İlk Evcilleştirilen Hayvan Hangisidir? Tarihte Hayvan Evcilleştirme

Hayvanlar Neden ve Nasıl Evcilleştirildi? Hayvanlar Evcilleştirilmeseydi Neler Olurdu?

Tarihte Hayvan Evcilleştirme
0

İnsanoğlu yaklaşık 1 milyon yıldır yerkürede ikamet etmektedir. Yerkürede geçirdiği bu süre zarfının yaklaşık 990.000 yılını avcılık ve toplayıcılık yaparak geçirmiştir. Geriye kalan 10.000 yılı da yerleşik bir düzen içinde geçirmiştir. Avcılık ve toplayıcılık anlayışı, hayvanların ya da bitkilerin avlandıktan sonra anlık ihtiyaçları karşılamak adına toplanarak gereken amaçlar çerçevesinde kullanılmasını temellemektedir. İlk hayvan evcilleştirme M.Ö. 7-8 bin yıllarında başlamıştır.

İnsanoğlu bu anlayışı 990.000 yıl gibi uzun bir süre sürdürdüğü için bu anlayışı en sağlam şekilde temsil eden canlı türü haline gelmiştir ve her ne kadar günümüzde üretici bir topluluk olarak görülmekte olsa da doğal kaynakları tüketmeye ve zarar vermeye devam etmektedir. İnsanlar tür olarak çoğu avcı türden ve toplayıcı türden fiziksel olarak geri olsa da akıl olarak üstünlüğünü tarih boyunca kanıtlamış olduğu için 990.000 yıllık sürenin yarısından fazlasında besin zincirinin üst sıralarında yer almıştır. İnsanoğlu hem etçil hem de otçul bir canlı olduğu için hayvanları avlamış ve bitkilerden faydalanmıştır. Ancak tabi ki de hayvanları avlamak için daha çok uğraşıp daha çok yorulmuşlardır, bu yüzden buna bir çözüm bulunması şart haline gelmiştir. Bu sebepten dolayı, insan hayatında büyük bir öneme sahip olan 990.000 yıl gibi uzun bir süre, hayvanların evcilleştirilmesiyle son bulmuştur. Hayvan evcilleştirme insanların yetersiz kaldığı alanları doldurulmuş ve gelişmeler için en büyük adımlar atılmıştır.

Hayvan Evcilleştirmenin Tarihi

990.000 yıllık sürede avcılık ve toplayıcılık yapan insanoğlu, hayvan evcilleştirilme olgusundan sonra yerleşik hayatı temel alan bir anlayışı benimsemiştir ve günümüzde de hala geçerli olan bu anlayış yaklaşık olarak 10.000 yıl süregelmiştir. Bu dönemdeki evcilleştirmeler saldırgan bir köpeğin uysallaştırılması gibi değilde hayvanların yönlendirilmesi biçiminde olmuştur. Bu yönlendirme genelde insana et sağlayabilecek hayvanlar üzerinde uygulanmıştır çünkü besin bulmakta zorlanan, yaya olarak hızlı hareket edemeyen insanlar bu ihtiyacını karşılamak için daha çok otçul hayvanlara yönelmişlerdir ve bunun sonucunda insanlar doğal yollarla elde ettikleri etlerin yerini evcilleştirilen hayvanları çoğaltarak, yaya olarak yaptıkları yolculukları binek hayvanlarla temin etmişlerdir. Bunun yanında tabiki de etçil hayvanların da evcilleştirildikleri görülmüştür çünkü beslenme ihtiyaçlarının yanı sıra insanlar korunma ihtiyaçlarına da yeteri kadar iyi gideremiyordu ve etçil hayvanları genel olarak korunma amaçlı evcilleştirmişlerdir. Evcilleştirilen en yaygın otçul hayvanlara keçi, koyun, inek ve sığırlar örnek olarak verilebilir. Evcilleştirilen en yaygın etçil hayvan olarak da köpek örnek verilebilir.

Otçul hayvan evcilleştirme sebepleri daha çok kendilerine süt ve et konsunda en iyi kaynakların kendi besleyecekleri ve evcilleştirecekleri otçul hayvanlar olacağı gerçeğidir. Otçul hayvanlar için gerekli besinin üretilebilmesi adına üretici yaşama geçmişler ve bu üretici yaşama geçişle beraber insanlar mağaralardan evlere geçmeye daha yerleşik ve korunaklı yerlerde yaşamaya başlamışlardır. İnsanların değişen yaşam tarzları hayvanların evcilleştirilmesi ile birleşerek tarihte ve teknolojide büyük devrimlere sebep olmuş. İnsanlık gelişiminin en hızlı dönemlerini yaşamaya başlamıştır.

Hayvanlar Neden ve Nasıl Evcilleştirildi?

Hayvanlar doğaları gereği vahşi canlılardır ve bu yüzden insanlığın ilk döneminde yani 990.000 yıl süren avcılık ve toplayıcılık döneminde insanlarla araları iyi değildi. Bunun en büyük nedeni insanları tehdit olarak görüp saldırmalarıydı. İlk karşılaşmalarında, insanları tehdit olarak görüyorlardı ancak saldırmalarını gerektirecek bir durum olmadıkça saldırmıyorlardı. Hayvanlar doğal döngünün bozulmaması adına birbirlerini insanların aksine sadece ihtiyaçları olduğunda öldürüyorlardı. Ancak bu döngü her zaman aynı devam etmedi, İnsanlar bu döngüyü bozdu. İnsanlar hayvanları avlayarak onların gözünde tehditten bir adım daha ileri giderek kendilerini saldırılması gereken bir canlı durumuna soktular. 990.000 yıllık sürecin ilk dönemlerinde insanların işleri çok kolaydı çünkü hayvanlar insanlardan çok fazla korkmuyordu ve insanlar kolaylıkla avlıyorlardı ama hayvanlar insanları görünce kaçmaları gerektiğini anlayınca durum değişti ve insanlar avlama konusunda zorluk çektiler.

Fiziksel olarak insanlara göre üstünlüklerini tarih boyunca kanıtlamış olan, gerek daha kalın derilere sahip olan gerek ise daha güçlü kaslara sahip olan hayvanlar kaçmak istediklerinde insanlar için çok büyük zorluklar çıkartmaya başladılar. Bu zorluk sebebiyle çoğu zaman aç ve yorgun kaldılar, bu durum da onların doğal gereksinimlerini yerine getirmelerini zorlaştırdı. Bu zorluk karşısında belirli dönemlerde zorluk çeken insanlar başka bir yöntem arayışı işine girdiler ve hayvan evcilleştirme sürecine başladılar. Hayvanlar iki gruba ayrılıyorlardı etçil ve otçul olmak üzere. Etçil hayvanları evcilleştirmek yerleşik hayata geçen insanları korumaya, otçul hayvanları evcilleştirmekte insanlara besin kaynağı sağlamaya yarıyordu. Hayvan evcilleştirme için öncelikle onların arkadaşı olunması gerekiyordu bu yüzden etçil hayvanlara et vererek, onlara barınak sağlayarak onlarla aralarında bir güven bağı oluşturdular, otçullara da ot vererek ve barınak sağlayaraka onlarla aralarında güven verdiler onları evcilleştirdiler.

Neden Otçul Hayvanlar Daha Fazla Evcilleştirildi?

Otçul hayvanlar genel besin kaynağı ot olan canlılardır. Bu canlılar genelde sürü halinde dolaşarak buldukları otları yerler. Bu sebepten dolayı bu hayvanlara otçul hayvanlar denir. Etçil hayvanlar ise genel besin kaynağı et olan canlılardır. Bu canlılar sürü halinde ya da tek başlarına kendilerine besin sağlayabilecek hayvanları avlayarak besin elde ediyorlardı. İnsan bu iki hayvan türünü de evcilleştirmekteydi çünkü insan hem kendisine besin sağlayabilecek hayvanlara ihtiyaç duyuyordu hem de kendisini savunabilecek hayvanlara ihtiyaç duyuyordu.

İneklerin Evcilleştirmesi
Eski Mısır’da Sağılan İnekler

İnsan otçul hayvanları etçil hayvanlara göre daha fazla evcilleştirmektedir çünkü insanların beslenme ihtiyacı, korunma ihtiyacından daha fazla önem arz etmektedir. İnsanların yerleşik hayata geçtiklerinde yaşadıkları yer büyük değildi bu yüzden korunmak için az hayvan yetiyordu. Ancak yaşayan insan sayısı fazla olduğu için bu insanlara belli bir süre yetecek et ihtiyacını karşılamak için evcilleştirilen otçul hayvan sayısı önemlidir. İnsanlar korunmak için genelde köpekleri kullanıyorlardı ve 20-30 köpek insanların korunma ihtiyacını karşılamak için yeterli oluyordu ancak bu rakamlar otçul hayvanların sayısıyla benzerlik göstermiyordu. Büyük ve küçük baş olmak üzere belli bir topluluğun yaklaşık 300-400 otçul hayvana ihtiyacı vardı çünkü bir kısmını beslenmek bir kısmınıda çoğaltmak için kullanıyorlardı. Beslenmek için kullanacakları hayvanları besiye çekerek onları şişmanlatıyorlardı ve bu sayede daha fazla et elde etmiş oluyorlardı. Çoğaltacakları hayvanları ise sadece otluk alanlarda sürerek serbest bırakıyorlardı ve şanslılarsa yılda 100-150 dana elde ediyorlardı ve elde edilen hayvanlarda tıpkı ataları gibi aynı işlemlerden geçiyorlardı.

İlk Evcilleştirilen Hayvan Hangisidir?

Günümüzde birçok insan evcil hayvana sahiptir. Birçok hayvan türü evcilleştirilmiştir ve hayvanlarla insanlar arasında sıkı bağlar oluşturulmaktadır. İnsanlar alışılagelmiş kedi, köpek, koyun, inek gibi hayvanların yanı sıra birçok yabani hayvanda beslemektedirler. Kaplumbağa, tilki, bukalemun, kirpi bu hayvanlara örnek olarak verilebilir. Peki ilk evcilleştirilen hayvan hangisidir? Hayvan evcilleştirme süreci ilk hangi hayvanla başladı? İlk insanların ilk evcilleştirdiği hayvan köpektir. İlk başta insanlar korunma ihtiyacını gidermekte zorluk çekiyordu. Kendilerini yeteri kadar güvende hissedebilecekleri bir ortam yaratamamışlardı. İnsanlardan güçlü onlara zarar verebilecek hayvanlar ve daha güçlü insan topluluklarından kendilerini koruyamıyorlardı. Bu sebepten dolayı insanlar köpekleri evcilleştirerek kendilerine yardım edebilecek güzel bir yol arkadaşı edindiler. Köpekler çok duygusal ve sadık hayvanlardır. Duygusal olmaları ve bağlılıkları insanlarla olan ilişkilerinde karşılılıklı yarar sağlamıştır. Yaklaşık 10.000 yıl önce başlayan bu ilişki günümüze kadar hiç kopmadan, güçlenerek gelmiştir.

Köpeklerle insanlar arasındaki ilişki nasıldır?

– Köpekler koruyucu bir tavıra sahiplerdir:

İnsanlara ve onların sahip oldukları şeylerin korunması için köpekler evcilleştirilmiştir. Köpekler insanların onlara verdikleri komutları ve istekleri kolay bir şekilde anlamakta ve uygulamaktadır.

– Köpekler insanların yol arkadaşı olmuşlardır:

İnsanlar köpekleri korunmak için evcilleştirmiştir. Ancak bu ilişki her zaman böyle ilerlememiş ve duygusal bağlı bir hale gelmiştir. Köpekler insanların, insanlar köpeklerin ne hissettiklerini anlayabilen, birbirlerine karşı ne hissettiklerini apaçık bir şekilde gösteren canlılara dönüşmüşlerdir.

Hayvanlar Evcilleştirilmeseydi Neler Olurdu?

İlk insanlar hayvanları evcilleştirdiler çünkü korunma ve beslenme ihtiyaçlarını gidermekte zorlanıyorlardı. Peki ya hayvanları evcilleştiremeselerdi? İnsanlar hayvanları evcilleştiremeselerdi ilk insanlarda olduğu gibi günümüz insanlarında da avcı, toplayıcı sistemi kullanılıyor olurdu ve bugünkü teknoloji gelişimleri, bugünkü yerleşik sistemin görülmesi, bugünkü nüfus yoğunluğuna ulaşılması mümkün olmazdı. Korunma ihtiyacının yeteri kadar gideremeyen insan yerleşik hayata geçemezdi, üremesinde artış gerçekleşmezdi, göçebe hayata devam ederdi. Aynı şekilde beslenme ihtiyacını gideremeyen insan topluluklarında ölüm çok olurdu, üreme artışı olmazdı, hep bir yemek arayış içinde oldukları için teknolojik gelişmelerde adım atamazlardı. Kendi güçleriyle bir sonuca ulaşamayacaklarının farkına varan insanlar kendilerinden daha güçlü canlıları ihtiyaçları doğrultusunda kullanarak gelişmeleri desteklemişlerdir. İnsanlar üretici bir topluluk haline gelmedikleri koşullarda doğal kaynaklarla sınırlı bir yaşama sahip olabilirler. bir mevsimde elde edebilecekleri besin asla artmayacak ve nüfus artışı olmayacaktır. Eğer nüfus artışı gerçekleşirse kaynaklar insanlar için yeterli olmayacak ve kavgalara sebep olacaktır. Gelişme ve farklı yaşam tarzları asla söz konusu olmayacaktır.

Hayvan evcilleştirme olgusu insanların fiziksel olarak yetersiz kaldıkları konularda bu yetersizliklerini bastırmak için kullanabilecekleri bir alet sağlamıştır onlara. Bu aletleri kullanarak hayatları daha da kolaylaşmış ve üretici topluluğa geçmeleri daha kolay olmuştur. Üretici bir topluluk haline gelen insanlar, hayvanlar için de daha düzgün bir ekosistem kurulmasına yardımcı olmuştur. Hayvanların evcilleştirilmemesi durumunda ise doğal yaşam daha farklı şekilde gelişecek ortada kontrolsüz avlanan ve üreticilik yapmayan bir insan ırkı oluşacak ve bu ırk doğada büyük yıkımlara sebep olacaktır.

Günümüzde Evcil Hayvanlar

Önceden iki grup evcil hayvan vardı; bunlar otçul (beslenmek için kullanılan) ve etçil (korunmak için kullanılan) hayvanlardır. Bu iki grup insanların o zaman ki ihtiyaçlarını karşılamak için yetiyordu ancak günümüzde insanlar gösteriş önem vermeye başladılar ve bunun paralelinde hayvanları da bu durum içinde kendilerine çıkar olarak kullanmaya başladılar. Bu durum günümüzde üçüncü bir evcil hayvan grubu oluşturdu; Gösteriş için kullanılan evcil hayvanlar.

Diğer iki grup günümüzde de varlığını sürdürmüştür çünkü hala insan beslenmeye ve korunmaya ihtiyaç duymaktadır ancak gösteriş için kullanılan hayvanlar daha fazla değer görmektedir. İnsanlar evlerinde korkulan hayvanları besleyerek, yanlarında yırtıcı hayvanları gezdirerek güçlerini göz önüne sererek güçlerini sergiliyorlar. Süs hayvanlarını, balıkları evlerinde barındırarak da hayvan sevgilerini ve gerekirse paralarını göz önüne seriyorlar. Bu şekilde gösteriş yaptıklarını sanıyorlar ancak bu durum hiç doğru bir şey değildir. Hayvanları gösteriş olarak kullanmak çok yanlıştır. İyi ki günümüzde gösteriş bağımlısı olmayan ve hayvanları gerçekten sevdiği ve onları korumak için besleyen insanlar var. Onların tebrik edilmesi lazım.

Not: Bu konuyla ilgili olarak Savaşlarda Kullanılan Hayvanlar ve Özellikleri başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi