Tarihin Doğrusu, Doğrunun Tarihi!

Tarihte Doğru Olarak Bilinen Yanlışlar veya Yanlış Olarak Bilinen Doğrular Neler?

Herhangi bir tarihi iddiayı savunan veya çürüten bir yaklaşımla oluşturulan tüm içeriklerimiz bu sayfada yer almaktadır. Bizimle iletişime geçmek ve iddia göndermek için bilgi@derstarih.com e-posta adresini kullanabilirsiniz.

Tarihi İddialar

İlk olarak doğruluğundan kuşku duyduğunuz bir tarihi iddia mı var? Tarihi iddiayı gönderin, Ders: Tarihi Ekibi incelesin!

İkinci olarak tarihi konulardan belirlediğiniz herhangi bir iddiayı kaynaklardan (kanıtlardan, belgelerden vs.) yola çıkarak kendi geliştirdiğiniz argümanlarla destekleyebilir veya çürütebilirsiniz. Tarihi iddiayı istediğiniz yaklaşımla oluşturabilirsiniz.

Ancak sayfamızı ziyaret eden diğer okuyucular bu sayfada yer alan sizin iddianızı ve diğer tüm iddiaları kaynak göstererek destekleyebilir veya çürütebilir.

Gönderilen ve İncelenen Tarihi İddialar

“Nasa’nın Curiosity adlı uzay gözlem aracı tarafından Mars’ta çekilen görüntülerde piramitlere benzer yapılar gözlemlenmiştir.”
Keops Piramidi bu varsayımın aksine gerçekten de insan gücüyle oluşturulmuş ve insan zekası ile hesaplanıp planlanmış olağanüstü bir yapıdır.

Daha ayrıntılı bilgi için Keops Piramidi başlıklı yazımızını inceleyebilirsiniz.

İddia: Yanlış

Kızılderililer ile Türklerin dilleri, dinleri, kıyafetleri ve yaşam tarzları tesadüf eseri gelişmiş olamayacak kadar fazla benziyor. Bu benzerliğin üstüne birçok DNA testinin de eklenmesi ile yüzyıllardır merak edilen köken ortaya çıkıyor. Kızılderili toplumu, binlerce yıl önce bir Türk kabilesinin Bering Boğazı’nı aşarak Amerika’ya yerleşmesi sonucunda ortaya çıkmıştır.

Daha ayrıntılı bilgi için Kızılderililer başlıklı yazımızını inceleyebilirsiniz.

İddia: Doğru

“Kraliçe Marie Antoinette 18. yüzyılda kıtlıkla mücadele eden yoksul Fransızlar için Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler.” demiştir.”
Öncelikle sözde asıl bahsedilen ekmek değil ‘brioche’ adı verilen bir Fransız çöreğidir. Yani sözde aslında bir dalga geçme anlamı yok, iyi niyet gösterisi vardır. Sözün nereden çıktığı ve kimin söylediğine gelinecek olursa; bu konuda iki iddia vardır. Bunlardan ilki; sözün aslında Marie ve Antoine çiftinin lokantalarında ekmek bitmesi üzerine verdiği cevap olmasıdır. İkincisi ise; bu sözü aslında kraliçenin görümcesi (Marie Therese) söylemesidir, zira kraliçe bu dönemde sadece 11 yaşındaydı ve Fransa’ya henüz gelmemişti. Yani söz bir Marie Antoinette’ye karşı bir karalama kampanyasıdır.

Daha ayrıntılı bilgi için “Ekmek Bulamıyorlarsa Pasta Yesinler” Sözü Gerçek Midir? adlı makalemizi inceleyebilirsiniz.

İddia: Yanlış

Son yapılan arkeolojik araştırmalara göre deve türünün Kuzey Kutup bölgesinde ortaya çıktığı ve Afrika kıtasına M.Ö. 10. yüzyılda geldiği tespit edilmiştir.

Günümüzde hep çöl ve sıcak alanlarla bağdaştırılan develerin soyu aslında soğukluğuyla meşhur olan Kuzey Amerika’da başlamıştır. 2013’te yapılan kazılar sonucu en eski deve kemikleri şu an kutup hayvanlarının yaşadığı Kuzey Amerika bölgesinde bulunmuştur. Yani ilk develer 45-50 milyon yıl önce şu ankinden çok farklı yapıda bir Dünya’da evrildiler.

Zamanında onları zorlu soğuktan kurtaran özelliklerin de aynıları şu an çöl ikliminde onlara yardımcı olmaktadır. Mesela ayak yapıları hem kum ortamında hem de karda yürümeye elverişlidir. Kuzey develerinin son türü yaklaşık 3,5 milyon-11,500 yıl öncesinde yaşamış ‘Camelop’ adı verilen devasa bir türdür. Sonrasında da Güney Amerika’ya sonradan da Afrika’ya doğru göç başladı. Peki, Amerikan develerinin nesli nasıl tükendi? Bilinmemekte, fakat teorilere göre avlanmadan dolayı yok oldukları düşünülmekte.

İddia: Yanlış

Çeşitli tarihçiler tarafından Julius Caesar’ın bir tiran olduğu savunulmaktadır.

Roma Cumhuriyeti, Julius Caesar öncesinde aristokratlar tarafından yönetilmekteydi. Aristokrasi, soylu olarak sayılan bir grup insanın gücü ellerinde toplaması şeklinde olan bir yönetim şeklidir. Julius Caesar’ın başa geçmesiyle halkın yönetime katılımı artmış ve bu da aristokratları rahatsız etmiştir. Bunun üzerine Julius Caesar’ın cinayeti gerçekleşti ve sonrasında Roma daha da kötü günler gördü ve tiranlık girişimleri yaşandı. Tiran, Grekçe zorba anlamına gelmektedir ve Tiranlık da anayasalardan bağımsız bir şekilde bir devleti yönetme şekline denir. Tiranlık birçok yönden despotizm ve diktatörlüğe benzese de onların aksine bir Tiran halkın isteklerini önemsemez ancak sadece kendi çıkarı için de çalışmamaktaydı. Julius Caesar’ın bir Tiran olduğu iddiası da asılsızdır, çünkü Julius Caesar halkına değer veren, yenilikçi ve sevilen bir yöneticiydi. Hatta elinde büyük güç bulunup Tiranlığa başvurmayan sayılı imparatorlardandır.

Daha ayrıntılı bilgi için Julius Caesar (Jül Sezar) Kimdir? Sezar Bir Tiran Mıydı? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz

İddia: Yanlış

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi