Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 10. sınıf tarih dersinin 1. ünitesi olan Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi ünitesinin 6. konusunun devamı olan Selçuklu-Harzemşah-Moğol İlişkileri konusuna yer verdik. Selçuklu-Harzemşah-Moğol İlişkileri konusunu “Moğol İstilası’nın Anadolu’da meydana getirdiği siyasi ve sosyal değişimi analiz eder.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

Selçuklu-Harzemşah-Moğol İlişkileri

Ders: Tarih 10

Ünite: Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi

Konu: Selçuklu-Harzemşah-Moğol İlişkileri

Kazanım: Moğol İstilası’nın Anadolu’da meydana getirdiği siyasi ve sosyal değişimi analiz eder.

Selçuklu-Harzemşah-Moğol İlişkileri konusunda İlhanlılar devleti ve Hülagu hakkında genel tarihi bilgi veriniz. Harzemşahlar, devleti hakkında genel tarihi bilgi verdik. Uluğ Keykubad kimdir? sorusunu yanıtlayarak Uluğ Keykubad’ın hayatı hakkında bilgi verdik. Baba İlyas ayaklanması hakkında bilgi vererek bu ayaklanmanın nedenleri ve sonuçları nelerdir? sorusunu yanıtladık. Özetle Selçuklu-Harzemşah-Moğol İlişkileri hakkında ayrıntılı bilgi verdik.

Selçuklu Harzemşah Moğol İlişkileri Hakkında Bilgi

İlk Türk Beyliklerinin amaçları aynı idi. Bu nedenle herhangi bir düşman ya da herhangi bir tehdit karşısında çevre beylikler bireysel davranmayıp bazı zamanlarda birlikte savunmaya geçiyorlardı. Bunun en büyük örneklerinden birini Danişmentliler ve Türkiye Selçuklularının o dönemin en büyük tehditlerinden biri olan Haçlılara karşı Anadolu savunmasını ortak bir şekilde üstlenmeleri olarak gösterebiliriz. Bir diğer örnek ise bulundukları yerde Gürcülerin saldırısına uğrayan Saltuklular olacaktır. Saltuklular, Gürcü sorunu aşmak için çevre beyliklerden yardım almıştır. Ne yazık ki bu gibi yardımlaşma örnekleri her ne kadar oldukça fazla ise de her zaman böyle devam etmemiştir. Zaman zaman da hâkim oldukları yerleşim alanlarını genişletmek için birbirleriyle anlaşmazlıklar ve savaşlar yaşanmıştır.

Selçuklu Harzemşah İlişkisi

Anadolu’da kurulan Türk beylikleri sayesinde Anadolu bir Türkleşme ve İslamlaşma dönemine girmiş bulunmaktadır. Bu süreci Bizans ve Haçlılar Anadolu’da Türkler için oldukça zorlaştırırken bir yandan da Doğu’da Moğollar ortaya çıkmıştır. I. Alaeddin Keykubat durumun ne kadar tehlikeli olduğunu fark etmiştir. Birtakım önlemler almıştır. Bazı şehirlerin özellikle Kayseri, Konya, Sivas civarlarındaki şehirlerin sur ve sınır kalelerinin sağlam olması gerektiğini düşünmüştür. Böylece bu yapıları tekrar inşa ettirmiştir. Yalnızca Anadolu Türk beylikleri Moğol tehlikesinden etkilenmemiştir. Abbasiler de durumdan rahatsız olmuştur. I. Alaeddin Keykubat’a yardım çağrısı yollamıştır. Böylece I. Alaeddin Keykubat Bağdat’a ortalama 5000 askerden oluşan yardım göndermiştir. Bu yardımındaki sebeplerden biri de I. Alaeddin Keykubat’ın Moğollar hakkındaki düşüncesi idi. I. Alaeddin Keykubat Moğolların sadece Türkler için değil tüm dünya için büyük bir tehlike arz ettiğini düşünmekteydi.

Yassıçemen Savaşı

Bu nedenle hep birlikte Moğolları durdurmak için eyleme geçilmesi gerektiğini savunarak Harzemşahlara ittifak olmak için çağrı göndermiştir. Ne yazık ki Harzemşahlar olumlu bir yanıt göndermemiştir. Bunun yerine Anadolu ve Suriye taraflarında yerleşim kurma istediğinde olan Celaleddin Harzemşah Eyyubilerin hakimiyetinde olan ve İslam’ın Kubbesi olarak adlandırılan Ahlat’a I. Alaeddin Keykubat’ın ortak düşman olarak adlandırdığı Moğolları asla aratmayacak şekilde yağmaladığı bir kuşatma düzenlemiştir. Böylece bu iki büyük Türk – İslam Devleti karşı karşıya oldukları Moğol tehlikesine karşılık asla birlik olup güçlü bir tavır sergileyemedi. Bu kuşatma I. Alaeddin Keykubat tarafından tehlike olarak algılanmıştır. Bu nedenle Sultan I. Alâeddin Keykubad ordusunu da hazırlayıp yola çıkmıştır. Harzemşahların ordusuyla Erzincan taraflarında bulunan Yassıçemen’de bu iki devlet arasında bir savaş meydana gelmiştir. Savaşın galibi Türkiye Selçukluları olurken kaybeden taraf, Harzemşahlar yıkılma dönemine girmiştir.

Babailer Ayaklanması

Bu olaylardan sonra I. Alaeddin Keykubat Moğollar ile savaşa ne kadar geç girilirse devlet için o kadar olacağını düşünmüştür. Moğolların Anadolu’ya girmesi engellemeye çalışmıştır. Ayrıca savaşı geciktirmeye çalışmıştır. Bu sırada Moğolların istilasından kaçıp Anadoluya saklanan Oğuzlar kontrol altında tutulmamıştır. Toplumsal düzeni bozan Oğuzların tutumsuzluğu Anadolu’yu oldukça geniş bir yelpazede etkileyen Babailer Ayaklanmasına sebebiyet vermiştir. Baba İlyas, Türkiye Selçuklu Devletindeki gelmiş geçmiş en büyük ayaklanmanın lideridir. Kendisi Yesevilik tarikatının bir parçası olmakla beraber, bu inançlarını tüm Anadolu’ya yayma isteğindedir. Ancak vefatından sonra müritlerinden olan Baba İshak başa geçmiş, etrafındaki diğer müritleri toplayarak onlara II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in dinen uygun olmayan davranışlarda bulunduğunu öne sürmüştür. Bu sayede II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in aleyhinde propagandalar başlamıştır. Saha kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen Anadolu’da oldukça geniş bir alanda yayılmıştır.

Bu ayaklanmanın gittikçe büyümesi üzerine isyanı bastırmak için Türkiye Selçuklu Devleti bir ordu göndermiştir. Ordu ne yazık ki Sivası isyancılara bırakmak durumunda kalmıştır. Ardından isyancılar durmayıp Amasya ve Kayseri’yi de işgal etmiştir. İsyancıların en sonunda başkent olan Konya’yı da ele geçirme tehlikesi vaat etmesi ile Sultan II. Gıyâseddin Keyhüsrev başkenti kendini düşünerek terk etmiştir. Tüm bunlar gerçekleşirken Baba İshak ordu tarafından yakalanmıştır. Amasya Kalesi’nde idama mahkum edilmiştir. Baba İshak’ın idamı olayları daha da kızıştırmıştır. İsyanın büyümesini sağlamıştır. İsyanın büyüklüğüne karşın Türkiye Selçuklu Devleti ordusunu toplamış ve oldukça büyük bir hamleyle isyanı ancak bastırabilmiştir. Babailer Ayaklanmasının tüm bu süreçte Türkiye Selçuklu Devletine verdiği zarar ve en sonda isyanı bastırabilmek için uygulanan kuvvet miktarı sonucunda Türkiye Selçukluları zayıf düşmüştür. Moğollarla savaşa girmeyi geciktiren tutumları ve bu zayıflıkları karşısında Moğollar, Anadolu’yu ele geçirmek için avantaja sahip olmuşlardır.

Selçuklu Moğol İlişkisi

Moğollar özellikle 1221 senesinden itibaren Anadolu’ya daha büyük bir tehdit haline gelmişlerdir. Türkmenlerin sürekli olarak Moğollardan kaçışı en son kitleler halinde Anadolu’ya göç etmeleri ile son bulmuştur. Bu sırada Türkiye Selçuklu Devletindeki siyasetin genel durumu pek de iç açıcı değildir. Bazı devlet adamları öyle ki sultanı devirecek kadar güçlü bir hale gelmiştir. I. Alaeddin Keykubat ise Moğol tehlikesini fark etmiştir. Seferberlik durumunda bir de iç düzeni sağlamak zorunda kalmamak için emirlerde değişikliğe gitmiştir. Devlet adamlarının kişisel hazinelere devlet hazinesine katılmıştır. Aynı şekilde ticarete zarar verecek davranışlarda bulunan Ermeni halk da kontrol altına alınmıştır. Moğol tehlikesinin tam hissedildiği sıralarda Harzemşahlar kritik bir rol oynamıştır. Harzemşahların davranışlarına rağmen bazı Harzemşahlıları I. Alaeddin Keykubat devlete almıştır. Onlardan savaş halinde yararlanmayı planlasa da bu durum Selçuklu devlet adamları tarafından tasvip edilmemiştir.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Moğol İstilası Nedir? Nedenleri ve Sonuçları başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.


1. Ünitenin Tüm Konuları: Yerleşme ve Devletleşme Sürecinde Selçuklu Türkiyesi ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz.

Yorumunuzu Buraya Yazabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.