûk, Sırrü’l-esrâr ve Ẕaḫîretü’l-mülûk de bu türün örnekleri arasındadır.

Konu İçindeki Sorular

10. sınıf tarih dersinin altıncı ünitesi olan Sultan ve Osmanlı Merkez Teşkilatı ünitesinin konu başlıkları altında yer alan tüm soruları yanıtladık.

Evliya Çelebi’nin, Topkapı Sarayı’nı Bir Şehir Olarak İfade Etmesinin Sebepleri Neler Olabilir?

“3 000 kese mal harcayıp Ferhat gibi usta öyle yeni bir saray yapmıştır ki Âdem Devri’nden beri dünyanın mimar ve mühendisleri öyle gönül açıcı bir saray yapmamışlardır. Dünya seyyahları bu dünya yüzünde benzerini görmemiştir zira deniz kıyısında olup iki tarafı deniz, kuzey tarafı Karadeniz, doğu yönü Akdeniz ve güney tarafı Ayasofya Camii’dir ki iki deniz arasında kurulmuş bir şehirdir.”

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un fethinden sonra İstanbul’u; dünya çapında ekonomik ve sosyal anlamda öne çıkacak bir merkez yapmak ve aynı zamanda şehre Türk devlet yapısının bir parçası olan sosyal devlet anlayışını katmak için büyük çaplı bir imar çalışmasına başlamıştır. Osmanlı Devletinin gücünün simgesi olan Topkapı Sarayı da bu proje kapsamında, 1465-1478 yılları arasında yapılmıştır. Yeni Saray adıyla da anılan Topkapı Sarayı, saltanatın yeni yuvası ve saltanat için önemli olan etkinliklerin yeni merkezi haline gelmiştir.

Birun, Enderun ve Harem adlı üç bölümden oluşan Topkapı Sarayı aynı zamanda devlet büyüklerinin yetiştirilmesinde öne çıkan bir eğitim merkezi olmuştur. Bunun yanında Topkapı Sarayı; cami, erzak yerleri, bahçeler, mutfaklar, ahırlar, kayıkhaneler, hastane, çalışan koğuşları, bostanlar ve daha nicesi yapıları da kapsıyordu. Oldukça geniş bir alana yayılan Topkapı Sarayı’nda görevli insan sayısı da bir o kadar fazlaydı. Günümüz rakamlarıyla 70 dönümlük bir alanı kaplayan Topkapı Sarayı’nda çalışan sayısı 4.000’den fazlaydı. Tüm bu özelliklere bakarak da Evliya Çelebi, Topkapı Sarayı’nı bir şehre benzetmiştir.

Enderun’daki Hırka-i Saadet Dairesi’nde Hangi Kutsal Emanetler Bulunmaktadır?

Farsça karşılığı “iç” olan Enderun, Osmanlı Devletinin üst düzey yöneticilerinin ve aynı zamanda devşirme çocukların eğitildiği “Enderun Mektebi”ni kapsar. Özel olarak seçilmiş ve yüksek potansiyelli bu çocuklar Enderun Mektebinde; Türkçe, Farsça, Arapça gibi dil eğitimleri; matematik ve fen dersleri; edebiyat, güzel sanatlar ve müzik gibi sosyal dersler; binicilik, güreş, cirit ve ok atma, kılıç dövüşü gibi dönemin önde gelen spor dalları öğretilirdi. Yapı içerisindeki en aktif yapı olan Enderun, Hırka-i Saadet Dairesi’ni de içinde bulundurur.

Günümüzde de ziyarete açık olan Hırka-i Saadet Dairesi’nde, peygamber devrinden kalan ve manevi değeri yüksek olan pek çok tarihi eser sergilenmektedir. Hz. Muhammed’in ayak izi, sakalı, kırık dişinin saklandığı mahfaza, oku, kılıcı ve mektupları; Hz. Musa’nın asası, Hz. Davud’un kılıcı, Ashaba ait kılıçlar, Hz. Yusuf’un cübbesi; Hz. Fatma’nın gömlek, seccade, hırka ve sandığı; zamanında Kabede kullanılmış şamdan, askılık ve Kuran-ı Kerim kopyaları ve Osmanlı Devleti tarafından yapılmış çeşitli mahfazalar Hırka-i Saadet Dairesi’nde sergilenmektedir.

Günümüzde Haremle İlgili Ortaya Atılan Asılsız İddiaların Nedenleri Neler Olabilir?

Harem, Osmanlı kültüründe hanedan üyelerinin ikamet ettiği yapılarda bulunan kadınlara özel bölümdür. Padişahın da ikamet ettiği sarayın veya konağın bu bölümüne sadece cariyeler, hanedan üyeleri ve dârussaâde ağasının giriş ve ikamet izni vardı. Harem bir bakıma kadınlara özel bir enderundu. Haremde cariyelere; güzel sanatlar, söz sanatları, el işleri, zerafet, musiki ve edebiyat öğrenirlerdi. Sıkı bir disiplinle eğitim gören cariyeler bu öğrenimleri tamamlamalarının üstüne son olarak Osmanlı kültürü eğitimi alırlardı. Tüm eğitimlerini tamamlayan cariyeler vezir, beylerbeyi, sancakbeyi gibi devlet büyükleriyle evlenirdi.

Hatta haremin girişinde bulunan “Hayırlı kapılar açan Allah’ım bize de hayırlı kapılar aç” ifadesi de bu durumun kanıtıdır. Evlendikten sonra saraydan ayrılıp halkın arasına karışan cariyeler, bir bakıma saray adabını şehre taşırlardı. Böylelikle de Osmanlı kültürünün yayılmasına ve halkın entelektüel seviyesinin artmasına katkı sağlarlardı. Günümüzde ise haremden, yanlış bilgilendirmelerin sonucu, eğitim yuvası değil de eğlence ve haz merkeziymiş gibi bahsedilmektedir. Bu söylemlerin birkaç sebebi vardır. Bunlardan ilki haremin gözlerden ırak olması böylelikle de harem dışında ikamet edenlerin içeride ne olduğunu tam bilememesidir. İkinci bir sebep olarak da yalan bilgilerin sonucu Batılı ressamların kaleme aldıkları hikaye ve çizdikleri resimler görülebilir. Bu söylemler, köklü Osmanlı kültürünü yermekle beraber haremde yetişen onca kültürlü cariyeye de saygısızlık etmektir. Harem en nihayetinde bir aile evidir ve görmesi gereken saygı da bir aile evinin altında olmamalıdır.

Türklerde Belirli Bir Veraset Sisteminin Olmamasının Türk Tarihine Etkileri Nelerdir?

İslamiyet öncesi dönemde sultanlık konumunun kişiye Kök Tengri (Gök Tanrı) tarafından bahşedildiğine inanılırdı. Dini bir ritüel olarak kabul edilen bu olay yöneticinin otoritesinin sorgulanmasını engellemiştir. Din değişikliğiyle beraber Tanrı’dan gelen otorite ortadan kalkmış ve tek bir yönetici seçmede “veraset” sistemi kullanılmaya başlanmıştır. Selçuklu ve Moğollarda kullanılan bu sistem, hükümdar ailenin erkek çocuklarının egemen olunan toprağı eşit bir şekilde bölüşmelerini ön görürdü. Barışçıl bir amaçla oluşturulan veraset sistemi bir süre sonra; devlette bölünmelere, iç savaşlara ve iç karışıklığa sebep olmuştur. Bu nedenle yeni oluşturulan Osmanlı Devletinde veraset sisteminin kullanılmamasına karar verilmiştir.

Osmanlı Devleti’nin kurallarına göre ülkeyi hanedanın erkek üyelerinden birinin yönetmesi gerekiyordu ve oligarşi, veraset gibi sistemlerin kullanılması yasaktı. Hanedanda birden fazla erkek çocuğu bulunuyordu ve kurallara göre tahta yerleşmek için başka bir kriter yoktu. Bunun sonucu olarak taht kavgaları başladı. I. Murat dönemine kadar; amcalar yeğenlerini, kardeşler birbirini öldürüyordu. I. Murat padişahlığın sadece şehzadelere verileceği kuralını getirdi fakat kardeş katliamı hala devam ediyordu. Fatih Sultan Mehmet de iç karışıklığı önlemek üzere padişahın kardeşlerini öldürmesini meşrulaştırmıştır, bunun üzerine I. Ahmed aile içi terörü azaltmak için büyük kardeşin padişah olması ve kalan kardeşlerin de tutsak edilmesi kararını çıkarmıştır. Her yöntem kendi içinde belli problemler taşıyordu. Özetlemek gerekirse veraset sisteminin eksikliğinin Osmanlı Devletinde; taht savaşları, Türk geleneklerine aykırı vahşet, şehzadelerin eğitiminde kalitesizleşme, merkezi otoritenin zayıflaması ve dış ülkelerin iç karışıklıktan faydalanması gibi kötü sonuçlara yol açtığı söylenebilir.

Osmanlı Devleti’nin Diğer Türk Devletlerine Göre Daha Uzun Ömürlü Olmasının Sebepleri Neler Olabilir?

Bu durumun asıl sebebi Osmanlı Devletinde veraset sisteminin olmamasıdır. Selçuklu ve Moğol Devletlerinin tercih ettiği bu sistem, ailenin erkek çocuklarının hakim olunan toprağı eş bir şekilde paylaşmasını önerirdi. Bu sistem her ne kadar aile arası vahşeti engellese de ideal bir yönetim kurmakta elverişsizdi. Veraset sistemi ülke bölünmelerine ve iç savaşlara sebep olmaktaydı, böylelikle de veraset sistemi kullanan devletlerin ömürleri kısa oluyordu. Osmanlı Devleti kurulduktan sonra bu sistemi kullanmamaya karar vermiştir. Osmanlı Devleti’nin yeni sisteminde toprağı ailenin erkek çocuklarından biri veya erkek kardeşlerden biri yönetecekti. Bunun yanı sıra oligarşi gibi yönetim sistemleri de hoş karşılanmıyordu.

Böylelikle de taht uğruna aile içi kan dökme kaçınılmaz hale geldi. Yıllar boyu çocuklar abilerini, abiler amcalarını, amcalar yeğenlerini katletti. I. Murat dökülen kanı azaltmak için sadece padişah çocuklarının tahta oturabileceği kararını verdi, bunun üstüne katliamı tamamen bitirmek amacıyla I. Ahmed en büyük kardeşin padişah olabileceği ve kalanının da “şimşirlik”te hapis tutulacağı hükmünü verdi. I. Ahmed’in kararı her ne kadar bir süre güzel işlese de padişahın ölümü durumunda büyük sıkıntılar doğurmuştur. Şimşirlikte yetişen şehzadeler saray ve devlet yönetimi hakkında fikir sahibi olmayıp ülkeyi yönetemeyecek haldedirler. Bu nedenle kardeş katliamı bir süre sonra meşrulaştırılmış ve kanlı bir yöntem olmasına rağmen Osmanlı Devletini çok ilerilere taşımıştır. Kardeş katli sayesinde olası isyanlar ve otorite kaymaları engellenmiştir. Böylelikle de yaklaşık 600 yıl sürecek bir hükümdarlığın oluşmasının anahtarı olmuştur.

Padişahlar, Merkezi Otoriteyi Güçlü Tutmakla Neleri Amaçlamış Olabilir?

Türklerin geçmişten günümüze kadar birçok devlet kurduğu bilinmektedir. Ancak bu devletlerin çok fazla yıkımla da karşılaştığı ortadadır. Tarihi bilgiler ışığında Türkiye’de dahil olmak üzere 16 adet büyük Türk devletinin kurulduğu bilinmektedir. Bu devletlerin kısa süreli olanlarının en temelinde yatan sebep ise merkezi otoritenin güçlü olmayışıdır. Buradan da anlaşılabileceği üzere bir devletin devamlılığının sağlanabilmesi o devletin merkezi otoritesinin güçlü olmasına dayanmaktadır. Osmanlı devleti de geçmişteki devletlerden ders çıkararak merkezi otoriteyi güçlü tutmaya çalışmıştır ve bu nedenle de cihanın en büyük devletlerinden biri olmayı başarmıştır.

Bu neticede 600 yıl boyunca hüküm sürmüştür. Merkezi otorite güçlü oldukça yayılma politikalarını hızla ilerletebilmişlerdir. Afrika, Asya ve Avrupa kıtalarında toprak sahibi olmayı başarabilmişlerdir. Devletin sürdürülebilirliğinin sağlanmasının yanı sıra en büyük amaçlarından bir diğeri ise toprak bütünlüğünü sağlamak ve parçalanmaların önüne geçmek olmuştur. Devletin bir bütün halinde kalması ve ikiliklerin çıkmamasıyla da bu amaç gerçekleştirilmiştir. Bir diğer gaye ise devlete sahip olan ailenin değişmesinin önüne geçmek olmuştur. Osmanlı devletinin kurucu ailesi olan hanedan aile yönetimi kendi ellerinde tutmak istemiştir.

Osmanlı Devleti’nin Merkezi Otoritesini Güçlendirmesinde Müsadere Sisteminin Etkileri Nelerdir?

Osmanlı Devleti tarihin en büyük devletlerinden birisi olmayı askeri başarıları kadar siyasi başarılarına da borçludur denilebilir. Devlet yönetiminde geliştirdiği politikalarla egemenliği altındaki halkın güvenini elde etmiştir. Bu sayede devlet otoritesini de güçlü tutmuştur. Devletin dağılmasının önlemek için birçok sistem geliştirmiştir. Bunlardan bazıları iskan ve tımar sistemidir. Ancak bir başka sistem ise müsadere sistemidir. Osmanlı sultanları Fatih Sultan Mehmet’in tahtta olduğu zaman diliminde bu sistemi yürürlülüğe sokarak devlet otoritesinin gücüne katkı sağlamayı hedeflemiştir.

Müsadere sistemini getiren Osmanlı devlet adı altında haksız kazançlar doğrultusunda zenginleşmiş bireylerin mallarına istediği zaman el koyabilme hakkı elde etmiştir. Bu sayede devlet adı altında haksız kazançlarla zenginleşen bireylerin devlet otoritesine karşı bir güç oluşturmasına engel olunmuştur. Bu sistemle birlikte halkın derebeylik sistemine benzer bir sistem ortaya koyması da engellenmiştir. Halkın mal ve mülküne haksız bir şekilde el atılmasının da önüne geçilmiştir. Devlet hazinesinden de mal kaçırılmasına engel olunmuştur. Bu sayede halk tarafından merkezi otoriteye olan güven artmıştır.

“Sultan Elinde Terazi Tutan Kimseye Benzer.” İfadesi Hangi Anlama Gelmektedir?

Bir şeyi kısa yolla ve üstü kapalı bir şekilde anlatırken simgelere oldukça başvururuz. Hatta simgeler öyle bir hal almıştır ki dünyanın neresinde kullanırsanız kullanın karşınızdaki kişiye aynı anlamı verebilirsiniz. Örneğin zeytindalı ve güvercin gibi oldukça bilinen simgeler barışı temsil eder. Bunun yanı sıra terazi ise adaletin simgesidir. Türkler geçmişten günümüze kadar yabancı devletler tarafından barbar bir toplum sıfatıyla adlandırılmaya çalışılsa da Türk egemenliği altında yaşamış bireylerin inkar edemeyeceği bir nokta Türklerin adaletidir. Bu adaleti tüm Türklere yaymışlardır.

Ayrıca Osmanlı Devleti adalet kelimesinin bir bedene bürünmüş halidir. Osmanlı devletinde otorite padişahın bir diğer değişle de sultanın elinde olduğundan ötürü adaleti sağlamak da onun görevi olmuştur. Padişahlar, kadılar veya avukatların aksine bu işi bir meslek olarak değil bir sorumluluk olarak yerine getirmek zorunda olmuşlardır. Adaleti sağlamak onların ölene kadar yerine getirmeleri gereken bir görevi olmuştur. Bu nedenle de Osmanlı padişahları adaletleriyle bilinmişlerdir. Osmanlı’nın adaletiyle en bilinen padişahlarından birisi Fatih Sultan Mehmet olmuştur. İstanbul’un fethinin ardından gayrimüslim toplumu da koruması altına almış olan Padişah adaletinden asla ödün vermemiştir. Buradan da anlaşılabileceği üzere Osmanlı devletinde adalet kavramı Müslüman , gayrimüslim kimseyi ayırt etmeden herkese gösterilmiştir. Bu sayede de toplum perspektifinden padişahlar sempati kazanmıştır. “Sultan elinde terazi tutan kimseye benzer.” sözü ise bu doğrultuda anlam kazanmıştır denilebilir.

Ölçme ve Değerlendirme Bölümü Soruları

10. sınıf tarih ders kitabının altıncı ünitesi olan Sultan ve Osmanlı Merkez Teşkilatı ünitesinin Ölçme ve Değerlendirme bölümünde yer alan tüm soruları yanıtladık.

A Bölümü Cevapları

Aşağıdaki terimleri birer cümle ile açıklayınız.

Veziriazam Nedir?

Osmanlı divanındaki baş vezirdir.

Kaptanıderya Nedir?

Osmanlı Devleti’nde deniz kuvvetlerinin başıdır.

Kanunname-i Ali Osman Nedir?

Osmanlı Devleti’nde yasaların toplandığı bir derlemedir.

B Bölümü Cevapları

Aşağıdaki soruları cevaplayınız.

Topkapı Sarayı’nın Bölümleri Arasında Geçişleri Sağlayan Kapılar Hangileridir?

Bâbüsselâm ve Bâb-ı Hümâyun.

Haremdeki Kadınlar Hangi Derslerin Eğitimini Almıştır?

Yemek derslerinin yanı sıra, nakış, dans, enstrüman ve tören dersleri.

Müsadere Sisteminin Devlet Yönetimi İçin Faydaları Neler Olmuştur?

Müsadere, suçlu görülen bir kimsenin, işlediği suçun karşılığı olarak, mal varlığına el konmasıdır. Böyle bir yetki devlet adamlarının haksız kazanç sağlamaktan caydırma ve böylece devletin işleyişini güvence altına almaktadır.

Şehzadelerin Sancağa Çıkmasının Devlet Yönetimindeki Faydaları Nelerdir?

Şehzadeler sancağı yöneterek bir nevi devlet yönetim simülasyonu içerisinde bulunmuş oluyorlar. Bu da onalara büyük miktarda tecrübe ve bilgi sağlıyor.

Fatih Dönemi’nde Merkezi Otoriteyi Güçlendirmek İçin Yapılan Çalışmalar Nelerdir?

Kanunname-i Ali Osman hazırlanmıştır.

C Bölümü Cevapları

Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

1. D 2. E 3. E 4. E

Ç Bölümü Cevapları

Aşağıdaki soruları “İhmal Edilmeyecek Önemli Bir Ziyaret” başlıklı metinden yola çıkarak cevaplayınız. 

İstanbul’a Misafir Gelenlerin İlk ve Dikkatle Gezmesi Gereken Yer Niçin Topkapı Sarayı Müzesi’dir

Çünkü Osmanlı padişahlarına yüzyıllarca ikametgah olmuş bu yer Türk kültürüne ait binlerce eşsiz eserin barındığı bir müzedir.

Topkapı Sarayı Müzesi’nin Diğer Müzelerden Farklılıkları Nelerdir?

Birkaç saat içerisinde yüzyılların güzelliklerin ve tarihi olayların birlikte bulunduğu bir panaroma sunması.

Topkapı Sarayı Müzesi Ziyaretinin İhmal Edilmeyecek Kadar Önemli Olmasının Nedenleri Neler Olabilir?

Birçok eşsiz değerli ve kültürel eseri bünyesinde barındırması. Sanatsal açıdan bir sürü eseri bulundurması. Türk kültürünün en büyük görselleşmesine sahip olması.

Bedia Ne Demektir?

Bedia: Beğenilen, değeri bilinen yeni şey anlamına gelmektedir.

Topkapı Sarayı Müzesi’nde Neler Bulunmaktadır?

Osmanlı Devleti’nin tarihine dair bir çok önemli eserin yanı sıra padişahlara ait törensel ve özel eşyalar bulunmaktadır. Kutsal emanetlerin yanı sıra büyük bir kütüphane de vardır.

Topkapı Sarayı Müzesi’nde Kıymetli Bir Kütüphanenin Bulunmasının Önemi Nedir?

Osmanlı Devleti ile ilgili bilgilerin bulunması ve yüzyıllar içerisinde yazılmış birçok esere ve dolaylı olarak o dönemler hakkındaki bilgilere ulaşabilmek açısından önemlidir.

Sizce, 2016 Yılı Verilerine Göre Topkapı Sarayı Müzesi’nden Sonra En Çok Ziyaret Edilen Müzemiz Hangisidir?

İstanbul Ayasofya Camii.

Aşağıdakilerden Hangisi Topkapı Sarayı İçin Doğru Bir İfade Değildir?

Doğru Cevap: B şıkkı yani Osmanlı tarihi boyunca devletin yönetildiği yerdir.

Aşağıdaki soruları “500. Yılında Kutsal Emanetler” başlıklı metinden yola çıkarak cevaplayınız. 

Kutsal Emanetler Topkapı Sarayı’nın Hangi Bölümünde Yer Almaktadır?

Hırka-i Saadet Dairesi’nde.

“İntikal” Ne Demektir?

İntikal: bir yerden başka bir yere geçme, geçiş anlamına gelmektedir.

Osmanlı Sultanlarının Kutsal Emanetlere Değer Vermesinin Nedenleri Neler Olabilir?

Osmanlı sultanları Müslüman bir inanışa sahip oldukları ve halkın çoğunluğu Müslüman olduğu için kutsal emanetlere önem vermişlerdir.

“Cihan Ordusu” İfadesi Hangi Anlamlara Gelmektedir

Kutsal emanetlerle birlikte Halifeliğin de geçmesi Müslümanların başı olma konumuna gelmiştir. Ordunun hem bu açıdan hem de kendi teknik ve sayısal gücü bakımından da güçlü olması onu bütün dünyaya kafa tutacak bir güç olarak görülmüştür.

Aşağıdaki soruları “Padişahların Halkla İletişimi” başlıklı metinden yola çıkarak cevaplayınız. 

Padişahların Tahta Çıkma Törenlerinde Kuşandıkları Kılıç Hangi Kavramları Temsil Etmektedir?

Kılıç eski Türklerde kutsallığı, savaşçılığı, gücü ve saygıyı temsil ederdi bu gelenek Osmanlılarda da devam etmiştir.

Yeni Padişahın Kendinden Önceki Padişahın Naaşını Görmesinin Nedenleri Neler Olabilir?

Padişah bile olsa insan olduğunu unutmaması ve sonunun bir gün ölüm olacağını hatırlatmak.

Nakibül’eşraf Ne Demektir?

Nakibül’eşraf: İslam devletlerinde seyyidlerin ve şerîflerin doğum ve ölüm kayıtlarını tutan ve bu işlerle ilgilenen kişidir.

Arzuhallerin Türkçeden Başka Dillerde de Yazılmasının Nedenleri Nelerdir?

Osmanlı reayasında dil birliğinin olmaması çok geniş alana yayılmış Osmanlı Devleti’nde onlarca dil konuşuluyor olması ve herkese ulaşılmak istenmesi.


Not: 10. sınıf tarih ders kitabı cevaplarının tamamını için 10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları – Tüm Üniteler (2020-2021) başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Soru Sor: 10. Sınıf Tarih Ders Kitabı içinde yer alan diğer soruları bilgi@derstarih.com e-posta adresini kullanarak bize iletebilirsiniz. Sorularınızı bize gönderin Ders: Tarih Ekibi sizin için yanıtlasın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak sitemizin yayın yapmasına destek olun. Tarayıcınızdaki reklam engelleyicisini kapatarak sitemize giriş yapabilirsiniz. Anlayışınız için teşekkür ederiz. İletişim: bilgi@derstarih.com